Deniz Uğur...OTUZBEŞ YAŞ KARİZMASI!

Deniz Uğur, 2008 yılının kendisine çok uğurlu geldiğini söyledi.

magazin medya unlu manken haber magazinkolik
Arama:

3 Eylül 2014 Güncelleme: 02.09.2014 22:43
Nurcan SABUR magazin haber Nurcan SABUR
TÜRKİYE`NİN OPRAH WİNFREY`İ OLMA YOLUNDASIN ESRA EROL, SAKIN VAZGEÇME!
Ana sayfa
Müzik
Magazin
Medya
Sağlık
Medya
Spor Magazin
Röportaj
Magazin Güzeli
Haber Basliklari
Mekan
Moda
Sinema
TV
Radyo
Astroloji
Magazin Disi
Yorumlar
Iletisim
Üyelik
Künye
Hulûsi TUNCA
Arda Uskan: BARIŞ MANÇO İLE BİRLİKTE HEY DERGİSİ`NİN ADINI KOYAN GAZETECİ DE GİTTİ!
Özlem MEKİK
ŞEHRİN EN LEZİZ BURGERLERİ
Füsun OLGAÇ
AĞUSTOS`UN SON YARISINDA 2 TÜRK FİLMİ SİNEMAYA DAMGA VURACAK!
Seyhan ERDAĞ
BİR BEBEK BEZİ İNSANI İŞİNDEN EDER Mİ?
Zeliha SUNAL
Okyanusları akvaryuma sığdırdım.... MURAT GÖĞEBAKAN`IN ARDINDAN!
Murat ÖKTEM
DÜNYA SİNEMASI "KIŞ UYKUSU"NDA !
Ayşenur YAZICI
"PATRON MUTLU SON İSTİYOR" FİLMİNE GİTMEK İÇİN 3 NEDEN

http://www.bingogalaxy.co.uk

10 Nisan 2008 Perşembe 11:52 Röportaj

Deniz Uğur...OTUZBEŞ YAŞ KARİZMASI!

Deniz Uğur...OTUZBEŞ YAŞ KARİZMASI!

Deniz Uğur, 2008 yılının kendisine çok uğurlu geldiğini söyledi.

Kanal 1'in yeni dizisi "Paramparça Aşklar"la ekranlara dönen Deniz Uğur, 2008'in kendisine çok uğurlu geldiğini söyledi.
Yeni yılla birlikte hayatındaki her şeyin idealindeki tabloya uymaya başladığını belirten Deniz Uğur, "2008'den öncesini yok saymıyorum ama bu yıl benim için önemli... 35 yaşımı sabırsızlıkla bekliyordum. Çünkü kadın olmanın karizması ancak 35'ten sonra yaşanır diye düşünüyordum. Ve bu halimi daha çok sevdim" dedi.
Deniz Uğur, uzun bir aranın ardından Kanal 1'de yayınlanan "Paramparça Aşklar" dizisiyle ekranlara döndü. 2008 yılıyla birlikte hayatındaki her şeyin idealindeki tabloya uyduğunu söyleyen Uğur, "Bu yıl kendimi daha karizmatik buluyorum" diyor.
"Paramparça Aşklar" isimli diziyle ekrana döndünüz. Hayırlı olsun...
- Teşekkür ederim.
Diziden, rolünüzden başlayalım o zaman...
- Oradaki rolümün adı da Deniz... Deniz, çok popüler, çok başarılı bir adamla evli. Fakat adam çok bencil biri. Öyle ki dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor. Böyle birpsikolojiyle de sürekli olarak karısına, "Sen çok şanslı bir kadınsın. Benim sana sunduğum olanaklardan dolayı herkes sana gıptayla bakıyor" diyor. Kadına sürekli olarak bunu aşılıyor. Ama Deniz, hiç beklemediği bir anda kocasını terk ediyor. Çünkü artık kocasının gölgesinde yaşamak istemiyor. Onun ilgisizliğinden de bıktığı için hiç ummadığı bir anda çekip gidiyor. Aslında kocasını sevdiği halde, sadece kocasını cezalandırmak için yapıyor bunu...
Doğru mu yapıyor sizce?
- Bana göre yanlış yapıyor. Eğer yeni bir hayata başlamaya karar verdiyseniz ve eşinizi terk ettiyseniz, dönüp arkanıza bakmayacaksınız. Halbuki o, geri dönme umuduyla, yani sadece cezalandırmak amacıyla eşini terk ediyor. Bunu da tamamen sevgisinden yapıyor. Ama hiçbir şey umduğu gibi olmayacak. Kocası ona hiç beklemediği bir şekilde davranacak. O yüzden dizinin kadın-erkek ilişkileri üzerine enteresan bir konusu var.
"Deniz"ler birbirine benziyor mu?
- İkisi de birbirine birçok yönden zıt karakterler. Deniz'in giyim tarzı, modern bir kadın oluşu, anne olması bana benziyor. Ama onun dışında olaylara verdiği tepkiler ve davranış biçimi bana hiç benzemiyor. Mesela ben hiç entrikadan anlamam. Deniz, kocasını terk ederek bir anlamda entrika çeviriyor. Çünkü eşinin ilgisini çekmek için gidiyor. Başka bir hesabın içine giriyor. Ben hayatta öyle hareket etmem. Çekip gitmek yerine, kalıp mücadele etmeyi tercih ederdim. Ama Deniz çekip giderek, kendisine değer verilip verilmediğini anlamak istiyor. Çünkü evliliği içinde çok geri planda kalmış. Onu anlamak gerek. Tabii hataları da var. Mesela en büyük hatası, hayatını tamamen kocasına adamış olması... Oysa bir mimar ama işini bırakmış. Bu büyük bir hata. Kendisini kollaması gerekirdi.
Peki, kadın-erkek meselelerinde sizin hiç büyük hatalarınız oldu mu?
- Hayır, olmadı. Ben hep çalıştım, işimi bırakmadım. Kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiğini biliyorum. Ama benim şöyle bir dönemim oldu; hem çocuğuma bakıyordum, hem senaryo yazıyordum, hem de oyunculuk yapıyordum. Aile büyüklerinden çok az yardım alarak hayatımı sürdürdüm. Kendi başıma her şeyi idare edebildiğim bir dönemim oldu. İstenirse bu yapılıyor. Hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda değilsiniz. Ben, hayatımda doğru programlar yapıp, her şeye yetişebildiğimi düşünüyorum. Enerjisini ekonomik kullanan ve doğru yöneten biriyim. Aksi takdirde tek başıma onca sorumluluğun altından kalkamazdım ki... Kendimden çok memnunum ve kendimi çok seviyorum. Özellikle de bu yıl... 2008'in gelmesiyle birlikte hayatımdaki her şey, idealimdeki tabloya uydu.
2008'den öncesi idealinizdeki tabloya uymuyor muydu?
- 2008'den öncesini yok saymıyorum ama bu yıl benim için önemli... Ben, 35 yaşımı sabırsızlıkla bekliyordum. Çünkü kadın olmanın karizması ancak 35'ten sonra yaşanır diye düşünüyordum. Hálá da öyle düşünüyorum. O yüzden bu yıl kendimi çok beğeniyorum.
35'ten önceki halinizi, duruşunuzu karizmatik bulmuyor musunuz?
- Öyle değil... İnsan doğduğundan itabaren karizmatikse, karizmatiktir. Bu doğuştan gelen bir şeydir. Ama dediğim gibi, 35 yaşımı büyük bir hasretle bekliyordum. Şimdi kendimi daha karizmatik buluyorum. Bu karizmanın içinde seksapellik de var. Bu halimi daha çok sevdim. Sanırım bu, olgunlaşmakla ilgili bir şey. İnsanın duyguları yerine oturuyor. Hayatta ne istediğini daha iyi biliyorsun. Kararlarına daha çok güveniyorsun, daha sağlıklı olduğunu hissediyorsun. Bu fiziksel olarak da sana yansıyor. 35'ten önce çocuk gibisiniz. 35 yaş belki başkaları için özel değildir ama benim için özel ve böyle olacağını biliyordum. Belki de ben bunu çağırdım...
Hep istediğiniz, çağırdığınız şeyleri mi yaşadınız bugüne kadar?
- Sanırım... Ben bu çekim yasasına inanıyorum. Tabii çağırdığımız şeyler, her zaman olumlu şeyler de olmayabiliyor. Önemli olan, önemli şeyleri çağırabilmektir. Bir de tökezlemeden sürdürdüğün bir hayat, sağlıklı bir hayat olmaz. n Tökezlediğiniz olaylardan ne ders çıkardınız?
- Sık sık tökezleyen biri olmadım. Tek önemli şey şu; kendini çok iyi analiz edebiliyorsun. Sağlıklı biriysen, neyin seni mutsuz edebildiğini görebiliyorsun. O yüzden böyle mutluyum zaten.
KENDİ GÜCÜMDEN BAŞKA HİÇBİR ŞEYE İHTİYACIM YOK
İnsan sığınacak bir liman bulup, kendini bu şekilde tedavi edebilir mi, bilmiyorum. Ben böyle bir şey yaşamadım, yaşamam da... Eğer bana sorarsanız, insanın sığınabileceği tek liman, kendi limanıdır. Ancak orada kendini tek başına tedavi edebilir. Ondan sonra güçlüyse ve cesareti varsa her şeye sil baştan, yeniden başlayabilir. Aklı ve yüreği sağlam biri bunu yapar. Benim kendi gücümden başka hiçbir şeye ihtiyacım olmadı, olmayacak da...
Kendimi iyi hissediyorum
Yani işte de aşkta da mutluluğu yakaladınız...
- Öyle hissediyorum. 2008 uğurlu geldi... Bir kere çok istediğim bir televizyon projesinin içindeyim. O benim hayatımın çok önemli bir parçası. Çocuğumla ilgili çok olumlu gelişmeler oldu. Şimdi çok mutlu bir çocuk. Okulu çok iyi gidiyor, çok iyi bir yüzücü oldu. Kendi sorumluluklarını taşımayı öğrendi. Bunların hepsi bu yıl ortaya çıktı. O yüzden 2008 bana çok uğurlu geldi.
Aşk açısından da uğurlu geldi... Aşkı geçmeyelim değil mi?
- Aşkta da çok mutluyum. Benim mutluluğum çok kıymetli. İnsanlara, "Bunu alın, kullanın, tüketin" demeyeceğim. O yüzden geçiyorum. Dediğim gibi ben şu an çok mutluyum ve hep bu anda kalmak istiyorum.
Güzel bir ilişki yaşadığınız her halinizden belli. Kendinizi çok iyi
hissediyorsunuz...
- Doğru söylüyorsunuz...
Birkaç ay önce sizinle röportaj yaptığımda bu kadar güzel bakmıyordu gözleriniz...
- Teşekkür ederim... Aşk, suya akseder mi? Aşk, gözlerine, dudaklarına, bedenine yansır. Sudaki aksine baktığın zaman, orada aşkı görürsün. Demek ki aşk suya aksedermiş. Mutluyum ve kendimi çok iyi hissediyorum.


İlgili Başlıkları Takip Et:
Deniz Uğur (42 haber)

Kaynak: Hürriyet-Kelebek


Diğer Magazin Haberleri
Cem Yılmaz son olarak oğluyla oyun oynadıktan sonra çekilmiş bir fotoğrafı paylaşmış ve altına da `yine yenil daha güzel yenil` no...
Holywood`un en gözde çifti Brad Pitt ve Angelina Jolie`nin dünya basınından saklamayı başardığı düğünün fotoğrafları yayınlandı.
Gupse Özay`ın kalema aldığı Deliha filmi, eğlenceli bir kadroyu da biraraya getirdi.
Esin İris, yaklaşık 5 yıldır üzerinde çalıştığı ilk albümü `Yine Mavi`de yer alan 10 şarkının tümünün sözlerine, bir çoğunun da be...
`Haberi Var Mı?` adlı şarkıları müzik piyasında çıktığı andan itibaren radyolarda dinlenme rekoru kıran sürpriz düet ikilinin hay...
Engelsiz Yaşam Vakfı Kurucu Üyesi, Vakıf Başkanı ve (Vizyon Production) sahibi olan Atilla Kaplakarslan Manisa`da yaşayan bir enge...
Türkiye`nin ilk Haber Kanalı Dijital Dergisi olan TRT HABER DD, yenilenen tasarımı, renkli ve dinamik içeriğiyle İpad, iPhone (Gaz...
Son single çalışması olan `Bu Yaz` isimli şarkısıyla konserlerine tüm hızıyla devam eden Nilay Dorsa,geçtiğimiz haftasonunda da Ba...
Küçükyalı Sahilyolu`nda benzersiz eğlence gecelerinin yaratıcısı Nanna Restaurant Soner Arıca`lı gecelerle coşuyor, eğleniyor. Eğl...
Hakkari`de bulunan ünlü sanatçı Kadir İnanır, sağlığı ile ilgili çıkan haberleri yalanlayarak "Aslanlar gibiyim" dedi.

Özge Ulusoy, John Travolta ve Olivia Newton John'un rol aldığı 1978 yapımı 'Grease' filmi konseptiyle Beylikdüzü Safari Lunapark'ta çekilen özel fotağ

'Çalıkuşu'nun Sütlü Nuriye'si Elif Sümbül Sert, bu sezon karşımıza bambaşka biri olarak çıkacak...

Kiraz Mevsimi?nde canlandırdığı Ayaz rolüyle üne kavuşan Serkan Çayoğlu, hakkında merak edilenleri Reflex Dergisi?ne anlattı.

Ferhat Göçer, barıştığı sevgilisi Ömür Gedik'i asla aldatmayacağını açıkladı.

Ünlü oyuncu Sermiyan Midyat hakkında merak edilenleri Hürriyet'ten Müge Serçek Biroğlu'na anlattı...

Ünlü dizi ve sinema oyuncusu Burcu Kara'nın, Klass dergisinin Ağustos sayısına verdiği röportaj ses getirdi...