• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • MAGAZİNKOLİK 10. YIL GURUR GECESİ!
  • Stella Maxwell... ÜSTSÜZ POZLARIYLA NEFESLERİ KESTİ!..
  • DJ Flori Eva... İNSTAGRAM'IN YENİ FENOMENİ
  • MAGAZİNKOLİK 10. YIL GURUR GECESİ!
  • Stella Maxwell... ÜSTSÜZ POZLARIYLA NEFESLERİ KESTİ!..
  • DJ Flori Eva... İNSTAGRAM'IN YENİ FENOMENİ

Aysun Kayacı..."BEN VATANSEVER BİR TÜRK GENCİYİM,HER ŞEYİ SORGULAMAYA HAKKIM VAR"!

Aysun Kayacı..."BEN VATANSEVER BİR TÜRK GENCİYİM,HER ŞEYİ SORGULAMAYA HAKKIM VAR"!
Aysun Kayacı'nın, AK Parti hakkında söyledikleri, parti içinde büyük tepkiye neden oldu.Kayacı'ya destekler de sürüyor...

Aysun Kayacı'nın, AK Parti hakkında söyledikleri, parti içinde büyük tepkiye neden oldu. İşte verilen tepkiler;

Müjde Ar ile Aysun Kayacı'nın TV şovundaki "En fazla kaçak elektrik Güneydoğu'da kullanılıyor. Hala Adıyaman'da mağarada yaşayan insanlar var" sözlerine karşılık olarak AKP Adıyaman milletvekili Hüsrev Kutlu, "Adıyaman'da AKP İl binasında divan başkanlığını İstanbul Milletvekili Mehmet Sekmen'in yaptığı Genişletilmiş İl Divan toplantısına AKP Adıyaman Milletvekilleri Hüsrev Kutlu, Ahmet Aydın, Adıyaman Belediye Başkanı M. Necip Büyükaslan ve çok sayıda partili katıldı.

Adıyaman Milletvekili ve Meclis İdare amiri Hüsrev Kutlu, bir televizyon programında Aysun Kayacı'nın, "Benim oyum nasıl bir çobanla eşit olur? Ben vergimi veriyorum. Gecekondu dikenle, kaçak elektrik kullananla ki bu yüzbinleri buluyor. Vergi kaçıranla niçin benim oyum neden eşit acaba ?" sözleri ve aynı programa katılan Müjde Ar'ın da "Ama insanlar büyük şehirlere karınlarını doyurmak için geliyorlar. En fazla kaçak elektrik Güneydoğu'da kullanılıyor.

Ne yapsın insanlar? Hala Adıyaman'da mağarada yaşayan insan var" diye karşılık verdiğini hatırlattı. Adıyaman'da hiç kimsenin mağarada yaşamadığını söyleyen AKP Milletvekili Hüsrev Kutlu, Müjde Ar ile Aysun Kayacı'yı Adıyaman'ı görmeye davet etti. Hüsrev Kutlu, şöyle konuştu:

"Birkaç hanımefendi televizyona çıkmış Adıyaman'ı tartışıyorlar. Diğeri de demiş ki; 'Bu mağarada yaşayan, gecekondu diken, dağdaki çobanla benim oyum bir mi olacak ?' Adıyaman'da Allah'a şükür mağarada yaşayan insanımız yok. Ama mağarada yaşayan insan da bizim insanımızıdır. Onlara da herkes saygı duymak zorundadır. 'Adıyaman'da mağarada yaşıyorlar' diyen hanımefendiyi en kısa zamanda Belediye Başkanımız Adıyaman'a davet ederek, Adıyaman'ın hayallerindeki gibi bir yer olmadığını, tabi Etiler gibi sosyetik değil ama tam bir Anadolu şehri olduğunu göstermelidir.

Hanımefendiler aralarında konuşurken 'Dağdaki çobanla benim oyum bir mi olacak?' dediğinde buna gülüp geçiyorduk. Ancak Türkiye'de gerçekten böyle bir zihniyet var. 'Ben profesörüm, ben fabrikatörüm, benim oyum işçi ile çoban ile bir olacak' gibi zihniyet var. Türkiye'deki sıkıntılar bu zihniyetten kaynaklanıyor. Türkülerimizde bile var bu. Ne deniyor; zenginimiz bedel verir, askerimiz fakirdendir. Bu memleketi kurtaran, bu cumhuriyeti kuran, gerektiği zaman canını veren o senin beğenmediğin gecekonduda oturan, mağarada yaşayan ve onların çocuklarıdır."

Manken Aysun Kayacı'nın "Benim oyumla neden dağdaki çobanın oyu eşit?' diyerek, AKP'yi ayak takımının iktidara getirdiği parti olarak nitelendirmesi, Milletvekili Katmerci'yi sinirlendirdi.

KAMERALAR BOYUNA ONU ÇEKİYOR

Milletvekili Katmerci, "Perşembe akşamı NTV'de bir program vardı. Dört tane kadının, hanımın yaptığı program. Orada bir tane hanım oturuyor. Herkes normal giyim kuşamıyla oturuyor. Bir tane de manken ya da şarkıcı olabilir, öyle bir hanım oturuyor. Diğerleri konuşuyor, kameralar boyuna onu gösteriyor. Ne yapıyor bu kadın diye bakıyordum, dikkatimi çekmişti. Üstünü, başını gösteriyorlar. Sağdan, soldan gösteriyorlar. Kadın susuyor. Sonra baktım o kadın başladı konuşmaya. Kadın diyorum, mahluk diyorum. Hepiniz gördünüz seyrettiniz. Basın mensupları da biliyorlar. Ne diyor kadın; 'Ayak takımının iktidara getirdiği AKP' diye bahsediyor utanmadan" diye konuştu.

Katmerci'nin bu sözlerinden sonra salondakiler alkışlayarak, yuhladı. Katmerci sözlerine şöyle devam etti:

YAKIŞIR O KADINA

"Devam ediyor utanmadan o kadın. 'Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi dir?' diyor. O söyleyebilir. Yakışır da o kadına. Bize bu şekilde bakmaya çalışıyorlar. Televizyonlardan bunu empoze etmeye çalışıyorlar. Böylece bize oy veren halkımıza hakaret ediyorlar. Bize hakaret ediyorlar. Bunları lanetlemiyor musunuz? Ben hepsini lanetlemiyorum. Bunların yürekleri varsa bilimsel konuşmak diyorlar bazen koca koca profesörler. Neresi bilimsel? Gelin bilimsel konuşalım. Alın bizi de yanınıza beraber tartışalım. Bunun için ne yapmamız lazım? Birbirimize daha çok kenetlenmemiz lazım. Parti içinde birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek şekilde hepimizin hareket etmesi lazım. Yok öyle dedi, böyle dedi, dün şu oldu sözlerini parti içinde sarfetmememiz lazım."

Kayacı'ya destekler de sürüyor...

Kayacı, Müjde Ar, Çiğdem Anad ve Pınar Kür ile birlikte sunduğu programda "Ayak takımının getirdiği parti' ve "Ben vergi veriyorum, vergisini vermeyen dağdaki çobanla benim oyum niye eşit. Türkiye'de vergi kaçıranlarla niçin benim oyum eşit acaba? Bir siyasi parti gelip geccekonduların bilmem nesini verecek, odun verecek, kömür verecek. Ondan sonra da memleket Arabistan olacak" sözleriyle gündeme bomba gibi düştü.

Kayacı, yaptığı açıklamada sözlerinin arkasında olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bu konunun fazla uzamasını istemiyorum ama programda bütün söylediklerimin sonuna kadar arkasındayım. Benim hiçbir şeyden korkum yok, her şeyim doğru dürüst. Ben vatansever bir Türk genciyim. Her şeyi sorgulamaya hakkım var."

Programda Pınar Kür, Aysun Kayacı'ya destek olurken, Müjde Ar, "O zaman çok vergi veren 60 oy kullansın, seni geccekonduya göndereyim 2 gün yaşa" sözleriyle tepki gösterdi. Programdaki tartışmanın ardından konuşan Ar, "Biz programımızda fikirlerimizi özgürce söylüyoruz. Herkesin bir fikri vardır, bunu söyleyebilir. Ne var bunda?" dedi.

Tartışma yarattı

'Fransız devrimiyle başladı'

Prof. Dr. İlber Ortaylı: Aysun'un düşünce tarzı tarihte sistematik bir doktrin olarak vardır ve gayet ciddi bir tartışmadır. Fransız Devrimi'yle başlayan bu tartışmada vergi vermeyen için oy kullanamaz düşüncesi hakim kılınmıştı. Herkesin verdiği vergi miktarı kadar oy kullanma hakkı olduğu bu aristokratik anlayış ne Osmanlı'da ne de Türkiye'de yoktur. Ayrıca çoban vergi vermez diye bir şey olamaz çünkü her Türk vatandaşı vergiye tabidir. 18'inci yüzyılın sonuna kadar Avrupa'da bu şekle bir vergi-oy sistemi oluşturulmuştur. Bu sistemi değiştirenler ise Almanya'yı birleştiren Otto Von Bismarck gibi şahıslardır. Örneğin Bismarck genel oy hakkını tüm Alman halkı için tanıdıktan sonra halk yine Bismarck'ı seçmiştir.

"Eşekle halka gidildi'

Prof. Dr. Hasan Köni: 1967-1968 yıllarında bu konu tartışıldı. Bu tartışmalar sonucunda "demokrasilerde eğitime ve kültüre bakılmaksızın herkesin bir oyu vardır" sonucuna varıldı. Eğer elitlerin istediği bir yöntem ortaya çıkarsa, diğer kesimi yok saymış oluyorsunuz. Onların istekleri, ihtiyaçları göz ardı edilmiş oluyor. Oysa elitler her zaman iktidarı etkileme gücüne sahiptir.

İşte Can Atakı'nın köşe yazısı:

Son zamanların en matrak ama bir o kadar da gerçekçi haberinin kahramanı televizyon ekranlarının güzel yüzü "aptal!" sarışın Aysun Kayacı oldu. Bu güzel kızımız NTV'deki canlı yayında öyle sözler söyledi ki, programa katılan "güzel" akıllılar ne yapacaklarını şaşırdı.

Aslında program ustaca hazırlanmıştı. Baş sunucu olarak "süper entelektüel" bir televizyoncu. Sert tavırları, insanları küçümseyen, sayın demekten imtina eden, döver gibi soru soran böylelikle "kalite sembolü" olduğunu düşünen Çiğdem Anad.

Programın ikinci sunucusu sinemadan çok "argo" konuşmaları ve "entelektüel takılmaları" ile tanınan Müjde Ar.

Üçüncü sunucu edebiyatımıza çok önemli eserler kazandırmış, entelektüel boyutu tartışmasız olan yazar Pınar Kür.

İşte bu üçlüye biraz matraklık olsun, biraz reyting getirsin diye konan bir sarışın, Aysun Kayacı. Bu genç kızımızın görevi, son derece ciddi ve entelektüel biçimde konuşan diğer sunucuların yanında "çıkıntılık" yapması, sarışınlığın getirdiği "aptallıkla" insanları güldürmesi.

Çünkü Aysun Kayacı güzelliğinden öte bir özelliği olmayan, günün konularına kafası basmayan, bastığını zannettiği anda da "komik" duruma düşen biri program formatına göre.

Ne güzel konuşuyorduk

Program bu formatıyla aylardır sürüyor. Aysun Kayacı da verilen rolü gayet güzel oynuyor. Başta programın diğer sunucuları olmak üzere izleyiciler de bu güzel kıza gülüyor hep.

Derken son program geliyor. Üçlü yine ciddi ciddi entelektüel birikimlerini ortaya koyuyorlar. Parti kapatma, demokrasi konuşuluyor. Aysun Kayacı her zaman olduğu gibi "komik rolünü oynayacağı" sırada rolü bir kenara bırakıp gerçek duygularını söylüyor: "Ben vergi veriyorum, vergisini vermeyen dağdaki çobanla benim oyum niye eşit?"

Soru tabii ki entelektüelleri önce güldürüyor. İlk lafı Müjde Ar kapıyor, alaylı tonla "O zaman en çok vergi verenin 60 oyu olsun" diyor. Yüzünde tebessüm, rolünü iyi oynayan "aptal sarışına" atılmış "demokratik bir gol" diye düşünüyor besbelli.

Ama o da ne; Aysun kızımız ısrarlı, yüzünde ve ses tonunda "aptallık" falan yok. Diyor ki "Ama siz şu an ayak takımının iktidara getirdiği partiden şikayet etmiyor musunuz?"

İpin koptuğu an

İşte zurnanın zırt dediği yer. Müjde şaşkın. Çiğdem Anad "Eyvah" diyor içinden "Yahu bu kız rolü unuttu, gerçekten aptallık yapıyor, şimdi programın başına bir şey gelirse?" Haksız da değil. Yayını yaptıkları kanal AKP'nin yanında yer almış bugüne kadar. Onu rahatsız edecek hiçbir şeye izin verilmemiş. Şimdi işler karışıyor. Ya Tayyip Bey arayıp "Bu ne kardeşim" derse.

Pınar Kür gülümsüyor, kafa sallıyor, sanki içinden "Aferin be kızım, aptal maptal dedik ama neler söylüyorsun böyle?" diye geçiriyor.

Müjde Ar yine durumu kurtarmaya çalışıyor. O belli ki Çiğdem Anad gibi hesap yapmıyor kafasında ama hayli de şaşkın. Savunmaya geçiyor "Biz ayak takımı demedik ki!"

Aysun sular seller gibi, durdurmak mümkün değil. Devam ediyor; "Sonradan belediyelerin diploma dağıtır gibi tapularını dağıttığı gecekondu dikenle, kaçak elektrik kullananla, ki bu yüzbinleri buluyor, Türkiye'de vergi kaçıranla benim oyum neden eşit acaba?"

"O kadar da değil"

Müjde Ar'ın sabrı taşıyor. "Aptal rolü dedikse bu kadar da değil" diyor belli ki ve yine müdahale ediyor üstelik popülizmin en bayağısını kullanarak "O zaman seni gecekonduya göndereyim iki gün yaşa." Müjde herhalde "Geçirdim mi salak" diye düşünürken Aysun tutulamıyor; "Bir siyasi parti gelip gecekonduların bilmem nesini verecek, odun verecek, kömür verecek. Ondan sonra da memleket Arabistan olacak. Oldu da."

Çiğdem Anad şaşkın, Müjde Ar şaşkın. "Aptal sarışın" öyle bir rol kaptı ki, sormayın gitsin. Herkesin havası sönüverdi bir anda. Bir tek Pınar Kür, Aysun kızımızın duygularını anlıyor ve onu onaylıyor.

Kimse cesaret edemiyor

Aslına bakarsanız Aysun Kayacı'nın söylediklerini bugün düşünen pek çok akademisyen, düşünce adamı, siyasetçi ve yazar var. Ama bunu söylemek kolay değil. Bir kere düz mantıkla baktığınızda bu sözler demokrasiye şiddetle aykırı. Oy herkes için eşittir. Bütün dünyada bu böyle.

Ancak başka bir gerçek de var. Gelişmiş Batılı ülkelerde sistem eğitim, kültür, bilgi, görgü açısından yeterli olmayanları "seçilebilecek" duruma asla getirmiyor. Bakın Amerika'nın gelmiş geçmiş en beceriksiz, en aptal, en dirayetsiz başkanı olarak tanımlanan (tanımlar bana ait değil, bizzat Amerikalılar böyle söylüyor) George W. Bush Yale mezunu. O Yale ki dünyanın en önemli üniversitesi. Bütçesi milyonlarca dolar. Araştırmaya ayrılan bütçesi de milyonlarca dolar. Ve Amerika'nın en yeteneksiz başkanı bile en azından bu okulu bitirmiş olmak durumunda.

Bu yazının sonu

Aysun Kayacı olanca samimiyeti ile pek çok kişinin aklını kurcalayan bir konuyu gündeme getirdi. Bazen en önemli konular en "aptal" sanılan kişiler tarafından dile getirilir. Amerika'da hasılat rekorları kıran "Bu nasıl sarışın" filmini izleyenler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır.

Şunu bilmeliyiz ki, kimse "aptal" değildir. Onları konumlandıran başkalarıdır. Nitekim Aysun Kayacı da program formatı gereği "aptal" olmakla konumlandırılmıştı. Ancak günümüzün gerçekleri aslında "aptal" rolü oynayan "akıllıların" bile sabrını taşırıyor.

Bu pazar ilk kez daha uzun bir yazıyla karşınıza çıktım. Çünkü başta da dediğim gibi son zamanların en önemli haberiydi bu bence.

Şimdi diliyor ve umuyorum NTV yönetimi iktidarın hışmına uğrama korkusuyla programı kaldırmaya kalkmaz. Bugün tekrarı olması gerekiyor, tekrar izlemeye çalışacağım.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.