• BIST 96.400
  • Altın 144,467
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 10 °C
  • Fenerbahçe... AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ!...
  • Zihni Göktay... TİYATROYA ADANMIŞ BİR ÖMÜR!
  • Seyyal Taner... 'BENDEN BAŞKA UZAYDAN GELMİŞ BİR STAR VAR MI?'
  • Fenerbahçe... AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ!...
  • Zihni Göktay... TİYATROYA ADANMIŞ BİR ÖMÜR!
  • Seyyal Taner... 'BENDEN BAŞKA UZAYDAN GELMİŞ BİR STAR VAR MI?'

'Sahibe'...BRODWAY'İN SIRADIŞI VE AYKIRI OYUNU İLK DEFA "ASMALI SAHNE"DE!..

'Sahibe'...BRODWAY'İN SIRADIŞI VE AYKIRI OYUNU İLK DEFA "ASMALI SAHNE"DE!..
Yönetmenliğini Elif Baş, yönetmen yardımcılığını ise Sinan Çatıkkaş'ın üstlendiği, Paul Wietz'in dünyada büyük ses getiren sıradışı oyunu "Sahibe", Brodway^den sonra Türkiye'de ilk kez "Asmalı Sahne"de tiyatro severlerle buluştu.

Haber ve röportaj; Mehmet KARADEMİR

Hayatın anlamını sorgulayan zengin bir iş adamının tesadüfen Sahibe Carol ile yollarının kesişmesiyle başlayan karanlık ihtiraslı ve komik bir aşk hikayesinin ortaya koyulduğu oyunda Petek Kırboğa, Muharrem Uğurlu, Tarık Köksal ve Tuğçe Tanış, performanslarıyla muhteşem bir oyunculuk örneği sergiliyor.

Oyunda sadist mazoşist ilişkiler yumağında insanın kişiliğinin ve aşkın farklı katmanları sert bir şekilde sorgulanırken, iki çiftin dokunaklı ve naif halleri aslında özünde herkesin aynı şeyi istediğini haykırıyor. Oyun, sevgi. peki, geçmişimizden korkularımızdan ve kendimizden kaçmayı bırakıp sevmeye ve güvenmeye hangi noktada başlayabiliriz ? gibi daha bir çok soruya da açıklık getiriyor.

Asmalı Sahnenin ilk prodüksiyonu olan Sahibe Bordway dan sonra ilk defa Türkiye’de Asmalı Sahne bu sezon boyunca izleyiciler ile buluşmaya devam edecek.

14-19 ve 25 Mayıs'da yeniden sahnelenecek olan oyunun biletleri şimdiden tükenmeye başladı bile.

Asmalı Sahne 2011 yılında “in your face” tarzı oyunların sergilendiği ,alternatif tiyatro sahnesi olarak kurulmuş.

2014 Kasım ayı itibari ile kurucuları Petek Kırboğa ve Muharrem Uğurlu tarafından , sahne ve gösteri sanatları alanında farklı performanslarında sergilendiği, bağımsız bir mekan haline getirilmiş.

Genco dizisi ile gönüllerde taht kuran ve sonrasında pek çok dizilerde başarılara imza atmış okullu oyuncu Mine Bıçakcı, tiyatronun halkla ilişkilerini yürütüyor.Sempatik ve içten tavırları ile tiyatronun göz bebeği olmuş oyuncuyu tiyatronun  bir sonraki projelerinde kendisini sıkça göreceğimiz kesin.

Asmalı sahne bugün , İstanbul’un tarihi dokusuna sahip , kurulduğu yerinde ; Tiyatro , Gösteri ve Sahne Sanatları performansları dışında, şiir dinletisi, akustik müzik konserleri, kısa film gösterimleri ve atölye çalışmaları gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yapmakta olup, Asmalı sahne misyonunu , “her şey sahnede” fikri üzerine kurmuş.

Bilinç altımızda olup da dışa vuramadığımız duygularımıza tercüman olan farklı konusu ile göz dolduran ve de Amerika’da büyük beğeni toplayan Broadway’in bu sıra dışı oyunu, İstanbul seyircisinden de bol bol övgü alıyor.

İlişkiler yumağında insan kişiliğinin ve aşkın değişik katmanları sert bir şekilde sorgulanırken, iki çiftin dokunaklı ve naif halleri aslında özünde herkesin aynı şeyi istediğini haykırıyor.Alternatif sahneler arasında dikkat çeken Asmalı Sahne ilişkilerde ‘güven’ meselesini ele alıyor.

Oyunun müziklerini geçen sene Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde ödül alan Orhan Enes Kuzu bestelemiş. Oyunda rol alan Tarık Köksal, Muharrem Uğurlu, Tuğçe Tanış ve Petek Kırboğa, seyircilere keyifli ve bir o kadar da düşündürücü bir zaman geçirmeyi vadediyor.Oyun eleştirmenler tarafından da geçer not alıyor.

Ekibin örnek uyumu hem oyunda hem dekorda hem de tiyatronun genel konseptinde ilk etapda hemen hissediliyor.

Oyun iyi seçilmiş, kurgusu ve iç dinamizmi gerilimli, düzeyli bir tiyatro yapıtı. Ekonomik gişe kaygısını taşımayan özellikle evli çiftleri iki saat boyunca çözümsel açıdan gergin, ama hoşnut edici diyaloglarıyla etkileyen bir oyun.

 Oyunun olumlu ve ilişkilerde çözümleyici oluşuna oyuncularında başarılı performansları eklenince ortaya güzel ve başarılı kompozisyonlarla çıkıyor.

ikili sahnelerde karakterler  sözlü atışmalarda kırılma noktasına sık sık ulaşmalarına karşın; kullanılan küfürler geride kalarak hiç göze batmıyor adeta oyunu zenginleştiriyor  ve de oyuncuların her biri doruklarda oyun esnasında adeta zirveye tırmanıyor.

Yönetmen Elif Baş’ın sahne dili çok başarılı ve oyunda kolektif bir başarı söz konusu. Dramaturjisi iyi yapılmış. Oyunun sahne tasarımı oyunun içeriğine ve görselliğine son derece uygun.Küçük bir sahne ve ışık tasarımı son derece başarılı.

Oyunun başarılı oyuncularından Petek Kırboğa, oyunda adeta devleşiyor. Hem dişi hem de masum haliyle kılıktan kılığa giriyor. Güzel fiziği asla oyunun önüne geçmiyor.Soluksuzca seyerediliyor.Muharrem Uğurlu ve Tarık Köksal’ı izlemek adeta tiyatro dersi alıyormuşcasına bir okul gibi. Tüm öğrencilerin izlemesi gerekir. Alezze karakterinde ki Tuğçe Tanış, oyunu ve mimikleriyle büğyüleyici bir kurgu sergiliyor, “Alezza karakterinin dünyasına girmek onu her haliyle anlamaya ve yansıtmaya çalışmak benim için oldukça eğlenceli bir keşifti. Prova sürecimiz bol kahkahalı ve eğlenceli geçti.Böylesine samimi bir ekiple çalıştığım için çok mutluyum “diyerek oyunun içine ne denli sindiğini bu kelimelerle ifade ediyor.

Oyun hem duayen oyunculardan hem seyirciden hem de eleştirmenlerden olumlu eleştiriler alıyor. Oyunu izlemeye gelenler arasında Enis Fosforoğlu, Arzu Yanardağ, Ece Vahapoğlu ve bir çok ünlü isim dikkat çekenler arasında.

Duayen tiyatrocu Enis Fosforoğlu’nun oyun sonunda ekibi sahnede kutlaması oyunu ne denli beğendiğinin bir göstergesi.

İkili ilişkilerde “güven” temasını işleyen oyunu sahneye uyarlayan Elif Baş, oyunun ortaya çıkış düşüncesi ve süreci ile ilgili magazinkolik.com editörü Mehmet Karademir'in oyun öncesi sorularını yanıtladı.

-Elif Hanım, neden bu oyun? Öncelikle bunu sormak istiyorum size.

-Güzel bir soru...Aslında bunun iki cevabı var. Birincisi pratik olmamız gerekiyor. Kısıtlı bir sahne ve kısıtlı imkanlar doğrultusunda haraket etmemiz gerekiyordu. İkincisi ise, bugüne kadar çoğunlukla hep politik oyunlar ön plana çıkarıldı.Biz farklı bir konuya el atmaya çalıştık, eğlendirici değil ama seyirci için radikal bir oyunu ele aldık. Aslında son zamanlarda dile getirilen "in your face" değil bu oyun aslında seyirciyi şiddetle değilde daha farklı bir şekilde şaşırtan bir oyun.Seyircileri şaşırtan bir oyun. Türkiye’de cinsellik hala bir tabu. Seyirciyi şaşırtmak istedik. Seyirci dekoru görünce bile şaşırıyor daha birinci dakikada ve gelen tepkiler çok güzel.

-Elif Hanım günümüz Türkiye tiytrosona baktığımızda kendinizi nerede görüyorsunuz? Bir farkınız var mı oyununuzun diğerlerinden? Varsa nedir bunlar?

Seyirciye hem çok yakın hem de çok uzak gelen bir konu.Cinselliği ele aldık sorguladık ama insanların gözüne de sokmadık. Oyunda hiç çıplaklık yok, abartı yok bu anlamda. Cinsellik içeren bazı oyunlar bazen konuyu bağayılaştırabiliyor. Biz dozunda seviyeli ve toplumumuza ters de düşmiyecek bir şekilde ele alarak konuyu, zaten farkımızı ortaya koymuş olduk.

-Maksadınız cinselliği bir obje olarak kullanıp, seyirciyi yoksa oyuna cekmek miydi?

Cinselliği obje olarak kullanabilirdim çok da müsait bir konusu var oyunun kullanabilmeye yönelik ama asla kullanmadım.Sevişme sahnesi bile karartılarak oyunlaştırıldı. Asla bayağılaştırmadık konuyu.

-Oyunla ilgili olumlu, olumsuz ne gibi tepkiler aldınız? Türkiye böyle bir konuya sizce hazır mıydı?

-Daha hazır mıydı? Şeklinde yorumlamadığım için buna bir şey diyemiyeceğim..Seyirci çok beğendi. Arada küfürlerden rahatsız olabilen belkide olmuştur. Ama asla rahatsız ve ireti edici ölçülerde değil konu.Oyun radikal bir konuyu ele almasına rağmen insanlar ağlayarak çıkıyor.Ne kadar marjinal olursanız olun kim olursanız olun insanların tek aradığı şey bu hayatta  samimiyet ve içten bir sevgi. Ben bunu bu oyunda ortaya çıkarmaya çalıştım.

-Muhafazakar bir kanatdan oyununuza eleştiri geldi mi hiç? Yoksa bu oyundan haberdar değiller mi?

Sanırım haberdar değiller yada tepki vermediler. Bugüne kadar bir eleştiri almadık. Benim öğrencilerimde de var muhafazakar düşüncede olanlar. Onları da gönderiyorum oyuna.İlk başta tepkileri oluyor tabiki ama daha sonar çok da olumlu yaklaşımlarla da eleştirileri olabiliyor.Biz bu oyunu İngiltere, Amerika da ki gibi sergilemedik. Sansürleyerek sahneye koyduk..Bu anlamda rahatsız edici bir durumun olduğunu sanmıyorum.Aksine son derece olumlu ve güzel tepkiler geliyor.

-Bu oyunu sansürleyerek ortaya koyarken, "özgürlüğüm kısıtlanıyor, istediğimi yapamıyorum" duygusuna kapıldınız mı?

-Tam tersine daha da mutlu oldum aslında.Daha bir içime sindi ve daha bir yaratıcı durumum ortaya çıktı. Sansürleyerek daha bir estetiksel duruma getirdiğimi düşünüyorum.Bizim bir seyircimiz var.Ülkemizin yapısını dikkate alarak oyunu sahneye koydum. Ben bu oyunu Amerika’da sahneye koysaydım o ülkenin durumuna gore daha farklı bir şekilde sahneye koyardım.Bu nedenle bu durumdan hoşnutsuz değilim tam aksine mutluyuym.

-Yurt dışında seyretiğiniz bu oyunu, ortaya koyduğunuz oyun ile karşılaştırdığınızda, “keşke bu sahneyi şöyle yapsaydım bunu böyle yapsaydım” dediğiniz eksiklikleriniz oldu mu?

-Sahnemiz çok küçük, finansal boyutumuz istediğimiz gbi olmamasına rağmen, elimizdeki kısıtlı imkanlarla yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum.Sahne küçük olduğu için objeleri çok daha iyi kullandığıma inanıyorum.Daha bir samimi oldu aslında. Ben yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımızla ekibimin arkasındayım ve bunu en iyi şekilde başardığımıza inanıyorum.

-Oyunun dekoru için dışarıdan lojistik destek aldınız mı, yoksa tasarım tamamen size mi ait? Oyununuzun sponsoru var mı?

-Dışarıdan hiç bir destek almadık. Tamamen tasarım bize ait. Kısıtlı bir sahne. Köle effendi ve güç ilişkisini yansıtabilecek objleri en iyi şekilde kullandık. Aynalar bir kimlik arayışı. Gönül isterdi ki daha büyük aynalar ve daha pahalı objeler kullanabilelim. Ama yine de kısıtlı imkanlarla sahneyi çok iyi kullandığımıza inanıyorum. Sponsorumuz yok fakat bundan sonraki projelerimizde sponsor arayışına gireceğiz.

-Oyun Asmalı Sahne dışında, İstanbul ve Anadolu’da da tiyatro severlerle buluşacak mı? Festivallerde size görebilecek miyiz.

-Tabiki projelerimiz var. Görüşmelerimiz devam ediyor. Netleşince oyun takvimimizi tiyatro severlerle paylaşacağız.

-Bundan sonar ki projeleriniz neler? Çok başarılı Türk Tiyatro yazarları var. Bunların eserlerinden de sahneye oyun koymayı düşünüyor musunuz?..

-Sahibe konseptinin dışında da oyun projelerimiz tabiki olacak. Çok başarılı eserler var ülkemizde.Ben bu senaryo uyarlama işinin bir ekip işi olduğunu düşünüyorum.Ekibin senaryayoya katılımı ile de çok başarılı işlere imza atacağımızı size söyleyebilirim.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.