• BIST 104.977
  • Altın 146,309
  • Dolar 3,5122
  • Euro 4,1828
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C
  • Deniz Eke… TÜRKİYE BİKİNİ FİTNESS ŞAMPİYONU OLDU!
  • AVRUPA ŞAMPİYONASI’NA ÜNLÜLERDEN DAVET!!!
  • Jelena Karleusa... BEŞİKTAŞLILARIN YENGESİ DURDURULAMIYOR!...
  • Deniz Eke… TÜRKİYE BİKİNİ FİTNESS ŞAMPİYONU OLDU!
  • AVRUPA ŞAMPİYONASI’NA ÜNLÜLERDEN DAVET!!!
  • Jelena Karleusa... BEŞİKTAŞLILARIN YENGESİ DURDURULAMIYOR!...

Zerrin Özer... 2-3 KİŞİNİN YARDIMI OLMADAN YÜRÜYEMİYOR!

Zerrin Özer... 2-3 KİŞİNİN YARDIMI OLMADAN YÜRÜYEMİYOR!
Zerrin Özer, Sabah Gazetesi'nden Ömer Karahan'la özel bir röportaj gerçekleştirdi. Uzun zamandır tekerlekli sandalyeye mahkum olan Zerrin Özer, Tayyip Erdoğan'la olan yakınlığından ötürü aldığı eleştirilere kadar her şeyi açık yüreklilikle anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Başbakanlığı döneminde yardım talebinde bulunan ve sonrasında TRT'de program yaptığı için eleştirilen Zerrin Özer: "Cumhurbaşkanımıza müteşekkirim. O ciddi bir müziksever.

Kendisinin döneminde program yapmaya başlamam, sanatıma gösterilen saygıyla bağlantılı. Erdoğan insanlara karşı öyle samimi ki, kim ondan bir şey arzu etse, onu yapacak yürekte bir insan!"

"40 yıldır şarkı söyleyen bir insanım. TRT'nin çıkardığı bir sanatçıyım. Ben ve benim gibi sanatçılar tabii ki bu ekranlarda program yapmalı.

Cumhurbaşkanımız'a müteşekkirim, ciddi bir müzikseverdir kendisi. Kendilerinin döneminde program yapmaya başlamam, benim sanatıma gösterilen saygıyla bağlantılıdır. O güne kadar yapmamış olmam da önceki yönetimlerin ayıbıdır. Benim tek sermayem sesim. Buna kıymet veren herkes başımın tacıdır."

"Cumhurbaşkanımız, insanları idrak eden ve o kadar iyi tanıyan biri ki... Değere değer veriyor. Ben hayatım boyunca insanlara hiçbir şekilde ne etnik kimlik, ne de herhangi bir şey olarak yaklaşmadım.

Benim için sadece insan olması çok önemli ve yeterli. Keşke onlar da benim gözümden Cumhurbaşkanımızı görseler, benim tanıdığım şekilde tanısalar... Ben bu kadar vefalı, yakın, sıcak, hümanist bir insan görmedim. Ben Turgut Amca'mı (Özal) çok sevdim. Nurlar içinde yatsın.

Bir de Sayın Erdoğan'ı çok seviyorum. Bu benim için nelere mal oldu biliyor musunuz? Bütün konserlerim durdu, Ege'de bütün konserlerim kalktı."

DOKTORUN HEYECANI YÜZÜNDEN TEKERLEKLİ SANDALYEYE MAHKUMUM

Yıllar önce Almanya'da yaşarken havalimanında düşmüştüm. Birkaç film çektirdim, 'Biraz sıkışma var' dediler. Sonra üstüne bir daha düştüm. Zaman zaman ağrı yapıyor, zaman zaman geçiyordu. Bir süre sonra-benim çok büyük bir köpeğim var- gece lavaboya kalktım ve ona takılıp bir kez daha, çok kötü bir şekilde düştüm.

Birkaç gün geçti, baktım ağrıya dayanamıyorum, gözyaşlarım durmuyor. Etrafımdakiler 'Durma, hemen hastaneye git' dediler. Aslında en son noktaya gelmeden hastaneye gitmem ben, kendime hiç bakmam. Neyse... Doktora gittik, film çektiler; disk patlamış, sinire yapışmış. Doktor "Hemen ameliyata almamız lazım sizi" dedi.

Başka bir doktor da aynısını söyledi. Sonra beni bu duruma sokan o doktor beyefendi geldi. "Biz bu ameliyatı hep yapıyoruz, ertesi gün kalkıp yürüyorlar, yemek yapıyorlar" falan dedi. Sürekli aspirin aldığım için ameliyat öncesi bırakmam gerekiyordu, bu yüzden bir hafta ameliyata giremedim.

Ama böyle bir işkence yok; sürekli ağlıyorum. Sonra ameliyat oldum, çıktım ve kendime geldim. Yürütmek istiyorlar beni fakat çok daha beter bir ağrı saplandı. Sonra doktor geldi yanıma; "Zerrin Hanım size bir şey söyleyeceğim" dedi. "Tabii buyurun" dedim. Doktor, "Zerrin Hanım ben bu işi beceremedim" dedi. 

"Çok heyecanlandım" dedi, hiç anlatmaya değer görmeyeceğim, bir doktorun söylemeyeceği şeyler söyledi. 'İsminizin büyüklüğü', 'Heyecanlandım' gibi cümleler kurdu. Böyle bir şey olur mu? Ardından "Zerrin Hanım içeride parça kalmış, yarın sizi tekrar ameliyata alacağız" dedi.

Neşter kırılmış, onu almak için çok uğraşmış, orada omurilik olduğu için onun altından almaya çalışmış vs...

Ertesi gün tekrar uyandım ve yine ağrıdan duramıyorum. Bu sefer de "Hemen çivi takalım" dediler. Dedim ki, "Artık onları görmek istemiyorum, lütfen yanıma gelmesinler. Ben artık bu hastaneden gidiyorum." Ve o şekilde hastaneden ayrıldım.

Bir ay daha böyle bekledikten sonra başka bir doktor beni ameliyat etti. Altı tane çivi taktılar, o çiviler iyi duruyor fakat yürüme kasım zedelendiği için şu anda ben yürüyemiyorum ve sağ bacağımı kaldıramıyorum.

Ablam fizyoterapist, altı ay bana her gün, iki saat terapi yaptı. Affedersiniz, birkaç kişiye tutunarak sadece lavaboya gidebiliyorum

 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.