• BIST 104.697
  • Altın 146,590
  • Dolar 3,4725
  • Euro 4,1668
  • İstanbul 37 °C
  • Ankara 33 °C
  • Deniz Eke… TÜRKİYE BİKİNİ FİTNESS ŞAMPİYONU OLDU!
  • AVRUPA ŞAMPİYONASI’NA ÜNLÜLERDEN DAVET!!!
  • Jelena Karleusa... BEŞİKTAŞLILARIN YENGESİ DURDURULAMIYOR!...
  • Deniz Eke… TÜRKİYE BİKİNİ FİTNESS ŞAMPİYONU OLDU!
  • AVRUPA ŞAMPİYONASI’NA ÜNLÜLERDEN DAVET!!!
  • Jelena Karleusa... BEŞİKTAŞLILARIN YENGESİ DURDURULAMIYOR!...

Yeliz... "HİÇBİR TESADÜF TESADÜF DEĞİLDİR" !...

Yeliz... "HİÇBİR TESADÜF TESADÜF DEĞİLDİR" !...
Uzun zamandır ortalarda yoktu Yeliz. Özgür Aras tarafından yavaş yavaş başlatılan promosyon çalışmalarının ardından, bir yarışma programında gösterdiği harika performans ile hemen ardından da çıkardığı muhteşem albüm ile alkışladık onu. İşte Yeliz'le i

Sohbetimize başlarken, "Haykırdım Sessizce" nin öyküsünü alabilir miyiz?

"-Çok teşekkür ederim. Röportaja gelen bütün arkadaşlarımın sohbetin başında bu kadar güzel cümle ile başlaması beni çok mutlu ediyor. Önce Allah'ıma çok teşekkür ederim ki eften püften bir şey olmadı. Sonrada ekip demiyorum ben onlara, bütün dostlarıma teşekkür ederim. Aslında bütün şarkıların öyküsü birbirine geçmiş durumda. Çünkü şarkıların sahibi canım arkadaşım Tamer Gürsoy. Çok iyi arkadaş, dost olduk. Çünkü biliyorsunuz şarkılar alınır, verilir. Sadece stüdyo zamanında bir görüşme olur ama bizde öyle olmadı. Biz hep konuşuyoruz, yemekleri gidiyoruz, tatlı tatlı kavgalar ediyoruz ve yerlere yatıyoruz gülmekten. Dünya şekeri bir insan. Allah tam kalbime göre insanlar çıkardı karşıma. 6 şarkıda onun. "Haykırdım Sessizce"de onlardan bir tanesi. Birbirimizi hiç tanımıyorduk. Özgür bana kaset yapıcaktı. Betül Demir'in cdsinde dinledim Tamer'in şarkısını ve çok beğendim. "Kim bu" dedim. Tamer Gürsoy dediler. Tamer'de şarkılarını yapmış ama uzun zamandır kimseye vermemiş. Harcanacak diye kıyamamış. İyi bir sanatçının okumasını istiyormuş. Hiç bir tesadüf, tesadüf değildir lafı çok doğru. Ben Kokoş'ta çalışıyordum. O da beni izlemeye geldi. Zaten sesimi de çok beğeniyormuş. 6 şarkı birden aldım. Her birini dinledikçe çok beğendim ve herkes zannetti ki "Haykırdım Sessizce"yi ben yaptım.Çünkü hayatımı çok iyi anlatan bir şarkı. Bütün şarkılar öyle aslında. Zaten Tamer bana "Tanısam bu kadar üzerine oturur" dedi. "

**Biz albümü dinlediğimizde, yüreğimize damga vuran, hatta defalarca dinlediğimizi bir şarkı var. "Ağla Kalbim"?

"-O şarkıyı ben de ağlayarak okudum ve stüdyoya girip ilk okuduğum şarkıdır. Bu şarkı da Tamer'den aldığım bir şarkı. Albümde bir tek Semih'le düet yaptığım "Dön Ne Olur" var. O şarkı da Selahattin Erhan'a ait. Diğer bütün şarkılarım Tamer' e ait. "

**Albümde bir çok ünlü sanatçı vokal yaptılar, emeklerini ortaya koydular. Biz anlatmayalım siz anlatın. Kimdi bu isimler ve bu isimlerin hepsini nasıl stüdyoya koyup vokal yaptırdınız?

"-Çok güzel bir şeydi bu benim için ve kolay olmadı. Aslında hepsi benim yıllardır arkadaşım. Dödüğüm zaman hepsi beni kucaklayarak karşıladı. Sanatçı arkadaşlarımın yanı sıra basından, televizyondan arkadaşlarım da beni sanki bir cam fanustayımda kırılmayayım diye ilgi, sevgi, şevkat göstererek karşıladılar. Benim hiç kimseye bir kötülüğüm yok. Birinin ayağını kaydırmam, fesatlığım, göz kaymam hiç bir zaman olmamıştır. "Şarkı Söylemek Lazım" yarışmasında bir araya geldik ve albümde yarışmanın ortasında hazırlanmaya başladı. Zaten girecektik ama o zamana denk geldi. Sadece bir rica ettim hepsine ve hiç biri kırmadı beni. Bu isimleri de hemen saymaya başlayayım. Bir kere sadece albümümde vokallik yapan değil benim dönüşümle ilgili dönme kelimesinin D harfinin çizgsinden itibaren benim yanımda olan Yonca Evcimik. Herşeyi ile bana destek. Ona nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Canım arkadaşım Metin Özülkü, "Haykırdım Sessizce"de müthiş bir vokali olan Hakan Aysev, dünya şekeri, efendisi Suat Suna, deli çocuk Ferda Anıl Yarkın, canım arkadaşım Demet Sağıroğlu, "Şarkı Söylemek Lazım"da tanıdığım dünya tatlısı Zeynep Dizdar, canım kardeşim Betül Demir, yakışıklı Timuçin, aranjeleri yapan aynı zamanda vokalde de bulunan Caner Tefecik ve tabii ki canım Semih Saygıner var. Vokalde olmasalar bile stüdyoya gelen arkadaşlarım var. Melike hep yanımızdaydı. Zeynep Tokuş evinde dolma yaptırıp getirdi. İnşallah unuttuğum kimse yoktur. Herkese çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz destek oldular. Bu arada yine bana her konuda destek olan canım arkadaşım Emel Müftüoğlu İstanbul dışında olduğu için gelemedi. Harun Kolçak 40 derece ateşle yatıyordu onun için gelemedi. Yaşar konserlerdeydi gelemedi. Ege stüdyodaydı gelemedi. Gelemeyen bir sürü arkadaşım var. "

** Bu Yeliz'in insani ilişkilerindeki başarısı mıdır?

"-Galiba öyle. Ben iyi bir insanım. Ben kendimi çok seviyorum. Çok saygım var kendime. Ben karşımdakinden nasıl bir davranış bekliyorsam aynen öyle davranırım. Olduğum gibi ve içtenim. "

** Şarkı Söylemek Yarışması'nda koçluk yaptığınız Semih Saygıner "Dön Ne Olur" parçasında size düet yapmış. Çok da güzel olmuş. Fikir kimindi?

"-Özgür'den çıktı. Ben boşuna "küçük dev adam" demiyorum ona. Devlerin kalbi de çok güzel olduğu için öyle dedim ona. O fikre bayıldım zaten. Hemen Semih'e söyledim. O da "olur" dedi. Şarkıyı ikimiz de bilmiyorduk ama, emin olun Semih benden daha önce öğrendi şarkıyı. İlk stüdyo denemesini de sabaha karşı 3-4 gibi yaptı. "

** Şarkı Söylemek Lazım yarışmasının en başarılı isimlerinden biri hiç kuşkusuz Semih Saygıner'di. Semih Saygıner yetenekli olmasına yetenekliydi de, başarısındaki en büyük paylardan biri bize göre sizdiniz. Sizce siz iyi bir koç muydunuz?

"-Semih çok yetenekli ve işine çok saygı duyan birisi. Onun için o konuda çok uyuştuk. Semih şarkı söyleyebiliyordu fakat, duygu katamıyordu. Ben onun içindeki duyguyu çıkarmasını ve şarkıya katmasını sağladım. Şarkıyı özgürce, yüreğinden geldiği gibi okuması gerektiğini sağladım. Sahnede de vücudu, yüreği nasıl istiyorsa öyle hareket etmesi gerektiğini sağladım ve bunun için de bence ben iyi bir koçtum. 5 hafta boyunca 1. olan bir insan kötü bir koç olamaz. Benim için halen de 1. Semih'tir. 100 milyarı kazanamadık ama 70 milyonun sevgisini kazandı. "

** Şarkı Söylemek Lazım özellikle sansasyonlarıyla gündem yaratmış bir yarışma oldu. Tüm yarışmacılar bir şekilde juri ile kapıştılar. Juri ile tartışmayan sizdiniz. Nasıl başardınız bunu?

"-Biz olduğumuz gibiydik. Yarışmanın formatı şarkı söylemekti. Bizde en başında Semih'le beraber konuştuk. Biz sadece şarkı söyleyeceğiz, çalışacağız, ikimizde çok kokoşuz kıyafetlerimize dikkat edicez diye anlaştık. Biz bu yarışmayı keyifli tarafından aldık. Öyle durduğumuz için de jüri bize hiç bir şey söylemedi. Jürinin üzerinden prim yapmak gibi ufak beyinlerle işimiz olmadı. O benim gibi bende onun gibi olduğum için çok uyumlu bir çift olduk. Ne jüriyle ne ordaki yarışmacılarla bir alıp veremediğimiz olmadı. Benim tüm amacım jüriden 60 puan almaktı. Zaten finalde de bunu gerçekleştirerek 60 puan aldık. Belkide halk jüriye tepki göstermek amacıyla bize 60 puan verdi diye oylarını kestiler. "

** "Yalan" şarkısı yüzünden Ferhat Göçer'e biraz sitem etmiştiniz. Son durum nedir. Ferhat Göçer sizi arayıp albüm için tebrik etti mi?

"-Bazı şarkılar vardır ve o kadar çok okuyanla özdeşleşmiştir hatta marka olmuştur o söyleyenin önüne geçmiştir. "Bu Ne Dünya Kardeşim" şarkısıda artık bir Yeliz şarkısından çok marka olmuş, benim önüme geçmiş bir şarkıdır. "Yalan" da böyle bir şarkı. Özellikle yarışamada Semih'le söyledikten sonra şarkı BOM diye patladı. Sokaklarda anneler çevirip "Çocuklar bu şarkıyı biliyorlardı ama senin söylediğini bilmiyorlardı. İnternetten eski versiyonunu indirdiler" diyorlar. Bu benim için çok güzel bir duygu. Ben olsam bu kadar sahipli bir şarkıyı okumak istemem. Çünkü bana faydası olmaz. Ona da hiç bir faydası olmaz. Bir de ben beğenmedim. Albüm için arayıp tebrik etme gibi bir şey de olmadı. Nerdee öyle şeyler. Aslında mesela Ege albüm yaptığı zaman ben çok beğenmiştim ve arayıp tebrik etmiştim. Özel olarak bana kimse telefon açıp albümünü aldık, dinledik, harikaydı demedi. Böyle bir şey de beklemiyorum. Çünkü benim Ege'ye telefon açıp tebrik ettiğim zamanlarda çok boş vaktim vardı. Şu anda bütün arkadaşlar bir koşuşturma, bir hayat mücadelesi içinde. Onun için bu konuda hiç kimseye bir sitemim asla olmaz. Zaten ben Ferhat Göçer'le hiç tanışmıyorum. Öyle bir şeyde yapmadı, yapacağını da sanmıyorum. "

** Şimdi küçük dev adama gelelim. Biz Özgür Aras diyelim gerisini siz getirin...

"-İnanılmaz bir yürek. Kocaman bir kalbi var ve o kalbin içi iyilikle, şevkatle, vicdanla dolu. O küçücük boyu ile korkunç bir zeka, beyin var. Onun ben zekasına ve beynine hayranım. Şu anda menejerim diye demiyorum bunları, o da bilir. Çok eskiden beri tanıyorum. İnanılmaz güzel bir elektriği var. Onu böyle içime sokasım geliyor, o kadar çok seviyorum onu. Çok çalışkan, pratik zekalı biri. Bende ki yeri çok başka. Özgür deyince burnumun direği sızlıyor. Herşeyden önce basın bültenimde bir yazı yazmış, onu ben okuduğum zaman saatlerce ağladım. Bir insan, bir insana olan inancını ve inanarak yola çıkışını ancak bu şekilde anlatır. Bana böylesine inandığı için, arkamda ve yanımda durduğu için ona çok teşekkür ederim. "

** Küçük Dev adamı konuşup Yoncimiği konuşmamak olmaz değil mi? Yonca Evcimik diyelim bu kez de gerisini yine size bırakalım?

"-Ah ah ah... O benim canım. Bak ağlarım şimdi. Zaten Bodrum'da çok özlüyorum onu. Hakikatten aynı pencereden bakan o kadar çok yanlarımız var ki. Bir kere ikimizde hayvan delisiyiz. Hayvanlar için yapmayacağımız şey yok. Aynı şeylere yüreğimiz burkuluyor, aynı şeylere vicdanımız sızlıyor. Dünya'nın en vicdanlı, en sevgi dolu kalbini taşıyan insanlardan biri ve benim en yakın dostlarımdan bir tanesi. İyi ki varlar. Allah herşeyi onlara gönüllerinin istediği gibi versin. Bizim burada kendimize ait bir dünyamız var. Etliye sütlüye karışmayız. Yonca ile evlerimiz de çok yakın. Bütün bunların başlangıcını ve bir araya gelmemize sebep olan Fikret diye çok yakın bir arkadaşım var. Onunda çok emeği var. Onu da öpüyorum ve teşekkür ediyorum. Bir de bu kare as'ın içinde Esra'yı da saymadan geçemeyeceğim. O da çok yakın dostum ve arkadaşım. Onun dışında genel açılışların haricinde çok büyük arkadaşlarımız dostlarımız yok. Kendi dünyamızda hayvanlarmızla geçiyor. Akşam yemeklerimiz, ev toplantılarımız, yürüyüşlerimiz, pazar sabahları kahvaltılarımız var.

Son olarakta şunu söylemek istiyorum; ben iyi bir şarkıcıyım, iyi bir yorumcuyum. Yıllarca beni yollarda çevirip veya karşılaştığım yerlerde "Hadi neden kaset yapmıyorsunuz, niye çıkmıyorsun, neredesin" diyenler, lütfen sadece 10 YTL. Mademki beni bu kadar özlediniz lütfen cdye para verip alın. İnternetten indirmeyin de bana olan sevginizi şöyle bir gösterin. Size de çok teşekkür ediyorum çok güzel bir sohbetti."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.