Nilgün Belgün... "21 YAŞIMDAN BERİ BU PİYASADAYIM, HİÇ ÖPÜŞMEDİM!"

Herkesin sevdiği Nilgün Belgün revize ettiği kitabıyla yeniden karşımızda?

magazin medya unlu manken haber magazinkolik
Arama:

3 Eylül 2014 Güncelleme: 02.09.2014 22:43
Nurcan SABUR magazin haber Nurcan SABUR
TÜRKİYE`NİN OPRAH WİNFREY`İ OLMA YOLUNDASIN ESRA EROL, SAKIN VAZGEÇME!
Ana sayfa
Müzik
Magazin
Medya
Sağlık
Medya
Spor Magazin
Röportaj
Magazin Güzeli
Haber Basliklari
Mekan
Moda
Sinema
TV
Radyo
Astroloji
Magazin Disi
Yorumlar
Iletisim
Üyelik
Künye
Hulûsi TUNCA
Arda Uskan: BARIŞ MANÇO İLE BİRLİKTE HEY DERGİSİ`NİN ADINI KOYAN GAZETECİ DE GİTTİ!
Özlem MEKİK
ŞEHRİN EN LEZİZ BURGERLERİ
Füsun OLGAÇ
AĞUSTOS`UN SON YARISINDA 2 TÜRK FİLMİ SİNEMAYA DAMGA VURACAK!
Seyhan ERDAĞ
BİR BEBEK BEZİ İNSANI İŞİNDEN EDER Mİ?
Zeliha SUNAL
Okyanusları akvaryuma sığdırdım.... MURAT GÖĞEBAKAN`IN ARDINDAN!
Murat ÖKTEM
DÜNYA SİNEMASI "KIŞ UYKUSU"NDA !
Ayşenur YAZICI
"PATRON MUTLU SON İSTİYOR" FİLMİNE GİTMEK İÇİN 3 NEDEN

http://www.bingogalaxy.co.uk

26 Mart 2010 Cuma 11:39 Magazin

Nilgün Belgün... "21 YAŞIMDAN BERİ BU PİYASADAYIM, HİÇ ÖPÜŞMEDİM!"

Nilgün Belgün... "21 YAŞIMDAN BERİ BU PİYASADAYIM, HİÇ ÖPÜŞMEDİM!"

Herkesin sevdiği Nilgün Belgün revize ettiği kitabıyla yeniden karşımızda?

Nilgün Hanım, sizi tanıyanlar "Yanına gittiğimize terapiye girmiş gibi hissediyoruz" diyorlar. Ben de o hissiyatla geldim buraya...

Gerçekten mi? Çok güzel bir yorummuş!

Nereden geliyor bu enerji?

İsteyerek olmuyor bu işler. Ben uzun zamandır, genç kızlık dönemlerimden beri hayatla iyi geçinmeye çalıştım ve hayatla kavga etmemeye karar verdim. Ve ne olursa tevekkülle karşılamaya karar verdim. Mutluluğun yolunu böyle buldum. Tabii ki mesleki açıdan kavgalarım var ama bunlar mutsuz olmamı sağlamıyor aksine mesleki açıdan daha ileri gitmeme, daha başarılı olmama neden oluyor. Ama insanlarla kavga etmemeye çalıştım. Beni mutsuz eden, bana negatif enerji veren insanları hayatımdan uzaklaştırdım. Bu 30'lu ve 40'lı yaşlarımdan sonra iyice top yaptı.

Ama en başından "Hayatla iyi geçineceğim" diye yola çıktım. Daha sonra da bu negatif enerjilerden uzaklaştım. İş hayatımda olsun, dostluklarda olsun menfaat ilişkileri yaşamadım. Hep kendim istediğim için, güvendiğim için ilişkilerimi, sevgilerimi ve dostluklarımı kurdum. İnsan sarrafıyım diye bir şey yok. Tabii ki yanıldığım zamanlar oldu. Yanıldığımda az kırgınlıklarla, darbelerle atlattım. Hep dedim ki "Olabilir, insandır, hata yapabilir.

Sen böyle bir insanı istemiyorsan hayatından uzaklaştır." Yani, bu felsefeyle hayatı çözdüm gibi oldu. Geçen gün Ceyhun Yılmaz'ın radyo programına gittim, "Kitabınızı okuduktan sonra Nilgün Belgün hayatı çözmüş" dedi. Onun için böyle enerjim var. Ama aptal derecesinde mutluluklarım da yok. Böyle dünyada yaşıyoruz, tabii ki çok zor her şey. Daha hoşgörülü olmaya çalışıyorum, çözümler üretiyorum..

Dediniz ya "Hayatımdan olumsuz kişileri çıkardım", zor olmadı mı bunu yapmak?

Biraz zor oldu ama öyle alıştım. Negatif enerji aldığım hiçbir kimseyle dostluk kurmuyorum. Yani onu tanımaya bile çalışmıyorum çünkü hissediyorum ki o enerji beni yoracak ve üzecek. Bu dostluklar için de, aşk ve sevgi için de geçerli. Ben kıskançlık duygusunu barındırmam içimde. İkili ilişkilerimde vardı biraz ama onu da tamamen yok ettim. İnsanın enerjisini negatife çevirecek bir duygu bu.

Ne iş hayatımdaki insanları, ne arkadaşlarımı, ne güzel insanları kıskandırıyorum. Güzel insanları seviyorum. Bazı insanlar yanlarında güzel insanla dolaşmak istemezler, ben de tam tersine yanımda güzel insanlarla dolaşmak istiyorum. Olaylara hoş bakıyorum.

Çok istediğim bir işim olmamışsa, "Olsun, bunda da bir hayır vardır. O olmazsa, başka bir iş olur" diyorum ve anında başka olumlu bir şey oluyor. Bir kapı kapanıyor, üzülüyorum bir an ve tersine dönüyorum başka bir şey oluyor. Bunları yaşadım ben. Kimseye sormadan, el yordamımla hayat yolunu buldum...

Siz iş açısından çok başarılısınız. "İş anlamında başarılı olanlar, normal yaşantısında, özelinde mutsuzdur" diyorlar...

Ben değilim ki benim mutsuz olmamı sağlayacak olaylar da oldu. Üç evlilik yaptım, anlaşamadım, ayrıldım, çok büyük aşklarım ayrılıkla sonuçlandı, yalnızım, tek başınayım. Ama hiç mutsuz bir kadın değilim. Keşkelerim hiç yok kadar az.

Geriye dönüp baktığınızda, üç evlilik bitirmiş, büyük aşkları hüsranla sonuçlanmış bir kadın var.. Nasıl yeniden yapılandınız?

İki koca kızım, küçük bir torunum var. Çok güzel aşklar yaşadım, hüsranları da yaşadım, dibe de vurdum, yukarı da çıktım, en dibe de indim, çizik de attım, beni de çizdiler. Her şeyi yaşadım. İyi ki de yaşamışım çünkü bunlar insanın olgunlaşmasına, hayata daha dingin bakmasına neden oluyor. Ben hiçbir acıyı yaşamayan, her istediği olmuş gibi insanlardan olmadım.

Zaten kitabım da "İyi ki yaşattınız, iyi ki acıttınız, iyi ki sevdiniz, iyi ki aldattınız, iyi ki üzdünüz" diyerek bitiyor. Hayatta acı yaşamazsan tecrübeler olmaz. Hayatta sevinçler, hüzünler iç içedir. Mutsuz olacaksınız ki mutluluğun kıymetini bileceksiniz. Birçok insanın her şeyi var ama mutsuzlar. Mutluluğu bilmiyorlar...

KOMEDİ VE AŞK: İÇİMDEKİ KADIN

Kitapta hepsi var sanırım... Bahseder misiniz yeni kitapta neler var?

Aşk ve Komedi, İçimdeki Kadın... Böyle dedim çünkü aşkın içinde hüzün, acı hepsi var. Onun için dram ve komedi dedim. Hayatım içinden bir söz bu. Yaşadığım evliliklerim var kitapta. Evliliklerimin neden yapıldığı, neden bitti, aldatmalar var, aşk ilişkisi var, evliliklerden sonra yaşadığım aşklar, tiyatro içinde yaşadığım olaylar var. Kitabı okuyan herkes eğlenip, gülüyor. Bu kitabı ben 2003'te çıkarmıştım, sonradan revize edip, içinde bir takım değişiklikler yaparak, geliştirilmiş haline ilaveler yaparak yeniden yazdık.

Ek olarak neler var içinde?

Kitabın arka kapağına benim için çok özel kişiler, çok güzel şeyler yazdılar. Bunlar benim için çok önemli. Onlar çok özel dostlarım. Ön sözünü Ali Poyrazoğlu yazdı. Beni çok iyi anlatan, tanıyan biridir. Ahmet Hakan da beni çok iyi tanıyan, 2010 yılının bir hediyesidir bana. Çok özel bir dosttur. Çok sevdiğim, saygı duyduğum biri, beni o kadar doğru anlatmış ki, evliliklerimdeki erkekler bile beni bu kadar doğru algılayamadılar. Babam bile böyle anlayamadı beni.

Yazar kimliğiyle beni o kadar güzel anlatmış ki. Onun dışında çok özel bir röportaj yaptım, hayatımla ilgili, görüşlerimle ilgili. Röportajlar çok önemlidir. Kendi kendini anlatamazsın, gazeteci öyle bir soru sorar ki çok farklı bir yönün çıkar ortaya. Anlattığım hikayeler, resimler var. Yaptığım programdan anılarım var. 2003'ten sonraki yıllarımı doldurdum kitaba. İki saatte okunan çok eğlenceli bir kitap.

Ali Poyrazoğlu da, arkadaşlarım da "Sen zor olanını yapmışsın. Konuşur gibi bir kitap yazmışsın" dediler. Ben diğer türünü bilmediğim için konuştuğum gibi yazdım. Karşınızda ben varmışım gibi bir kitap bu... 10. baskıya girdik...

Yeni kitap gelecek mi?

Gelecek ama bu tüketilsin, insanlar "Biz bunu merak ediyoruz" demesinler.

Peki yeni kitapta neler olacak?

Ben anıları yazmayı seviyorum. Çünkü romanı herkes yazabiliyor. Ben hayatın içinden, hissettiklerimi yazıyorum. Benden sonra gelen genç oyunculara örnek olsun istiyorum...

ZAMANE İLİŞKİLERİ

Bir de devam eden bir tiyatro oyununuz var...

İsmi İyi Günde Kötü Günde... Evliliklerle ilgili. Bir kadın bir erkek ilişkisi. Ayrılıyorlar, yeniden birleşiyorlar. Full oynuyoruz. Bir tek boş yer yok. Bir kere genelde seyirci tiyatro oyuncularını, özellikle de sevdikleri oyuncuları görmek ister. Ben 38 yıllık tiyatrocuyum. Tiyatroyu hiç bırakmadım, ne iş yaparsam yapayım tiyatrodan vazgeçmedim. Belli bir seyirci kitlem var ve onlar beni seyretmekten çok mutlu oluyorlar. Ali Poyrazoğlu'nun da büyük bir seyirci kitlesi var, o da yılların oyuncusu. Biz birleşince çok keyifli bir oyun çıktı ortaya.

Zaten kadın erkek ilişkileri hep izlenen ve merak edilen bir şey...

Elbette. Çalışılıyor, her şey yapılıyor ama bir ilişkiniz olmadığı zaman mutsuz oluyorsunuz. Demek ki hayatta en önemli şey bir ilişki. Oyun da böyle bir konuda olunca çok beğenildi. Mutsuz olan çiftler de geliyor, evlenmek isteyenler de, ayrılmak üzere olanlar da geliyor. Herkese hitap eden bir metinle yazılmış bir oyun..

Peki böyle bir oyunu oynuyorsunuz, zamane kadın-erkek ilişkileri nasıl sizce? Evlilikler kolay bitiyor, en büyük sorun ne?

En büyük sorun güvensizlik. Evlilikte en önemli şey aşk, sevgisiz bir ilişki olmaz. Bu aşkın güven duygusuyla, saygıyla birleşmesi lazım. Saygı duymadığınız insana aşık olamazsınız. Yeni ilişkilerde emek yok. Tek taraflı emek olmaz. Erkek ya da kadın emek vermiyor. Emek verdiğiniz şeyi seversiniz. Ben tiyatroya 38 yıl emek vermişim, çok seviyorum. Bir çocuğu doğuran mı önemlidir yoksa ona emek veren midir?

Bence emek veren..

Evet. İlişkiye de öyle bakmak gerek. Şimdi ilişkilere emek verilmiyor. O yüzden de bitiyor hemen. Aşk uzun süren bir şey değil ama bunlara besleyince yaşatabilirsiniz. Altını boş bırakırsanız aşk bitince sevgi de biter. İlişki için zaman harcanmıyor, ilişkiler özensiz. Kimse kimseye güvenmiyor. İnsanlar birbirlerini sevmiyorlar. Herkes birbirini yaralamaya çalışıyor. Mesela ben üç kere ayrıldım.

Ne eşlerim benim hakkımda bir şey söyledi ne de ben eşlerim hakkında bir şey söyledim. Sonuçta ayrılıklar insanlar kötü olduğu için olmuyor. Kötüyse o insan niye evlendim ben? Birlikte aynı pencereden bakamadığımız için ayrılık oluyor. Yaşadığınız senelere bakıp ona göre boşanmalısınız. Ben ilişki nasıl başlıyorsa, ayrılığım da öyle olsun. Dönüp arkama baktığımda bütün eşlerimle ve onların eşleriyle de arkadaşım. O insanlara saygısızlık yapamam çünkü saygı duymadığım biriyle neden evlendim diye sorarım kendime.

Yoğun çalışma temponuz özel ilişkilerinizin bitmesine neden oldu mu?

Oldu. İkinci evliliğimdeydi. Onun ailesi de sanatçıydı. Ama sanatçı olmamı istemedi. Bir aile kurmak için ev kadını olmamın daha cazip olacağını düşündü. Evlendik ama ben işimden ayrı kalamadım.

Sizin bir de krem maceranız vardı...

Evet bir televizyon programında tavsiye ettim. Satış patlaması yaşadılar. Şimdi komik gelecek ama kremin bile çakmasını yapmışlar, Nilgün Belgün'ün gençlik ve güzellik kremi diye satıyorlar!

Peki güzelliğinizi sadece bu kreme mi borçlusunuz?

Benim genetik olarak iyi bir cildim var bu bana babaannemden kaldı. Rumdu babaannem. Onun öyle bir teni vardı ki Allah bana o teni vermiş. Böyle bir kremle de bunu destekledim. Hayatı bakışımla ilgili. Yaşlanmıyorum gibi...

Ama ben ne zaman görsem sizi hep aynısınız. Yaşlanmıyorsunuz!

Yalan söylüyorsunuz!

Valla yalan değil Nilgün Hanım, "Bu kadın bunu nasıl yapıyor?" acaba diye her gördüğümde kendi kendime soruyorum...

Kilo alıyorum, kilo veriyorum. Değişiyorum. Ama sanatçılar yaşsızdır.

Ama öyle değil işte. Siz hiç değişmiyorsunuz hep gençsiniz!

(Kahkahalar) O zaman yukarıdan beni koruyan bir şeyler var!

"EDİRNE'DE BENİ NE BEKLİYOR, BİLMİYORUM"

Sizin ilginç bir de anınız var. Bir kadının bacaklarına bakarken kaza yapmışsınız. Nasıl yani?!

Evet, evet... Dedim ya güzel insan severim. Güzel insan da severim, güzel erkek de severim. Ama bu güzelliği hissederim. Araba kullanıyorum. Çok hoş bir hanım gördüm, müthiş bacakları var. Ama arkadan görüyorum. "Ne güzel bir kadın" dedim. Yüzünü de merak ettim. "Arkadan bu kadın güzel, acaba yüzü nasıl" dedim, yüzünü görünce önümdeki arabaya çarptım!

Araba derken hakkınızda "Araba kullanırken en çok kaybolan ünlü ünvanına sahip" şeklinde yorumlar da var. Bir anınızı anlatabilir misiniz?

Mesela Kartal'a oyuna gideceğim. Araba yollayacaklar. Kendi arabamla gitmiyorum. Ali Poyrazoğlu orada beni beklerse ben kesin Edirne'ye giderim, o da stand-up yapmak zorunda kalır. Bana "Sarıyer'e gideceğiz. Bizi takip edin" dediler. Araya bir kamyon girdi, çıktı. Baktım, Kadıköy'e gidiyoruz. Settekiler vazgeçtiler sandım. Sonra aradılar, "Nilgün Hanım biz geldik, neredesiniz?" dediler.

Ben de "Önümdesiniz" dedim. "Neredesiniz?" dediler. "Köprüyü geçiyorum" dedim. "Ne köprüsü? Biz Sarıyer'deyiz." dediler. O kadar çok var ki. Ayşen Gruda'yı bir gün evine, Maltepe'ye çabuk götüreyim dedim. Kadını nereye götürdüm, Bağcılar'a mı ne götürdüm... Genelde Edirne'den çıkıyorum. Orada beni bekleyen ne onu da bilmiyorum...

KOMİK OLMAYA İHTİYAÇ DUYMAYAN KADIN

Size baktığımda "Komik olmaya çalışmak için rol yapmaya ihtiyaç duymayan" bir profil görüyorum...

Hiç rol yapmaya çalışmam. Komediyi de doğal oynarım. Komedinin ille komedisini çıkarmaya uğraşırsanız olmaz.

Komedi en zor tür değil mi?

Güldürmek en zorudur, ağlatmak en kolayıdır. Haluk Bilginer'le konuştuk. Komedinin bir matematiği vardır. Bir cümlenin içinden ufacık bir "ki"yi çıkarırsınız kimse gülmez.

Özellikle de kahkaha atmak zormuş

Evet.. Komedyen olmak da çok önemli. Kahkaha atmak çok zor, espriyi satmak zordur.

Ve siz bu anlamda marka olmuş bir isimsiniz...

Konservaturdan sonra Yıldız Kenter ile çalışsaydım, daha dramatik bir oyuncu olurdum. Deve Kuşu Kabare ile başladım, komediyi sevdim. Yıllarca ustalarla, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Ahmet Gülhan, Metin Serezli, Ali Poyrazoğlu, Haldun Dormen gibi isimlerle oynadım.

Komedyen olarak en çok kimi beğeniyorsunuz? Siz Cem Yılmaz'ı da seviyormuşsunuz.

Stand-up'ta Cem Yılmaz. Sonra da Ata Demirer gelir. Haluk Bilginer, Ali Poyrazoğlu çok iyidir. Genç nesilden Tolga Çevik var, olağan üstü bir çocuk. Yasemin Yalçın, Demet Akbağ var. Bir de Ufuk Özkan var...

"ÖPÜŞMEK AYIP DEĞİL"

Peki dizileri nasıl buluyorsunuz? Aşk-ı Memnu çok tepki alıyor, ahlak dışı diye yorumlanıyor...

İnsanların öpüşmesi kadar doğal bir şey yok. Çocukların yanında anne ve babalar öpüşür. Çocuk sevgiyi hisseder. Öpüşmek kötü bir şey değil. Ne güzel herkes birbirini sevsin ve öpsün. Öteki türlü ülkede büyük bir seks sorunu oluyor. O ayıp, bu günah.. Böyle bir şey yok. Yabancı filmlerde de öpüşülüyor. O zaman onları da yayınlamamak lazım. Aşk-ı Memnu yıllar önce yayınlandı.

Öpüşmeye gelene kadar çarpık ilişkiler de var. Bunlar hayatın içinden şeyler. Bunları görmezden gelerek yaşayamayız. Her şeyi göreceğiz, doğru nedir, yanlış nedir, öğreneceğiz,ona göre yaşayacağız. Yanlışları kapatarak yol alamayız. Televizyonda yanlış da doğru da göreceğiz. Porno sahnesini elbette ki kabul etmem ama öpüşmek ayıp değildir. Çocuklara ters demek olmaz. Beni rahatsız etmiyor dizideki görüntüler. Bana sor, "Hayatında bir kere öpüştün mü?" Ben hayatımda bir kere bile öpüşmedim hiç kimseyle, 21 yaşından beri bu piyasadayım. Gelmedi öyle bir rol.

KENAN İMİRZALIOĞLU BİR NUMARA

Sizin severek izlediğiniz diziler hangileri?

Aşk-ı Memnu, Ezel, Canım Ailem, Aşk ve Ceza, Yaprak Dökümü güzel. İyi oyuncuların oynadığı tüm dizileri severek izliyorum. Daha komediye yakınım Yaprak Dökümü beni hüzünlendiriyor.

Akasya Durağı da güzel..

Benim de oynadığım dizi...

Son zamanlarda en çok patlama yapan dizi oyuncusu desem size...

Kenan İmirzalıoğlu derim yanıt olarak. Oyunculuğu yakışıklılığının önüne geçiyor. Güzel bir insanın oyunculuğu öne çıkarması zordur.


İlgili Başlıkları Takip Et:
Nilgün Belgün (44 haber)

Kaynak: haberturk.com


Diğer Magazin Haberleri
Cem Yılmaz son olarak oğluyla oyun oynadıktan sonra çekilmiş bir fotoğrafı paylaşmış ve altına da `yine yenil daha güzel yenil` no...
Holywood`un en gözde çifti Brad Pitt ve Angelina Jolie`nin dünya basınından saklamayı başardığı düğünün fotoğrafları yayınlandı.
Gupse Özay`ın kalema aldığı Deliha filmi, eğlenceli bir kadroyu da biraraya getirdi.
Esin İris, yaklaşık 5 yıldır üzerinde çalıştığı ilk albümü `Yine Mavi`de yer alan 10 şarkının tümünün sözlerine, bir çoğunun da be...
`Haberi Var Mı?` adlı şarkıları müzik piyasında çıktığı andan itibaren radyolarda dinlenme rekoru kıran sürpriz düet ikilinin hay...
Engelsiz Yaşam Vakfı Kurucu Üyesi, Vakıf Başkanı ve (Vizyon Production) sahibi olan Atilla Kaplakarslan Manisa`da yaşayan bir enge...
Türkiye`nin ilk Haber Kanalı Dijital Dergisi olan TRT HABER DD, yenilenen tasarımı, renkli ve dinamik içeriğiyle İpad, iPhone (Gaz...
Son single çalışması olan `Bu Yaz` isimli şarkısıyla konserlerine tüm hızıyla devam eden Nilay Dorsa,geçtiğimiz haftasonunda da Ba...
Küçükyalı Sahilyolu`nda benzersiz eğlence gecelerinin yaratıcısı Nanna Restaurant Soner Arıca`lı gecelerle coşuyor, eğleniyor. Eğl...
Hakkari`de bulunan ünlü sanatçı Kadir İnanır, sağlığı ile ilgili çıkan haberleri yalanlayarak "Aslanlar gibiyim" dedi.

Cem Yılmaz son olarak oğluyla oyun oynadıktan sonra çekilmiş bir fotoğrafı paylaşmış ve altına da 'yine yenil daha güzel yenil' notunu düşmüş.

Holywood'un en gözde çifti Brad Pitt ve Angelina Jolie'nin dünya basınından saklamayı başardığı düğünün fotoğrafları yayınlandı.

Engelsiz Yaşam Vakfı Kurucu Üyesi, Vakıf Başkanı ve (Vizyon Production) sahibi olan Atilla Kaplakarslan Manisa'da yaşayan bir engelli vatandaşımızın y

Son single çalışması olan 'Bu Yaz' isimli şarkısıyla konserlerine tüm hızıyla devam eden Nilay Dorsa,geçtiğimiz haftasonunda da Bahçeşehirlilerle bira

Küçükyalı Sahilyolu'nda benzersiz eğlence gecelerinin yaratıcısı Nanna Restaurant Soner Arıca'lı gecelerle coşuyor, eğleniyor. Eğlence saatlere, gecel

Hakkari'de bulunan ünlü sanatçı Kadir İnanır, sağlığı ile ilgili çıkan haberleri yalanlayarak "Aslanlar gibiyim" dedi.