Magazinkolik Özel / Ahu Tuğba? ANNELİK İSYANI; "KIZIMIN BİR YILINI ÇALDILAR"?
2011 yılının Mart ayında Amerika'da eğitim gördüğü okuldan bir vefat sebebiyle 15 gün izin alarak Türkiye'ye gelen Ahu Tuğba'nın kızı Anjelik Calvin bir yıldır okuluna dönemiyor
Ahu Tuğba 1 yıldır okuluna dönemeyen kızı Anjelik'i Amerikaya götürüyor.
Ahu Tuğba, tam bir yıldır, yüksek performansı bir öğrenci olmasına rağmen eğitiminden ayrı kalmak zorunda olduğu için oldukça üzgün ve mağdur olan kızı Anjelik'in başına gelenleri tüm detayları ile magazinkolik.com'a anlatıp, kızıyla birlikte Amerika'ya uçtu.
"Türkiye'ye 2011 Mart sonunda döndük, Anjelik bazı işlemler için Amerikan Konsolosluğuna gitmişti. Çıkınca benden de izin alarak arkadaşları ile çiğköfteciye gitmiş. Orada iken Kübra isimli bir kızdan, bana ve Anjelik'e namus ve şerefimize kasteden, hakaret dolu ifadeler içeren bir mesaj gelmiş. Kızım da "Bu sözler ayıp değil mi?Ben sana ne yaptım ki bize bunları yazıyorsun?" diye cevap yazmış?
Bunun üzerine Kübra isimli kız, "Gel de görüşelim, yüreğin varsa yüzyüze konuşalım" gibi tahrik edici bir cevap gelmiş? Kızım da saf saf kalkıp kapılarına gitmiş? Anjelik daha evlerine yaklaşırken Kübra isimli kızın kışkırtmasıyla bütün ailesi sokağa çıkıp 11 kişi birden kızıma saldırıp, darp etmişler?
Neye uğradığını şaşıran kızım, 155'i aramayı ve karakola sığınmayı bilemediğinden o halde eve geldi?Odasına kapandı? Darp içindeki yüzünü ve vücüdunu benden sakladı. Tam iki saat dil döküp kapıyı açtırdım ki durum felaket? 'Kızım neden saklanıyorsun' diye sordum. "Anne senin adına leke gelmesin" dedi?
Bende şafak attı. Eve polis çağırdım.Eve gelen polisler bana "Bu işten bir şey çıkmaz" dedi. Bunun üzerine Etiler Karakoluna gittim. Etiler Karakolunda darp edilmiş bir genç kızla, yani kızımla hiç kimse ilgilenmedi. Umursamaz tavırlarla bizi İstinye Karakolu'na sevk ettiler.
Bu esnada olayı polis telsizinden öğrenen gazeteciler benden önce İstinye Karakolu'na gitmişler. Oradaki görevli polisler basının da biraz etkisiyle bizimle ilgilendiler. Şikayetimizi kayda alıp, İstinye Devlet Hastanesi'ne sevk ettiler.
Hastanede görevli nöbetçi kadın doktor, kızım Anjelik'e bakıp "Vah, vah elleri kıırlsın. Ama bizim burada bir şey yapmaya yetkimiz yok. Şişli Etfal Hastanesi'ne sevk edelim deyip" bizi yolladılar.
Yanımızda iki polis memuruyla Şişli Etfal'e gittik. Acilde sedyeler dolu.. Hastalar dolu. Adli vakalar, bıçaklananlar, kavga edenler dolu. Bir doktor 36 saat çalışıyor. Anjelik'e beyin cerrahının bakması gerekiyormuş. Ama ameliyatta. Saatlerce bekledik. Taksim İlk yardım'da beyin cerrahı istediler. O da ameliyatta. Bu arada saat sabahın beşi oldu..
Sonunda bir doktor kızımı öylesine muayene etti. Tahliller yaptırdı. Bizi tekrar ifade için karakola geri yolladılar.
Orada kızıma darp edenlerin kimliği soruldu.. Hiç birini tanımadığından kızımın arkadaşı hepsinin adını tek tek verdi.. Kübra isimli kızın adını ve kızımı darp eden ailesinin fertlerinin adını? Bu arada sabah oldu tabiî ki? Ertesi gün tekrar Yeniköy Devlet Hastanesine yollandık. Şişli Etfal'de yapılan tahlil ve raporların onaylanması için Oradaki doktor da kızımı muayene bile etmeden kağıtları onayladı.
Kızımın 12 kişi tarafından darp edilmesinin üzerinden neredeyse 48 saat geçmişti. Ama darp edenler dışarıda, biz mağdur olanlar ise karakol ve hastaneler arasında dolaşmaktan mağdur durumdaydık.
Bu işlemler bitince biraz moral olsun diye kızımı da alıp Bodrum'a gittim. Moral için gittik ama, meğer orada da bizi eziyet bekliyormuş. Bodrum'da sporkent 1 sitesindeki evimizi Anjelik 5 yaşındayken babası almıştı ve tapusu da kızmın üstüne yapılmıştı.
2000 yılında belediyeden alınan onayla yapmış olduğumuz tadilata iskanımız olmasına rağmen 2011 yılında yapılmış gibi şikayet, ceza ve dava açıldığı haberi geldi. Bütün bunlar site yönetimindekilerin şikayeti ile olmuş Ne tesadüf ki şikayetti yapan kişiler kızımı darp eden Kübra ve ailesinin avukatı olarak karşıma çıktı.
Bu konular için Yalıkavak Belediyesi'ne gittiğimde orada görevli bir kişinin hakaretlerine maruz kaldık. O görevli kişi "Durun daha bu ne ki, yurt dışına çıkışınızı da yasaklayacağım, paranızı da alacağım" dedi. Bana da dava açıldığını orada öğrendim.
Darp ve Bodrum'daki ev için süren davalara Anjelik katılmak zorunda olduğu için, özellikle kimlik tespiti yapılan ilk davalara, bir yıldır kızım okulundan geri kaldı. Amerikan Hükümeti öğrencimiz nerede diye bizi arıyor. Biz 15 gün izin alıp gelmiştik çünkü.Ama ne yazık ki davalar bitecek gibi değil.
Çocuğumun hayatıyla oynadılar, biyografisini değiştirdiler. Bu ülkede kadının adı yok gerçekten. Kızım çok yüksek performanslı bir öğrenciydi. Bir yılını çaldılar. Günahı neydi ki. Ahu Tuğba bunun saklayacak zannettiler, ama yanıldılar. Ahu Tuğba adalete güveniyor.
Kadına şiddetle ilgili yasanın bir an önce çıkmasını bekliyorum. Bütün mağdur kadınlar adına. Çünkü şu anda hala dayak yiyen yasal olarak mağdur, dayak atan değil.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.