30. Bedia Muvahhid Ödülleri... SAHİPLERİNİ BULDU!

30. Bedia Muvahhid Ödülleri... SAHİPLERİNİ BULDU!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ve Türk Kadınlar Birliği İstanbul Şubesi’nin 40. Genç Günler kapsamında ortaklaşa düzenlediği 30. Bedia Muvahhid Ödülü sahiplerini buldu.

30. Bedia Muvahhid ödül töreni, Uğurtan Atakan yönetiminde 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde gerçekleştirildi. 


Hümay Güldağ’ın sunduğu törene Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Emrah Özertem, Berna Adıgüzel, Müdür Yardımcısı Berna Beyazkılınç Tezcan ve Türk Kadınlar Birliği İstanbul Şubesi Başkanı Selma Durak’ın da aralarında olduğu sanat camiasının önde gelen isimleri katıldı.      

Ödül töreninde bir konuşma yapan Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, sözlerine konukları selamlayarak başladı: 

“Saygıdeğer konuklar, değerli yol arkadaşlarım, sevgili gençler,
Bugün burada, İstanbul Şehir Tiyatroları ve Türk Kadınlar Birliği iş birliğiyle, 30.’sunu gerçekleştirdiğimiz Bedia Muvahhid Ödülü için bir aradayız. Bu ödül, yalnızca bir başarıyı değil, bir mirası taşır.

Bedia Muvahhid, sahneye çıktığında sadece bir rol oynamıyordu; bir yolu açıyordu. Bugün o yolda yürüyen genç kadın oyuncularımız, cesaretin, emeğin ve var olma iradesinin temsilcileridir.

Bedia Muvahhid’in açtığı yol, yalnızca sahneyle sınırlı değildi. O, bir kadının kamusal alanda var olmasının, kendi sesiyle konuşmasının ve kendi hikâyesini anlatmasının mümkün olduğunu gösterdi. Bugün hâlâ o ilk adımın yankısı sürüyor. Her sahneye çıkan genç kadın oyuncu, biraz da o cesaretin devamıdır. Bu yüzden bu ödül, geçmişe bir saygı duruşu olduğu kadar, geleceğe verilmiş bir sözdür. Onları yürekten kutluyorum.

Bu yıl aynı zamanda 40. Genç Günler’i gerçekleştiriyoruz. Ve bu yılın sorusu hepimize yöneltilmiş güçlü bir sorudur: Hazır mıyız? Değişime, dönüşüme hazır mıyız? Büyük bir fırtına ile karşı karşıyayız. İnsanlık, kendi yarattığı hızın içerisinde savruluyor.

Teknoloji, dijital dünya ve yapay zekâ hayatımızda artık sadece bir araç değil, hayatın kurucusu hâline geliyor. Peki biz, bu yeni dünyada insan kalmaya hazır mıyız? Duygularımızın, hafızamızın, vicdanımızın yerini hiçbir şey dolduramaz. İşte sanat tam da bu yüzden vazgeçilmezdir.
Çünkü sanat, insanın iç sesidir. Ve o ses sustuğunda geriye sadece gürültü kalır. İnsanoğlu bir yandan da iklim kriziyle yorulan bir dünya ve savaşların gölgesinde eksilen hayatlarla mücadele etmek zorunda kalacak.
İşte bu yüzden tekrar soruyoruz: Hazır mıyız? İnsan, fark etmediği bir şeye hazırlanamaz.
Farkındalık, hazırlığın ilk adımıdır. Biz, İstanbul Şehir Tiyatroları olarak bütün bunlara bir parantez açıp farkındalık yaratmak istedik.
Genç sanatçılar… Bugün ödül alan bu güçlü kadınlar sadece sahnede değil, bu çağın içinde de söz söyleyecekler.

Onlar geleceğin tanıkları değil, onlar kurucuları olacaklar. Biz de onların yanında duracağız. Çünkü biliyoruz ki; sanat, karanlıkta yakılan bir ışıktır. Gençlik, o ışığın taşıyıcısıdır. Ve kadınlar o ışığı büyüttüğünde dünya değişir.
Bu gece burada olmayı tercih ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Ardından usta oyuncu Ani İpekkaya, Bedia Muvahhid ile olan anılarını ve tiyatro yaşamından unutamadığı deneyimlerini seyircilerle paylaştı.

Ardından ödül konuşması için söz alan Elif Verit:
“Çocukluğuma dair hatırladığım çok az şey var. Onlardan biri: Annemin el emeği göz nuru dantel masa örtüsünü kendime dolayıp evde deliler gibi şarkı söylediğimi ve insanlar büyüyünce ne olacaksın dediklerinde önce dansöz olmak istediğimi söyledim.

Bunu her söylediğimde babam salondan utanarak çıktı ve neden çıktığını hiç anlamadım. 
Sonra Ayşen Gruda olmak istedim, Perran Kutman olmak istedim, arkeolog olmak istedim, pilot olmak istedim. Pilot olmak istediğimde babam boyun çok kısa, ayağın frene ve gaza ulaşmaz dedi ve ben ona inandım. 


Bunun dışında itfaiyeci olmak istedim. Hepsini oldum. Daha olmak istediğim çok şey var. Sevgili yönetmen ve yönetmen adaylarıma “ben burdayım”.
Ayşegül İşsever telefonda bana bu ödülün verileceğini söylerken öyle güzel şeyler söyledi ki her zaman kalbimde olacak.

Öncelikle Genel Sanat Yönetmenim Ayşegül İşsever’e, Türk Kadınlar Birliği’nden Selma Hanım’a, Uğurtan Bey’e, beni yalnız bırakmayan canım arkadaşlarıma, canım aileme, canım kardeşlerime, tüm aileme, Bedia’ya, çok teşekkür ederim” dedi.
Ödülün diğer sahibi Gizem Akkuş ise konuşmasında:

30-mediamuvahhidodul-1.jpg
“Çocukluğumda en çok hatırladığım şey annemin Şehir Tiyatroları’nda oyun izlemeye götürdüğüydü. Tiyatroyla böyle tanıştım. Sanırım o zaman hayalini kurmaya başladım bu sahnede olmanın.

2014 yılında Kerbela oyunuyla bu kuruma adım attığımda tiyatronun tabelasının altında o kadar büyük bir heyecan yaşamıştım ki bu ödül tekrar o heyecanımı hatırlattı. 
Beni bu ödüle layık gören Türk Kadınlar Birliği’ne, Genel Sanat Yönetmenimiz Ayşegül İşsever’e, emekli sanatçımız Uğurtan Atakan’a, herkese çok teşekkür ederim” dedi.

Tören, Koro Şefi Gülsen Yavuzkal yönetimindeki Uluslararası Koral İstanbul konseriyle sona erdi.


 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.