• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • SMA hastası Ece… TÜM TÜRKİYE SEFERBER OLDU!
  • Fenerbahçe... AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ!...
  • Zihni Göktay... TİYATROYA ADANMIŞ BİR ÖMÜR!
  • SMA hastası Ece… TÜM TÜRKİYE SEFERBER OLDU!
  • Fenerbahçe... AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ!...
  • Zihni Göktay... TİYATROYA ADANMIŞ BİR ÖMÜR!

KRALDAN ÇOK KRALCILAR, GAZETECİDEN ÇOK GAZETECİLER!..

Nurcan SABUR

 

Sosyal medyada herkesin kendi sayfasını yönetmesiyle ortaya bir gazetecilik özentisi çıktı ki sormayın gitsin!..

Girin facebook’a, Twitter’a ya da Linkedin’e veya İnstagram’a  herkes herşeyi, kendilerine ait olmayan bilgileri adeta gazetecilik oynayarak fütursuzca paylaşıyor…

Allah uzun ömürler versin Kenan Işık’ın, Metin Akpınar’ın; rahmetlerine kavuşmadan önce, Zeki Alasya’nın, Nejat Uygur’un kaçar kez Arabesk şarkıdaki gibi “Ölmeden mezara koyulduğunu” hatırlayanınız var mı?

Bir başıbozukluk, bir yalancılılk furyası sarmış ki sosyal medyayı aman Allahım…

Bu satırların yazarı 37 yıllık magazin gazetecisi Nurcan Sabur’a sorsanız; “Gazeteciliğin, özellikle magazin gazeteciliğinin şu anda habersel anlamda en büyük sorunu nedir diye; Size hiç düşünmeden şu yanıtı verirdim;

MAGAZİNKOLİK’DE OKUMADIYSANIZ DOĞRU DEĞİLDİR…

-Kesinlikle en büyük sorunumuz  kaynak sorunu… Sosyal medyada o kadar fazla sorumsuzca yalan haber üretiliyor ki, bunlara kurban ya da ayna olmamak bir gazetecinin günümüz ortamında en büyük sorunudur… Doğru habere ulaşmak; büyük bilgi kaynağı ister, tecrübe ister ve umulmayacak kadar önsezi ister… O nedenle 9 yıldır aslanlar gibi habercilik yapan magazinkolik.com’un en önemli sloganı belki de budur; “Magazinkolik’de okumadıysanız doğru değildir…”

Durum böyleyken,  bazı  gazetecilikle alakası dahi olmayan popülist ulusal basın’ın bir kısmının başlattığı bir kampanyaya bugüne kadar birçok yalan haberin doğrusunu magazinkolik’den öğrenen okurlarımız, “linç modası”na uyarak bir haberimize eleştiriler yağdırmaya başladılar…

Neymiş efendim Münir Özkul’un hasta yatağında fotoğrafları yayınlanmış… Ve nasıl olurmuş da;

Bu fotoğraflar medyaya servis edilirmiş?...

Arkadaşlar o fotoğraflar öncelikle medya tarafından çekilmiş gizlisi saklısı olan fotoğraflar değil… Bizzat büyük ustanın eşi ve kızının onayıyla basına yayınlansın diye gönderilen resimler…

Ve eğer “gazeteciysek” ve işimizin gereğini yapıp mesleğimize ihanet etmiyorsak o fotoğrafları yayınlamak zorundayız. Neden mi? Allah şifa ve uzun ömürler versin Münir Özkul kamuca bilinen, toplumun tanıdığı bir sanatçıdır… Ve bu fotoğrafların yayınlanmasında gerek haber alma özgürlüğü, gerekse haber yayma özgürlüğü açısından KAMU YARARI vardır…

Siz bir cerraha, “o neşteri sağ elle tutmuyorsunuz?” ya da uçak pilotuna “Nasıl olur da tirübülansa girersin?” gibi onun işine karışacak eleştiri yapamazsanız, bir gazeteciye de “neden görevini yapıyorsun?” diye soramazsınız…

Hele bazı eleştirilerin sanatçı kesiminden gelmesi, akıl alabilecek bir densizlik değildir… Hele hele biz şu restauranta kafa çekmeye gittik ama siz gazeteciler bunu haber yapmıyorsunuz” diye göya bizi eleştirenlerin “Vay biz hocamızı böyle görmek istemeyiz, onu iyi hatırlamak isteriz” şeklindeki saçmalıklarını siz sağduyulu olan “Haber alma anayasal bir haktır” şeklinde ki yasaya dayanan tüm okurlarımıza havale ediyorum…

Tarih, Atatürk gibi, Hitler gibi, Churcil, Ecevit gibi büyük şahsiyetlerin hasta yataklarında çekilmiş fotoğraflarıyla doludur… Bu fotoğrafları gören kaç kişi acaba “Aaaa  biz Atatürk’ü hasta yatağında gördük, artık biz Atatürkçü olmayalım” dedi…  Ama tehlike büyük tabii; Kimbilir şimdi kaç kişi hasta yatağında resmini gördü diye Münir Özkul ustayı sevmekten vazgeçecek onu yüreğinden çıkaracaktır!..

Zaten yaptığımız habere yazılan birkaç kendini bilmez eleştirinin dışında, sayısı kat be kat fazla olan aklı selim okurlarımız büyük ustaya geçmiş olsun dileklerini ilettiler…

Bu arada düştükleri çukurdan çıkmak için son bir hamle yapmak isteyen bazı kişiler de “İyi ama sizin babanız, ananız o durumda olsa resmini yayınlar mıydınız diye soracaklardır…

Onlara cevabım, ne anam, ne babam; eğer insanlar merak ediyorlarsa, ve yayınlanmasında toplum yararı varsa aynı durumdaki, hatta son nefesimi verirken ki  fotoğrafımı yayınlayabilirsiniz diye bu sayfadan vasiyet ediyorum…

Daha da ötesi bir gazeteci olarak, şuanda durumu tamamen meçhul olan bir Kenan Işık’ın tek bir kare fotoğrafını çekmek ve tabii ki yayınlamak için ömrümden birkaç gün vermeye hazırım!...

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.