Deniz Uğur...OTUZBEŞ YAŞ KARİZMASI!

Deniz Uğur, 2008 yılının kendisine çok uğurlu geldiğini söyledi.

magazin medya unlu manken haber magazinkolik
Arama:

26 Ekim 2014 Güncelleme: 26.10.2014 03:34
Nurcan SABUR magazin haber Nurcan SABUR
TÜRKİYE`NİN OPRAH WİNFREY`İ OLMA YOLUNDASIN ESRA EROL, SAKIN VAZGEÇME!
Ana sayfa
Müzik
Magazin
Medya
Sağlık
Medya
Spor Magazin
Röportaj
Magazin Güzeli
Haber Basliklari
Mekan
Moda
Sinema
TV
Radyo
Astroloji
Magazin Disi
Yorumlar
Iletisim
Üyelik
Künye
Füsun OLGAÇ
EKİM`İN SON YARISINDA YERLİ VE KOMEDİ FİLMLERİ ÖN PLANDA!..
Banu NOYAN
BİREY OLARAK"DELİ", TAKIM OLARAK "ZIRDELİ"YİZ!..
Özlem MEKİK
SOKAK KÜLTÜRÜNÜN VAZGEÇİLMEZ LEZZETİ SİMİT!
Hulûsi TUNCA
OYA AYDOĞAN`A KULAK KABARTTIM.. "AMA.." DİYECEĞİM AMA..
Murat ÖKTEM
KADIRGALI CEHALETE CEVAP : `"BİZ SENİ ORAYA GETİRENİZ !.."
Seyhan ERDAĞ
BİR BEBEK BEZİ İNSANI İŞİNDEN EDER Mİ?
Zeliha SUNAL
Okyanusları akvaryuma sığdırdım.... MURAT GÖĞEBAKAN`IN ARDINDAN!
Ayşenur YAZICI
"PATRON MUTLU SON İSTİYOR" FİLMİNE GİTMEK İÇİN 3 NEDEN

http://www.bingogalaxy.co.uk

10 Nisan 2008 Perşembe 11:52 Röportaj

Deniz Uğur...OTUZBEŞ YAŞ KARİZMASI!

Deniz Uğur...OTUZBEŞ YAŞ KARİZMASI!

Deniz Uğur, 2008 yılının kendisine çok uğurlu geldiğini söyledi.

Kanal 1'in yeni dizisi "Paramparça Aşklar"la ekranlara dönen Deniz Uğur, 2008'in kendisine çok uğurlu geldiğini söyledi.
Yeni yılla birlikte hayatındaki her şeyin idealindeki tabloya uymaya başladığını belirten Deniz Uğur, "2008'den öncesini yok saymıyorum ama bu yıl benim için önemli... 35 yaşımı sabırsızlıkla bekliyordum. Çünkü kadın olmanın karizması ancak 35'ten sonra yaşanır diye düşünüyordum. Ve bu halimi daha çok sevdim" dedi.
Deniz Uğur, uzun bir aranın ardından Kanal 1'de yayınlanan "Paramparça Aşklar" dizisiyle ekranlara döndü. 2008 yılıyla birlikte hayatındaki her şeyin idealindeki tabloya uyduğunu söyleyen Uğur, "Bu yıl kendimi daha karizmatik buluyorum" diyor.
"Paramparça Aşklar" isimli diziyle ekrana döndünüz. Hayırlı olsun...
- Teşekkür ederim.
Diziden, rolünüzden başlayalım o zaman...
- Oradaki rolümün adı da Deniz... Deniz, çok popüler, çok başarılı bir adamla evli. Fakat adam çok bencil biri. Öyle ki dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor. Böyle birpsikolojiyle de sürekli olarak karısına, "Sen çok şanslı bir kadınsın. Benim sana sunduğum olanaklardan dolayı herkes sana gıptayla bakıyor" diyor. Kadına sürekli olarak bunu aşılıyor. Ama Deniz, hiç beklemediği bir anda kocasını terk ediyor. Çünkü artık kocasının gölgesinde yaşamak istemiyor. Onun ilgisizliğinden de bıktığı için hiç ummadığı bir anda çekip gidiyor. Aslında kocasını sevdiği halde, sadece kocasını cezalandırmak için yapıyor bunu...
Doğru mu yapıyor sizce?
- Bana göre yanlış yapıyor. Eğer yeni bir hayata başlamaya karar verdiyseniz ve eşinizi terk ettiyseniz, dönüp arkanıza bakmayacaksınız. Halbuki o, geri dönme umuduyla, yani sadece cezalandırmak amacıyla eşini terk ediyor. Bunu da tamamen sevgisinden yapıyor. Ama hiçbir şey umduğu gibi olmayacak. Kocası ona hiç beklemediği bir şekilde davranacak. O yüzden dizinin kadın-erkek ilişkileri üzerine enteresan bir konusu var.
"Deniz"ler birbirine benziyor mu?
- İkisi de birbirine birçok yönden zıt karakterler. Deniz'in giyim tarzı, modern bir kadın oluşu, anne olması bana benziyor. Ama onun dışında olaylara verdiği tepkiler ve davranış biçimi bana hiç benzemiyor. Mesela ben hiç entrikadan anlamam. Deniz, kocasını terk ederek bir anlamda entrika çeviriyor. Çünkü eşinin ilgisini çekmek için gidiyor. Başka bir hesabın içine giriyor. Ben hayatta öyle hareket etmem. Çekip gitmek yerine, kalıp mücadele etmeyi tercih ederdim. Ama Deniz çekip giderek, kendisine değer verilip verilmediğini anlamak istiyor. Çünkü evliliği içinde çok geri planda kalmış. Onu anlamak gerek. Tabii hataları da var. Mesela en büyük hatası, hayatını tamamen kocasına adamış olması... Oysa bir mimar ama işini bırakmış. Bu büyük bir hata. Kendisini kollaması gerekirdi.
Peki, kadın-erkek meselelerinde sizin hiç büyük hatalarınız oldu mu?
- Hayır, olmadı. Ben hep çalıştım, işimi bırakmadım. Kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiğini biliyorum. Ama benim şöyle bir dönemim oldu; hem çocuğuma bakıyordum, hem senaryo yazıyordum, hem de oyunculuk yapıyordum. Aile büyüklerinden çok az yardım alarak hayatımı sürdürdüm. Kendi başıma her şeyi idare edebildiğim bir dönemim oldu. İstenirse bu yapılıyor. Hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda değilsiniz. Ben, hayatımda doğru programlar yapıp, her şeye yetişebildiğimi düşünüyorum. Enerjisini ekonomik kullanan ve doğru yöneten biriyim. Aksi takdirde tek başıma onca sorumluluğun altından kalkamazdım ki... Kendimden çok memnunum ve kendimi çok seviyorum. Özellikle de bu yıl... 2008'in gelmesiyle birlikte hayatımdaki her şey, idealimdeki tabloya uydu.
2008'den öncesi idealinizdeki tabloya uymuyor muydu?
- 2008'den öncesini yok saymıyorum ama bu yıl benim için önemli... Ben, 35 yaşımı sabırsızlıkla bekliyordum. Çünkü kadın olmanın karizması ancak 35'ten sonra yaşanır diye düşünüyordum. Hálá da öyle düşünüyorum. O yüzden bu yıl kendimi çok beğeniyorum.
35'ten önceki halinizi, duruşunuzu karizmatik bulmuyor musunuz?
- Öyle değil... İnsan doğduğundan itabaren karizmatikse, karizmatiktir. Bu doğuştan gelen bir şeydir. Ama dediğim gibi, 35 yaşımı büyük bir hasretle bekliyordum. Şimdi kendimi daha karizmatik buluyorum. Bu karizmanın içinde seksapellik de var. Bu halimi daha çok sevdim. Sanırım bu, olgunlaşmakla ilgili bir şey. İnsanın duyguları yerine oturuyor. Hayatta ne istediğini daha iyi biliyorsun. Kararlarına daha çok güveniyorsun, daha sağlıklı olduğunu hissediyorsun. Bu fiziksel olarak da sana yansıyor. 35'ten önce çocuk gibisiniz. 35 yaş belki başkaları için özel değildir ama benim için özel ve böyle olacağını biliyordum. Belki de ben bunu çağırdım...
Hep istediğiniz, çağırdığınız şeyleri mi yaşadınız bugüne kadar?
- Sanırım... Ben bu çekim yasasına inanıyorum. Tabii çağırdığımız şeyler, her zaman olumlu şeyler de olmayabiliyor. Önemli olan, önemli şeyleri çağırabilmektir. Bir de tökezlemeden sürdürdüğün bir hayat, sağlıklı bir hayat olmaz. n Tökezlediğiniz olaylardan ne ders çıkardınız?
- Sık sık tökezleyen biri olmadım. Tek önemli şey şu; kendini çok iyi analiz edebiliyorsun. Sağlıklı biriysen, neyin seni mutsuz edebildiğini görebiliyorsun. O yüzden böyle mutluyum zaten.
KENDİ GÜCÜMDEN BAŞKA HİÇBİR ŞEYE İHTİYACIM YOK
İnsan sığınacak bir liman bulup, kendini bu şekilde tedavi edebilir mi, bilmiyorum. Ben böyle bir şey yaşamadım, yaşamam da... Eğer bana sorarsanız, insanın sığınabileceği tek liman, kendi limanıdır. Ancak orada kendini tek başına tedavi edebilir. Ondan sonra güçlüyse ve cesareti varsa her şeye sil baştan, yeniden başlayabilir. Aklı ve yüreği sağlam biri bunu yapar. Benim kendi gücümden başka hiçbir şeye ihtiyacım olmadı, olmayacak da...
Kendimi iyi hissediyorum
Yani işte de aşkta da mutluluğu yakaladınız...
- Öyle hissediyorum. 2008 uğurlu geldi... Bir kere çok istediğim bir televizyon projesinin içindeyim. O benim hayatımın çok önemli bir parçası. Çocuğumla ilgili çok olumlu gelişmeler oldu. Şimdi çok mutlu bir çocuk. Okulu çok iyi gidiyor, çok iyi bir yüzücü oldu. Kendi sorumluluklarını taşımayı öğrendi. Bunların hepsi bu yıl ortaya çıktı. O yüzden 2008 bana çok uğurlu geldi.
Aşk açısından da uğurlu geldi... Aşkı geçmeyelim değil mi?
- Aşkta da çok mutluyum. Benim mutluluğum çok kıymetli. İnsanlara, "Bunu alın, kullanın, tüketin" demeyeceğim. O yüzden geçiyorum. Dediğim gibi ben şu an çok mutluyum ve hep bu anda kalmak istiyorum.
Güzel bir ilişki yaşadığınız her halinizden belli. Kendinizi çok iyi
hissediyorsunuz...
- Doğru söylüyorsunuz...
Birkaç ay önce sizinle röportaj yaptığımda bu kadar güzel bakmıyordu gözleriniz...
- Teşekkür ederim... Aşk, suya akseder mi? Aşk, gözlerine, dudaklarına, bedenine yansır. Sudaki aksine baktığın zaman, orada aşkı görürsün. Demek ki aşk suya aksedermiş. Mutluyum ve kendimi çok iyi hissediyorum.


İlgili Başlıkları Takip Et:
Deniz Uğur (42 haber)

Kaynak: Hürriyet-Kelebek


Diğer Magazin Haberleri
ATV ekranlarının sevilen dizisi `Karadayı` heyecan dolu 82. bölümüyle 27 Ekim Pazartesi saat 20.00`de ekranlarda...
İşadamı armatör Kahraman Sadıkoğlu`nun motorsiklet ile kaza geçirdiği, bilinci kapalı olarak Marmara Üniversitesi Hastanesi`ne kal...
Gösteri dünyasının en ünlü siması Kim Kardashian yeni yaşına da son derece "tantanalı" bir biçimde girdi. - FOTO GALERİ -
Güçlü sesi ve eşsiz yorumuyla kalpleri fetheden Kubat; yakın tarihte yaptığı sürpriz evliliğinin ardından ilk kez geçtiğimiz gece ...
MGD Onursal Başkanı usta gazeteci Nurettin Soydan Tümay Özokur Atölye öğrencileriyle buluştu.
Bodrum`da geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybeden ünlü müzisyen Bülent Ortaçgil`in annesi Nesrin Ortaçgil, son yolculuğuna ...
Son olarak `Yılanların Öcü? dizisinde Zeliha karakteriyle ekranlara gelen güzel oyuncu Ceyda Ateş hacklendi.
Yaşamları farklı, kaderleri aynı ikiz kız kardeşlerin hikayesini anlatan dizi `Diğer Yarım` 26 Ekim Pazar günü 18. bölümüyle ATV e...
Kuleli Askeri Lisesi kapılarını ilk kez Seksenler dizisi için açtı. Kulelili öğrencilerin yer aldığı 1000 kişilik tören sahnesini...
Show TV ekranlarında yayın hayatına giren "Bu Tarz Benim" programının jürisi İvana Sert, Nur Yerlitaş, Kemal Doğulu ve sunucu Öykü...

Ünlü oyuncu Meryem Uzerli, yeniden aşık olmak için hazır olduğunu söyledi.

Yeni sezonda reytingteki başarısıyla adından söz ettiren Küçük Gelin dizisinin yeni Melek Öğretmeni Bengi Öztürk, Kehkeşan Dergisi'ne özel açıklamalar

Yapımcı Veysi Dündar, sinemaya, sinema sektörüne ve bu sektöre nasıl girdiğine dair bilinmeyenlerini sıcak ve samimi bir sohbet havasında sinema sever

'Maymunlar Cehennemi' filmiyle tanınan ve Victoria's Secret modelliği yapan Hollywood yıldızı Estella Warren, ezan sesini duyunca ne hissettiğini hayr

Nadide Sultan'ın Nezih Üçler ile düet yaptığı yeni şarkısı "Vazgeç Kalbim" müzik severlerle buluştu. Kendisiyle Fan Club üyeleri Nabi ve Burak Karagöz

Konser öncesinde Halil Sezai'nin kaldığı köyevine gittim. Röportaj için ikna ettikten sonra röportajı yapmak üzere sakin bir yer aradık ve boş, sakin,