• BIST 93.419
  • Altın 243,842
  • Dolar 6,4985
  • Euro 7,3766
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • Demi Rose... TRANSPARAN MANYAĞI!..
  • Eda Taşpınar… 2018’İN ÜSTSÜZ PAYLAŞIMI GECİKMEDEN GELDİ!
  • YAZLIK ÖZGE ULUSOY!
  • Demi Rose... TRANSPARAN MANYAĞI!..
  • Eda Taşpınar… 2018’İN ÜSTSÜZ PAYLAŞIMI GECİKMEDEN GELDİ!
  • YAZLIK ÖZGE ULUSOY!

Erol Evgin..."BU KONSER GENÇ MÜZİSYENLERE DERS OLMALI"!

Erol Evgin..."BU KONSER GENÇ MÜZİSYENLERE DERS OLMALI"!
Erol Evgin, Rumeli Hisarı'nda "70'lerden Günümüze" konserine çok sıkı hazırlandığını söyledi.

Erol Evgin, 14 Ağustos'ta Rumeli Hisarı'nda "70'lerden Günümüze" adlı bir konser verecek. Konserinde 'unutulmaz ve pop klasikleri' diye nitelediği 40 şarkısını seslendirecek olan Evgin, genç şarkıcılara bir tavsiyede bulundu: "Bir sahne tekniğim var. Sahne şovum bir senaryo gibi başlar, gelişir, yükselir ve biter. Genç sanatçılar gelsin ve ders gibi izlesinler".

14 Ağustos'ta Rumeli Hisarı'nda konser vereceksiniz. Bu, Hisar'daki kaçıncı konseriniz olacak?

- Saymadım ama epey konser verdim. Rumeli Hisarı'nın insanı çok etkileyen bir ambiyansı var. Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında üç ayda yapılmış orası. Üç tane vezirine birer tane burç vermiş, kendisi de ara duvarlarını yapmış. Ve bu ara duvarların genişliği 7 metre. Planını da kendisi çizdiğinden uzaktan bakıldığında Mehmet yazdığını görebilirsiniz. 500 yılı aşan bir tarihi var, bu da insana bir aidiyet duygusu veriyor. Her konserimde sanki orayı

fethediyorum duygusuna kapılırım.

Bu konser için neler hazırladınız?

- Aslında doğal bir süreç olacak, çünkü benim şarkılarım 70'li yıllarda popüler olmuştur. Onları ve yeni şarkılarımı söylemeye devam ediyorum. Konserin adı da aslında repertuvardan çıktı. Biraz da 70'li yıllarla günümüz arasında küçük kıyaslamalar ve şakalar yer alıyor programımda. Dönemlerin ruhu vardır. O zamanlarda daha uzun soluklu ve derindi her şey. Artık şarkılar da dönemsel, dönemi bittiğinde onlar da bitiyor. 70'li yıllar öyle değildi ama. Ben bugünü küçümseyerek söylemiyorum, bu bir tespit. Programda da biraz bunlardan bahsedeceğim. 3 saatlik şovumda 40 şarkı söyleyeceğim. Hepsini tam söylersem sabaha kadar sürer, bazıları potpori olacak. 40 şarkıya dokunacağım diyelim.

Bu bir serzeniş mi?

- Daha güzeldi o dönem diye bir serzenişte bulunmuyorum ama dönemlerin ruhunu iyi tespit etmek lazım.

En çok bilet satılan konserlerden biri sizinki. Bunu neye bağlıyorsunuz?

- Unutulmaz şarkılarımızı iki CD halinde çıkarınca yeniden gençlerle buluştuk. Benim konserlerime gelen kitle benim yaşıtlarım değil, gençler. Aslında bir anlamda beni keşfettiler. Amerikalılar "come back" diyorlar, ben "Bit pazarına nur yağdı" diyorum. Şaka bir yana, o şarkılar gerçekten unutulmaz ve pop klasikleri. Bizde en önemli şey şarkıdır. Şarkı iyi değilse, istersen sahneyi altın kaplayın, yine de bir şey olmaz. Bir şarkı sizi geliyor, yüreğinizden yakalıyor. Yıllar sonra da o şarkıyı duyunca anıları aklına geliyor. Bir de son üç yıldır sahnelere geri döndüm. 39 yılda biriktirdiğim anılarım var, bunları şarkı aralarında dinleyenlerle paylaşıyorum. Çok daha önemlisi, bir sahne tekniğim var. Ben her şeyi hesaplayan biriyim. Benim sahne şovum bir senaryo gibi başlar, gelişir, yükselir ve biter. İnsanın ilgisini koparmasını engelleyen küçük tuzaklar ve her saniyenin hesabı vardır. Bunu da müzikallerde oynamaya borçluyum. Sahne her şeyiyle matematiktir ve kurgudur. Bir sinema filmi gibi izletir. Bunu konserime genç sanatçılar gelsin ve ders gibi izlesinler diye söylüyorum.

JÜRİ ÜYELİĞİ BANA GÖRE DEĞİL

Yüksek mimar olduğunuz için 1986'da müziğe ara verip mimarlık yapmaya karar verdiniz. Sizi tekrar sanata döndüren neydi?

- O yıl eşimle birlikte kendi mimarlık ofisimi açmıştım. Daha önce gazinolarda çalışıyorduk ve konser geleneği azdı. Albümler, gazinolar ve müzikaller vardı. Şan Tiyatrosu'nda Egemen Bostancı'nın rahmetli olması, benim sahneden uzaklaşmama neden oldu. Sanat o kadar hayatımın merkezindeydi ki, yalnız mimarlık yaparak mutlu olmam mümkün değildi.

Mimarlık işinde faal misiniz hálá?

- Artık değiliz. Çok faal 20 yıl geçirdik. Sonrasında sanatçı Erol Evgin'e çok haksızlık ettiğimi düşündüm, ona bir olgunluk dönemi yaşatmalıydım. 2006'da Melih Kibar da aramızdan ayrılınca, şarkıları tekrar toplayıp, CD ortamında tutmak istedim. Projeler, konserler oldu. Müzik kariyerimin bu noktasında güzel işler yaparak kendimi beslemek istiyorum.

Bir ara televizyon programları yapıyordunuz...

- 1989 yılında şarkılar ve albümler yapmaya devam ediyordum ama özel televizyonlardan teklif gelince 400 bölüm süren "Süper Aile"yi ve bir de TRT'deki "Erol Evgin Şov"u yaptım. 100 bölüm de "Bir Sevda Masalı" sürdü. Şimdi bir şey yapmıyorum, yapmak da içimden gelmiyor.

Neden?

- Jüri meseleleri kavga çıkarmak, reyting yükseltmek ve aksiyon yaratmak üzerine kurulu. Benim tarzım değil, sevdiğim bir şey de değil. Orada malzeme olmak istemem. Orada doğru dürüst gidip puanınızı verdiğiniz zaman işe yaramıyorsunuz. Yarışmacı size bağıracak, siz ona bağıracaksınız ki reyting gelsin. Bana böyle bir sürü teklif geldi ama ben kabul etmedim. Benim yapacağım bir müzik programıdır. Orkestram olacak, bir taburem olacak. Yanımdaki taburede de konuğum oturacak. Sohbet edip şarkı söyleyeceğiz. Çok da izlenilir aslında.

Bu tarz programların da çok seyircisi var...

- Var tabii, olmaz mı! Çok kötü programlar var. Bize de "Sen aptalsın, bir şeyden anlamazsın, al bunu seyret" diyorlar. Bizi çok aptal yerine koyuyorlar.

İki albüm müjdesi

Eski şarkılara olan ilgi, günümüz müzik piyasasındaki 'kullan-at' şarkıların çokluğundan kaynaklanıyor olabilir mi?

- "Bugün her şey kötü, o zamanlar her şey iyiydi"yi yaşlılar yapar. Yaşlı olarak anılmak istemem.

Peki bu dönemin ruhuyla uyuşabiliyor mu Erol Evgin?

- Ben hep ileriye bakan bir insanım. Günümüz Türkiye'sinde hepimizin rahatsızlıkları var ama umutla baktığım için halimden memnunum.

Memnunuz diyorsunuz ama 2006'dan sonra yeni albüm gelmedi...

- İki albüm hazırlığı içerisindeyim. Yılbaşına yeni şarkılardan oluşan, içerisinde eski birkaç şarkımın cover'larının da yer alacağı bir albüm hazırlıyorum. Albümde oğlum Murat'ın besteleri de var, benim de. Birkaç parçamı da günün sound'larında düzenlemek istiyorum. 2009 yılında 40'ıncı yılımı kutlayacağım. 2009 yazı için "40 Yıl 40 Şarkı" adında bir projem var. Bu albümde ise sanatçı dostlarımla düetler yapacağım.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.