Ebru Şallı... ’ESKİDEN KENDİME ÇOK ACIMASIZDIM!’
Ünlü manken ve pilates eğitmeni Ebru Şallı’nın konuk olduğu Uzman Psikolog Gökhan Çınar’ın sunduğu Katarsist programı YouTube’da yayınlandı.
Yıllardır ekran önünde olan Ebru Şallı, güzellik algısı hakkında “Bu sektörde sürekli bir baskı var. Hep daha fit, daha güzel olmalısın… Bu da insanı zamanla yıpratıyor. Kendini olduğun gibi kabul etmek en zor ama en değerli şey.” dedi. Ebru Şallı, yıllar içinde değişen bakış açısını şu sözlerle ifade etti:
“Eskiden kendime çok acımasızdım. Hep daha iyisi olmalı diyordum. Ama zamanla anladım ki insan önce kendini sevmeli. Kendini sevmeden hiçbir şey tamamlanmıyor.” dedi.

Geçmişine dair samimi açıklamalarda bulunan Şallı, çocukluk yıllarının hayatındaki etkisi hakkında ise “Çocukluğumda yaşadıklarım beni bugün olduğum kişi yaptı. O dönemlerde öğrendiğim sabır ve dayanıklılık, hayatımın en zor anlarında bile ayakta kalmamı sağladı.” dedi.
“HERKESİ MUTLU ETMEYE ÇALIŞMAK TÜKENMİŞLİK YARATIYOR”
Toplum baskısı ve beklentilere de değinen Şallı, “Hep başkalarını mutlu etmeye çalışıyoruz. Ama bu insanı tüketiyor. Kendini geri plana atmak bir süre sonra büyük bir boşluk yaratıyor.” dedi.
Yoğun tempoda bile kendine vakit ayırmanın önemini vurgulayan Şallı “Kendinle kalabildiğin anlar çok kıymetli. Bu bir lüks değil, ihtiyaç. Ruhunu dinlendirmezsen bedenin de yoruluyor.” diye konuştu.
“SINIR KOYMAYI ÖĞRENMEK HAYAT KURTARIYOR”
Şallı, mutluluğun aslında çok daha sade şeylerde olduğunu söyledi: “Eskiden mutluluğu daha büyük şeylerde arıyordum. Şimdi anlıyorum ki küçük anlar, sevdiklerinle geçirilen zaman en büyük mutluluk.
Gerçek mutluluk basit şeylerde saklı.” dedi. Hayatındaki en önemli farkındalıklardan birini anlatan Şallı “İnsan ‘hayır’ demeyi öğrenmeli. Sınır koymak bencillik değil, kendine saygıdır. Sınır koymayı öğrenmek hayat kurtarıyor.” dedi.
“HER AN ONU HATIRLAMAKLA GEÇİYORUM”
Ebru Şallı, oğlunun vefatından sonra hayatının nasıl değiştiğini şu sözlerle paylaştı: “Artık sabahları onun yokluğuyla uyanıyorum. Onun gülüşünü, sesini, küçük ellerini hatırlamak hem acı veriyor hem de bana onun hayatımızdaki ışığını hatırlatıyor.
Pars’ın anıları, her günümü bir nebze olsun ayakta tutuyor.” dedi. Kendi çocukluğundan taşıdığı duygusal yüklerin, oğlunun kaybıyla nasıl farklı bir anlam kazandığını da anlatan Şallı “Çocukluğumda hissettiğim yalnızlık ve eksiklik, Pars ile olan zamanımda bana sabrı ve sevgiyi öğretti.
Şimdi ise kaybıyla yüzleşmek, geçmişim ve acılarım ile barışmamı sağlıyor. Onun kısa hayatı bana hayatta sevginin, anın ve bağların değerini öğretti.” dedi.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.