Ünlü şef, ilk kez bu kadar derin bir anlatımla çocukluğunu, ailesini ve pandemi döneminde yaşadığı büyük kaybı anlattı.
Psikoloji alanında yaptığı çalışmaların yanı sıra medya ve yeni medyada psikolojik içeriklerle toplumsal yaralara da parmak basan, gösterileriyle binlerce kişiyle ‘dertleşen’ Uzman Psikolog Gökhan Çınar’ın sunduğu Katarsis her hafta konukların bilinmeyenlerini, çarpıcı hayat hikayelerini ele almaya devam ediyor.
‘ANNEM AİLEYİ BİR ARADA TUTAN JAPON YAPIŞTIRICISI GİBİYDİ’
Gökhan Çınar’ın konuğu olan Danilo Zanna, mutfakta bildiğimiz enerjik halinin ardındaki kırılgan dünyayı izleyiciyle paylaştı. Kendini tanımlarken oldukça sade ifadeler kullanan Danilo Zanna, duygularını anlatmakta zorlandığını dile getirdi. “Ben bir insanım.
Geziyorum, yaşıyorum ve mutlu olmaya çalışıyorum” diyen Zanna, dinlemeyi ise çok iyi bildiğini söyledi. “İyi dinlenirim ama kendimi anlatmakta zorlanırım” dedi. Çocukluk yıllarına dönen Danilo Zanna, annesini anlatırken duygulandı.
Annesinin tüm hayatını çocuklarına adadığını söyleyen Zanna, “Annem üçümüzü bir arada tutan Japon yapıştırıcısı gibiydi” dedi. Annesinin kendi hayallerini geri plana atmasının kendisini derinden etkilediğini anlatan Danilo, “Bir gün bana ‘Senin hayalin yok mu, niye hep buradasın?’ dedi. O an çok etkilenmiştim” dedi.
‘BABAMI AMBULANSA BİNERKEN FACETİME’DA SON KEZ GÖRDÜM’
Babasıyla ilgili anlattığı bir anı ise stüdyoda duygusal anlara neden oldu. Çocukken ayağını vuran futbol ayakkabılarını anlatan Zanna, “Babam geceleri ayakkabılarımı sütün içine koyardı. Annem kızardı, o da ‘Bu benim haftalık süt hakkım’ derdi” ifadelerini kullandı.
Programın en çarpıcı anları ise Danilo Zanna’nın babasını Covid-19 sürecinde kaybettiğini anlattığı dakikalarda yaşandı. O anları anlatırken sesi titreyen Zanna, “Babam nefes almakta çok zorlanıyordu, sanki koşuyormuş gibiydi” dedi.
Son vedayı ise şu sözlerle anlattı: “Ambulansa binmeden önce bana ‘Danilo, FaceTime’dan arasana’ dedi. Biz onu en son o an gördük.” dedi.
‘30 GÜN BOYUNCA AĞLAYAMADIK’
Babasının vefatından sonra yas sürecini yaşayamadıklarını dile getiren Danilo Zanna, “Otuz gün boyunca ağlayamadık. Çocuk var diye güçlü durmaya çalıştık. Cenazeye bile gidemedik” sözleriyle pandemi döneminde yaşanan büyük travmaya dikkat çekti.
Annesinin de bu süreçte çok zorlandığını söyleyen Zanna, “Annem aylarca kimseye dokunamadı. Çok ağır bir dönemdi” dedi.
Duygularını açıkça ifade eden Danilo Zanna, öfke ve korku ilişkisini ise “Çok korktuğumda sinirleniyorum” sözleriyle anlattı.
“Nefret” kelimesini sevmediğini vurgulayan Zanna, “Nefret çok büyük ve çirkin bir kelime. Hayatımda yeri yok” dedi. Programın sonunda Gökhan Çınar’ın “Gerçek Danilo kim?” sorusuna ise ünlü şef “Ekrandaki Danilo da benim, mutfaktaki Danilo da. Hepsi aynı insan.” dedi.