• BIST 106.648
  • Altın 146,924
  • Dolar 3,5256
  • Euro 4,1422
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 27 °C
  • FUTBOLVAKTİ.COM YAYINDA!
  • Tülay Kumaşçı... GÖZDE KEDİCİKTEN  ÜSTSÜZ YAZ POZU!
  • Playboy Güzeli Elif Çelik'in önlenemez yükselişi… ŞİMDİ DE İNGİLİZ GAZETESİ THE SUN’A KONU, GÜNEY AFRİKA PLAYBOY’A KAPAK OLDU!
  • FUTBOLVAKTİ.COM YAYINDA!
  • Tülay Kumaşçı... GÖZDE KEDİCİKTEN  ÜSTSÜZ YAZ POZU!
  • Playboy Güzeli Elif Çelik'in önlenemez yükselişi… ŞİMDİ DE İNGİLİZ GAZETESİ THE SUN’A KONU, GÜNEY AFRİKA PLAYBOY’A KAPAK OLDU!

Işın Karaca... KÖŞE YAZARI OLDU !..

Işın Karaca... KÖŞE YAZARI OLDU !..
Işın Karaca, Türkiye'nin en iddialı kadın sitelerinden biri olan www.2kadin.com'da köşe yazmaya başladı... İşte Karaca'nın ilk yazısı... Okumak için TIKLAYINIZ...

Aşkın fendi hepimizi yere serdi!

Ey Aşk; Bana yapacağın her şey için hazırlıklıyım. Beni yerden yere vur, süründür hatta mümkünse en ciddi acıyı yaşat ki bende ucundan aşk yaşadım diyeyim.

Bunu bir arkadaşım bana bir sohbet arasında söylemişti. Güleyim mi ağlayayım mı, ne diyeceğimi bilemediğim, bu kendini bilmez sohbetin ve son derece gergin bir ortamın ortasında buldum kendimi. Sadece ben mi, o gün toplanan tüm kızlar şaşkaloz bir şekilde baka kaldı olaya.

Ay birisi konuşsaydı da ben o koca ağzımı açmasaydım! Sana ne be kadın, sende herkes gibi sus! Ama olur mu, içimdeki yürek tamircisi, takım taklavatı çıkardı, konuya derin girecektim. Madem görev başa düştü Karaca, madem Ayşe arkadaşın, ve onun iyiliğini istiyorsan bu durumu sorgulaman gerekiyor dedim ve bir açılış yapayım dedim!!!

Ayyyy yapmaz olaydım! Konuyu yumuşatacağıma ben direk derin darbeyi indirdim! "Ya kızım delirdin mi, aşk açı olmuşun sen, aşkı sen aramayacaksın, o seni isteyince gelecektir, niye zorluyorsun, bırak o sana gelsin" dememe kalmadan o tanıdığım narin hatta gereğinden fazla nazik kızcağız bir anda canavarlaşıp; "Bana bak Işın! Ben 32 bucuk yaşındayım (o zaman ki gerçek yaşı 34 ) aşkı gerçekten tadıp tatmadığımı bilmiyorum! Hayalim deki o özel insanla daha tanışmadım galiba! Tanıştıysam da farkında değilim. Sen şimdi karşımda oturup bana lo lo lo yapma! Sen ne bilirsin! Sen hiç yalnız olmadın ki! Olmadığın gibi âşıksın ve sana deli gibi aşık bir adam var dışarıda! Işın ben galiba evde kaldım!"

Yirmi beş saniye süren bir sessizlik oldu. Ardından benim hıçkırıp hapşırma arası ağlamam başladı.

Ay be ne yahu? Aşk yaşadığım için ve mutluluğumun gölgesi ağır geldiği için mi ağlıyorum? Yoksa... Ayşecik bu hissi yaşamadığı için ve onun verdiği sıkıntıdan mıdır bilinmez, ama o an ağlamak bana en doğru hareket gibi geldi. Kendimi toparlamaya çalıştıkça yaşlar daha şiddetli akmaya başladı (Balık burcunun en kötü tarafı, ota çoka ağlar)

Herkes duble şaşkın bir halde bana bakmaya başladı, Kendimi zar zor toparlayınca bizim kızlara döndüm; "Ekip bundan sonra ki görevimiz Ayşe'ye aşk bulmak olacak" dedim. "Sülalenizde bulunan tüm bekâr erkekleri hazırlayın, yeğen, kuzen, akraba, kim varsa, hepsini elden geçirip koca potansiyeli taşıyan tüm bekâr erkekleri Ayşe'ye sunmak üzere temizlenmiş pak bir şekilde görmek istiyorum. Yeni görevimiz; Ayşe'ye koca bul projesi!!!"

Aradan zaman geçti, herkes can havliyle Ayşe'ye koca bakmaya başladı, (sanki manavdan domates bakıyoruz!) eş dost, kardeş, kuzen kim varsa sıralandı. Biz başladık ama bizim kız, bulmamıza fırsat vermedi. 3 hafta sonra, gecenin köründe gelen telefonun ucundaki ses; "Işın ben galiba âşık oldum. Napacammmmm şimdi?" diyen Ayşe den başkası değildi. "Ne, nasıl oldu, kimmiş?" dememe fırsat vermedi cadı abla. "Işın sana bir soru sormam lazım, bana dürüst ol, aşkı en şiddetli yaşayan sensin bizim ekipte, ama bana bak, sakın bana acıma, dürüst ol."

Ne soracak diye acayip korktum. "Sor Ayşe ama ne olur zor olmasın, bu saatte kaldıramam" dedim. Konuşma aynen şöyle geçti.

"Işın ben bugün haberleri izliyordum"

"Evet Ayşe"

"Bir doktor vardı"

"Evet Ayşe"

"Konu aşktı Işın"

"Süpermiş sende yeni aşıksın, yaradı mı işine konuşması?"

"Işın o Dr dedi ki aşkın ömrü 6 aymış"

"Öyle mi dedi?"

"Evet İnanamadım... Bu ne Işın adam ömür biçiyor aşka?"

"Bi bildiği vardır Ayşe, bunun mantıklı bir açıklaması vardır. Ama genel olarak konuşmuştur! Seni kast etmemiştir!"

"Işın Ben ne yapacağım şimdi, ben bu aşk denen illete yeni kavuştum 5 ay 2 hafta sonra, nasıl bitecek mi yani? Uyanıp "ahhh ben artık aşık değilim mi" diyeceğim? Ne diyor bu adam Işın?"

"Ayşe izlemedim bilmiyorum."

"Nasıl bilmiyorsun? Doktor "aşk biyolojik" dedi, "zamanla geçer" diyor."

(O an yine bir ağlama krizine girmek istedim ama bu sefer dik durmam gerekiyordu)

"Ayşe ben altı yıldır aşığım. ( O zaman altı şimdi On iki) Bu yetmez mi doktorun tezini kırmaya?"

"Harbiden mi?"

"Evet, Ayşe sana hiç yalan söyledim mi?"

"Hayır"

"Ayşe ben çok âşığım, buna lütfen inan, her sabah uyanıp ona sarıldığımda, bana her dokunduğunda aşkın ne olduğunu daha iyi anlıyorum, Anladığım gibi büyütüyorum ve çok güveniyorum bu aşk denilen kargaşık duyguya. Ayşe sen yeter ki aşka sahip çık, o sana bir şekilde kendini yaşatır."

Şunu söylemem lazım ki hayatımda ilk kez ağlama sesi duyduğum için rahatladım.

"İyi misin Ayşem?"

"Evet Işın... Aşk ya... Sevdim ben işi" dedi ve kapattı telefonu.

Aşk işte? İnsana tuhaf şeyler yaptırır...

Ama unutmayın aşk onu yaşadığınız kadardır...

Yaşamayı bilenedir aşk...

Aşkla kalın...

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.