İzzet Yıldızhan... "ANNE OLMAK İSTEDİLER, İZİN VERDİM"!

Çermik'te başlayan, Adana'da pamuk işçiliğiyle, Ankara'da kebapçılıkla süren hayatı, 15 yıl önce şöhretle kesişti, şimdi de, üç kadından aynı senede doğduğu öne sürülen çocuklarıyla gündemde .

magazin medya unlu manken haber magazinkolik
Arama:

31 Ekim 2014 Güncelleme: 31.10.2014 03:43
Nurcan SABUR magazin haber Nurcan SABUR
TÜRKİYE`NİN OPRAH WİNFREY`İ OLMA YOLUNDASIN ESRA EROL, SAKIN VAZGEÇME!
Ana sayfa
Müzik
Magazin
Medya
Sağlık
Medya
Spor Magazin
Röportaj
Magazin Güzeli
Haber Basliklari
Mekan
Moda
Sinema
TV
Radyo
Astroloji
Magazin Disi
Yorumlar
Iletisim
Üyelik
Künye
Füsun OLGAÇ
EKİM`İN SON YARISINDA YERLİ VE KOMEDİ FİLMLERİ ÖN PLANDA!..
Banu NOYAN
BİREY OLARAK"DELİ", TAKIM OLARAK "ZIRDELİ"YİZ!..
Özlem MEKİK
SOKAK KÜLTÜRÜNÜN VAZGEÇİLMEZ LEZZETİ SİMİT!
Hulûsi TUNCA
OYA AYDOĞAN`A KULAK KABARTTIM.. "AMA.." DİYECEĞİM AMA..
Murat ÖKTEM
KADIRGALI CEHALETE CEVAP : `"BİZ SENİ ORAYA GETİRENİZ !.."
Seyhan ERDAĞ
BİR BEBEK BEZİ İNSANI İŞİNDEN EDER Mİ?
Zeliha SUNAL
Okyanusları akvaryuma sığdırdım.... MURAT GÖĞEBAKAN`IN ARDINDAN!
Ayşenur YAZICI
"PATRON MUTLU SON İSTİYOR" FİLMİNE GİTMEK İÇİN 3 NEDEN

http://www.bingogalaxy.co.uk

22 Kasım 2009 Pazar 11:20 Magazin

İzzet Yıldızhan... "ANNE OLMAK İSTEDİLER, İZİN VERDİM"!

İzzet Yıldızhan... "ANNE OLMAK İSTEDİLER, İZİN VERDİM"!

Çermik'te başlayan, Adana'da pamuk işçiliğiyle, Ankara'da kebapçılıkla süren hayatı, 15 yıl önce şöhretle kesişti, şimdi de, üç kadından aynı senede doğduğu öne sürülen çocuklarıyla gündemde .

İzzet Yıldızhan'ın Çermik'te başlayan, Adana'da pamuk işçiliğiyle ve Ankara'da kebapçılıkla süren hayatı, bundan 15 yıl önce şöhretle kesişti. Yıldızhan şimdi de, üç kadından aynı senede doğduğu öne sürülen çocuklarıyla gündemde

Onunki tam bir 'yırtma' öyküsü. 1963'te Diyarbakır'ın Çermik ilçesine bağlı bir Zaza köyü olan Sinek'te başlayan hikâyesi, 2009'da İstanbul'un 1. Levent semtindeki lüks ofisinde sürse de, cebinde hayal bile edemediği kadar çok para, kendi tabiriyle gardırobunda sayamayacağı kadar çok giysisi olsa da, tesadüfen şöhreti yakalamış bir kaybeden aslında. Geçtiğimiz günlerde beş çocuğun babası olduğunu; üstelik ayrı annelerden üç çocuğunun neredeyse aynı yaşlarda olduğunu duyup inanamadığımız İzzet Yıldızhan'dan bahsediyorum.

Magazin kültürü epey zayıf biri olarak, onunla bir söyleşi önerdiğimde, açıkçası en çok yapmak istediğim şey merakımı gidermekti. Evet, onun gibi güneydoğu kökenli pek çok ünlü vardı, onlar da tıpkı onun gibi 'tesadüflerle' kendilerini parıltılı bir dünyanın içinde bulmuşlardı, onların da sindirememe vakalarını, çapkınlık öykülerini, ne oldum hallerini çok dinlemiş, çok okumuştuk ama hiçbirinin aynı anda üç kadınla birlikte olma maharetleri yoktu. Haliyle ilginç bir adamla karşılaşacaktık. Hakkında arşivlerde çıkan çok fazla haber yok.

Tamamen ayrımcı 'kıro', 'kıllı', 'kültürsüz' haberlerinin dışında; yaptığı albümlerin, oynadığı bir-iki dizinin ve karıştığı birkaç vakanın dışında, aslında kimsenin hakkında çok da fazla bir şey bilmediği biri İzzet Yıldızhan. Belli ki bunu kendisi tercih etmiş ve tercihlerine uygun da yaşamış. Ta ki bir gün evine kabul ettiği bir magazin muhabiri, tek oğlu olduğunu sandığı Yıldızhan'ın evinde iki çocuk yatağı olduğunu fark edene kadar. Sonrası çorap söküğü gibi gelmiş.

VARLIĞIMLA ÖVÜNMÜYORUM

15 çocuklu bir ailenin, 15. çocuğu Yıldızhan. İlkokul ikinci sınıftan sonra okuyamamış. Yıllar sonra, dışarıdan sınavlara girerek aldığı ortaokul diplomasını o yüzden övünerek anlatıyor. Yedi yaşında berber çıraklığıyla başladığı çalışma hayatı, 10 yaşında Adana'da pamuk işçiliğiyle devam etmiş. Kendisi gibi kan davasından kaçan beş ağabeyiyle gittiği Adana'yı "Tam bir fakir memleketiydi, fakirlere kucak açan bir yerdi," diye anlatıyor. Ardından başladığı kebapçı çıraklığında, daha 13 yaşında küçücük bir çocukken usta olmuş. Bu yeteneğini hâlâ koruduğunu anlatıyor: "Çok iyi bir kasap oldum, hâlâ da çok iyi kebap yaparım." Ancak kan davası belası Adana'da da onları bulmuş, kendi ailesinin mensupları hasımlarından birini öldürünce, kardeşler dağılma kararı almış, o da bu kez Ankara'nın yolunu tutmuş. Ankara'da bir yandan kebapçılık yaparken bir yandan da hep 'yanık' bulunan sesini geliştirmeye karar vermiş ve TRT sanatçılarından Fevzi Atlıoğlu'ndan müzik dersleri almış. Ve kendisini gece hayatının, pavyon dünyasının içinde buluvermiş.

Fakat yoksulluktan, sahneye ilk çıktığında bir garsonun ceketini ödünç almış: "Ben bir tane kazakla, bir pantolon ve bir ayakkabıyla bir kış geçirdiğimi çok iyi anımsarım. Böyle şimdiki gibi binlerce elbise, gömlek, ayakkabı, pantolon nerde?" Gündüz kebapçılık, gece pavyonlarda şarkıcılık yaparak hem ailesine para göndermiş, hem de dağılmış kardeşlerini bir araya toplamış. Ailenin en küçüğü olmasına rağmen, o zamanlarda yapmaya başladığı 'büyüklük', şimdi onu bütün ailesinin reisi haline getirmiş durumda. 1981'de Kınalı Pavyon'da başlayan sahne hayatı, daha sonra Ankara'nın neredeyse bütün pavyonlarında sürmüş, sarhoş masalarına çok şarkı söylemiş, sarhoş vaatleriyle çok ünlü olma hayalleri kurmuş. Ta ki Ankara Altındal Aile Gazinosu'na kadar. 1989'da ilk kez geldiği İstanbul, ona, yine kendi tabiriyle 'maskeli' gelmiş ve öyle ürkütmüş ki, Ankara'ya geri dönmüş.

1994'te Selami Şahin'le tanıştıktan sonra, bu kez dönmemek üzere geldiği İstanbul'da yaptıkları birinci, ikinci albümleriyle değil ama üçüncü albümü Birisi'yle hayallerine kavuşmuş Yıldızhan. Ardından klipler, diziler, polemikler, sataşmalar ve hayli renkli, hayli karışık, hayli iddialı ve kim ne derse desin kendi çapında hayli 'başarılı' bir hayat başlamış... Ve bu hayat geçtiğimiz hafta yayımlanan 'Üç nikâhsız eş, beş çocuk' haberiyle bir anda başka bir yöne evrildi. Habere göre Yıldızhan'ın üç kadından hepsi de dört yaşında üç çocuğu var.

Nilüfer Y.'den olma Veysel Efe, soyadı açıklanmayan Gizem Hanım'dan olma Sevgi ve manken Ajda Ballıkaya'dan olma Suriye. Anneleri ayrı bu üç kardeş, 2005'te doğmuş ve hepsinin babası İzzet Yıldızhan. Üstelik Yıldızhan'ın Nilüfer Y.'den Mustafa ve Ali Yuşa adında iki oğlu daha var. İzzet Yıldızhan'ın 'şöhret'ten önceki yaşamı kısaca böyle. 'Şöhretli' yıllarını ve onu bu haberin konusu yapan özel hayatını ise araya girmeden yansıtmak en iyisi. Buyurun..

- Ünlü olmayı bünyeniz hazmedebildi mi İzzet Bey?
- Ben her şeyi sindirerek yaptım, buralara da sindirerek geldim. Aslında bir yere de gelmiş değilim. Şöhret de, para da bana hâkim olamaz.

- İlk zamanlarda epey polemikleriniz olmuş, şimdi bunlardan uzak duruyor gibisiniz...
- Birilerine sataşmak adına yapmadım onları. Haklıydım, çünkü benim ekmeğimle oynayanlara bu serzenişlerde bulunmak zorundaydım.

- Mesela İbrahim Tatlıses'le ilgili epey şey söylemişsiniz...
- Sadece bir kişi değil, çok insan ekmeğimle oynamak istedi. Sen zaten bir yerdesin, başkası da bundan payını alsa ne olur ki? Ama artık bunların zamanı geçti.

- Çermik, Adana pamuk işçiliği, Ankara'daki pavyon yılları. Şimdi Levent'te gayet lüks bir ofisiniz var, eminim eviniz de güzeldir. Geçmişe dönüp baktığınızda 'vay be' diyor musunuz?
- Hiçbir şeyim yokmuş gibi yaşıyorum, varlığımla övünmüyorum ki.

- Müzik dışında başka yatırımlarınız var mı?
- Var tabii, ticaret yapıyorum. Şu anda İzmir Alsancak'ta bir beş yıldızlı otel yaptırıyorum, adını Yıldızhan koyacağım.

- Hâlâ kadın dövmenin doğru olduğunu savunuyor musunuz?
- Hatırladığım kadarıyla kadın-erkek ilişkilerinde, erkeğin egemen olduğunu söylemiştim. Bu tarihi bir gerçek değil mi? Erkek her zaman egemendir...

- Hâlâ böyle mi düşünüyorsunuz?
- Evet, erkek her zaman üstündür.

- Lafı siz açtınız, o zaman gündeme geliyorum hemen.. Son zamanlarda çıkan haberler de bunun yansıması o halde? Üç kadından beş çocuğunuz olduğu doğru mu?
- Evet, hepsi doğru. Sadece o haber daha incitmeden ve belden aşağı tabirler kullanılmadan yapılabilirdi.

ÇOCUKLAR ANNELERİYLE OLMALI
- Neyi kast ediyorsunuz?
- Çocuklarımın olduğu doğru...

- Kaç tane var?
- Kaç tane okudunuz?

- Beş tane deniliyor...
- Demek ki onlar o kadarını biliyor. Daha bilmedikleri de çok. Biraz yanlış bilgiler de var.

- Doğrusunu sizden öğrenelim... Evli misiniz şu anda?
- Hayır, hayatımda hiç evlenmedim. Bunu özellikle dipnot olarak yazalım. Bugüne kadar özel yaşadığım hiçbir şeyi de yansıtmadım.

- Ama şu an her şey yansımış durumda...
- Evet, ben bunu da doğal buluyorum, ağlayıp sızlanmıyorum, bunlar benim gerçeğim neticede. Bir magazinciye yakalandığım zaman, hiç telaşlarım olmamıştır. Bilmedikleri çok şey var... Beş tane yazmışlar, belki daha çoktur... Belki üç-beş sene sonra başka şeyler de öğrenirler, ama benim ağzımdan değil. Ben çocuklarımı, özel hayatımı hiçbir zaman kendi sanat hayatımın içine karıştırmadım. Benim çocuklarımın hepsi kolejde okuyor, çok iyi bir babayım.

- Sizinle yaşayan çocuğunuz mu var?
- Hayır, benimle birlikte yaşamaları şart değil, ben onlarla anneleri kadar ilgilenemem. Çocuk annesinin yanında olmalı. Ama her halleri benimle idare ediliyor.

ÇOCUK İÇİN İMZA ŞART DEĞİL
- Evliliğe inanmıyor musunuz?
- Öyle bir kompleksim de, saplantım da yok. Ama evlenemedim, nedense şartlar evlendirtmedi.

- Ama çocuklarınız var, evlenebilirdiniz...
- Olabilir, bir insanın annelik hakkını elinden almamışsam suç mu bu? Benim hayatımda olan bir insan anne olmak istemişse, bu çok güzel ve kutsal bir şey.

- Çocuk sahibi olma kararını verebildiyseniz, evlenme kararını da verebilirdiniz gibi düşündüm...
- Evlenmek sadece bir imza mıdır? Benim çocuk yapmam için belediyeyi şahit mi yapmam lazım? Çocuklarım benim üzerime kayıtlı, anneleri belli.

- Hepsi sizin kütüğünüzde mi?
- Tabii ki benim kütüğümde...

- Üç çocuğunuzu mahkeme kararıyla nüfusunuza aldığınızı okumuştum...
- Medeni Kanun'da değişiklikler olunca, bütün çocuklarımı üzerime aldım.

- Şu anda annelerinden biriyle birlikte misiniz?
- Ben hepsiyle çok iyi görüşüyorum, bir tanesi hariç. Çağdaş ve medeni bir insanım. Çocuklarımın anneleridir, onlara çok saygı duyuyorum, çocuklarımı da çok iyi yetiştiriyorlar. Ama onlarla bir evi paylaşmıyorum.

- Hangisiyle görüşmüyorsunuz?
- Bazı şeyler sıkıntılı, o yüzden kim olduğunu söylemeye gerek yok.

ALBÜM VE ÖZEL HAYAT KONUSU
- Bir çocuğunuzun adı Suriye'ymiş, neden böyle bir isim?
- Suriye Zelal annemin ismi. Mustafa babamın ismini aldı, Ali Yuşa dedemin ismini aldı, Veysel Efe Veysel Karani Hazretleri'nin ismini aldı. Benim böyle farklı inançlarım var.

- İnançlarınız icazet verdiği için mi böyle yaşadığınızı söylüyorsunuz?
- Hayır bunun Müslümanlıkla ilgisi yok. Ben bu insanlarla aynı anda beraber değildim.

- Çocukların bütün giderlerini siz mi karşılıyorsunuz?
- Kesinlikle.

- Anneleri çalışıyor mu?
- Çalışmıyorlar.

- Siz mi izin vermiyorsunuz?
- Hayır, zaten buna zamanları yok. Ben çocuklarımın annelerinin çalışmalarını hiçbir şekilde istemem. Her çocuğumun evi var.

- Albümünüz bir hafta önce çıktı ve birden özel hayatınızla ilgili sırlar döküldü, niye şimdi?
- Çok üzüldüm buna. Bana albümü için reklam yapıyor diyecekler, ama bunu düşünmek çok aptalca. Halbuki ben katıldığım bütün programlarda 'Çocuklarım var,' dedim, hiçbir zaman 'Çocuğum var,' demedim. Bunu televizyon kayıtlarından kolaylıkla bulabilirsiniz.

ETMEDİM AMA 50 KADINI İDARE EDERİM
- Ne kadar vakit ayırabiliyorsunuz çocuğunuza?
- Sizden daha çok ayırıyorum. Sizin çocuğunuz var mı?

- Kardeşler birbirlerini tanıyor mu?
- Tabii, hepsi birbirini tanıyor ve birbiriyle beraber oluyorlar. Anneleri değil ama...

- Ben de onu soracaktım. Üç kadınla aynı anda birlikte olmayı nasıl başardınız? Bu bir karizma mı?
- Bu çok üzücü bir soru. Böyle demek, kadınları aşağılamak demektir. Ben bunu kabul etmiyorum. İdare edilmiş bir şey yok, sadece bu kadarını söyleyebilirim. Ama istesem elli kadını da idare ederim...

- Bunu nasıl bir özgüvenle söylüyorsunuz?
- Bilgi, birikim, hayatı çok iyi bilmek. Ama bu değil anlattığım. Yani ben üçüyle aynı anda birlikte olmadım.

- Doğrusu ne peki?
- Doğruları ben biliyorum, kimseye bir şey kanıtlamak zorunda değilim ki, bu benim hayatım. Ben bu ülkede birçok insandan çok daha doğru yaşadığımı biliyorum.

İlgili Başlıkları Takip Et:
İzzet Yıldızhan (64 haber)

Kaynak: sabah.com.tr


Diğer Magazin Haberleri
31 Ekim Cuma günü NossaCosta`da CoşkunSabah`la müzik ziyafetine ne dersiniz?.. Hem de cebinizden 5 Kuruş bile çıkmadan!..
Yönetmen ve senarist Cem Başeskioğlu, telefonla katıldığı Söylemezsem Olmaz programında ünlü yönetmen Çağan Irmak hakkında çok kon...
Ünlü sanatçı, Etiler?deki evinin kapılarını Pazar Gezmesi?ne açtı.
`Roman Havası? adıyla yakında yeniden Show TV ekranlarında başlayacak olan dizinin ilk tanıtımı bugün yayınlandı.
Babası Enis Fosforoğlu`nun `Tüp bebek masraflarını bile ben ödedim` dediği kızı Seren Fosforoğlu, Beyaz TV`de yayınlanan Söylemezs...
Star TV`nin başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ, Farah Zeynep Abdullah ve Fahriye Evcen`in yer aldığı `Kurt Seyit ve Şura İstanbul` dizi...
31 Ekim Cuma günü NossaCosta`da CoşkunSabah`la müzik ziyafetine ne dersiniz?.. Hem de cebinizden 5 Kuruş bile çıkmadan!..
Steve Jobs`un ölümünün ardından dünyanın en büyük teknoloji şirketi olan Apple`ın Ceo`su olan Tim Cook gay olduğunu açıkladı.
Serkan Seki, kaçmanın sonu olmadığını belirterek " Ben ablamın teslim olmasını istiyorum... Bu işin sonu yok. Ben ablama asla `sak...
Ekranların fenomen eğlence programı BKM yapımı `Güldür Güldür Show`, birbirinden eğlenceli skeçleriyle Cuma akşamı Show TV ekranla...

31 Ekim Cuma günü NossaCosta'da CoşkunSabah'la müzik ziyafetine ne dersiniz?.. Hem de cebinizden 5 Kuruş bile çıkmadan!..

Söz yazarı, besteci ve oyuncu Burçin Birben, oyuncu Burçak Arat ile Houston Başkonsolosluğunda 29 Ekim'de düzenlenen nikah merasimiyle dünya evine gir

Babası Enis Fosforoğlu'nun 'Tüp bebek masraflarını bile ben ödedim' dediği kızı Seren Fosforoğlu, Beyaz TV'de yayınlanan Söylemezsem Olmaz programına

31 Ekim Cuma günü NossaCosta'da CoşkunSabah'la müzik ziyafetine ne dersiniz?.. Hem de cebinizden 5 Kuruş bile çıkmadan!..

Steve Jobs'un ölümünün ardından dünyanın en büyük teknoloji şirketi olan Apple'ın Ceo'su olan Tim Cook gay olduğunu açıkladı.

Serkan Seki, kaçmanın sonu olmadığını belirterek " Ben ablamın teslim olmasını istiyorum... Bu işin sonu yok. Ben ablama asla 'saklan' demedim ki..."