Katarsis’in bu haftaki konuğu Defne Samyeli, hayatına dair bugüne kadar pek bilinmeyen detayları anlattı. Güzellik yarışmalarından, evliliğine; çocukluğundan, kızlarıyla ilişkisine kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulunan Samyeli, özellikle babasının ölümünün hayatındaki etkilerini anlatırken duygusal anlar yaşadı.
“GÜZELLİK YARIŞMASINDA KENDİMİ ÇİRKİN HİSSETTİM”
Programın başında ruh halini anlatan Samyeli, son yıllarda duygusal olarak iniş çıkışlar yaşadığını söyledi. “Uzun zamandır nasılsın sorusuna otomatik olarak iyiyim cevabı veremiyorum. Bir iyi, bir kötü.
Hayatın dalgalı dönemlerinde ayakta kalmayı öğrendim ama tercihim hep daha sakin bir hayat olurdu.” dedi. Türkiye güzeli seçilmesine rağmen güzellik yarışmalarının özgüvenini artırmadığını söyleyen Samyeli, aksine kendisini sorgulamaya başladığını anlattı.
“Hayatım boyunca kendimi en çirkin hissettiğim dönem güzellik yarışmasına katıldığım dönemdi. Çünkü bir anda burnunuz, gözünüz, kalçanız, boyunuz başkaları tarafından değerlendirilmeye başlanıyor. Güzellik ölçülüp biçilen bir şeye dönüşüyor.” dedi.
Samyeli, yarışmadan sonra burnunu estetik yaptırması için büyük baskı gördüğünü de açıkladı. “Türkiye ve Avrupa derecelerim vardı. Buna rağmen bana sürekli burnunu yaptır deniyordu. Direndim ve değiştirmedim.” dedi.
“MANKENLİĞİ DEĞİL, AKLIMI GÖSTERMEYİ TERCİH ETTİM”
90’lı yılların en gözde mesleklerinden biri olan mankenliği bilinçli olarak seçmediğini söyleyen Samyeli “Ben daha çok aklımı göstermek istedim. Sadece güzel kadın olarak anılmak istemedim.” dedi.
Yıllardır kamuoyunda ‘kusursuz kadın’ olarak gösterilmesine rağmen kendisini mükemmel görmediğini vurgulayan ünlü isim şunları söyledi: “Mükemmel diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Kendimi acımasızca yargılamamayı son yıllarda öğrendim. İnsan en büyük yargıları kendisine yöneltiyor.” dedi.
“BABAMI 13 YAŞINDA KAYBETTİM”
Programın en duygusal bölümlerinden biri çocukluk yılları oldu. Defne Samyeli, babasının hayatındaki yerini anlatırken gözyaşlarını tutamadı. “Babam benim takım arkadaşımdı. Babamı 13 yaşında kaybettim. Annemle kardeşim birbirine daha çok benzerdi.
Ben babamla anlaşırdım.” dedi. Samyeli, “Olağanüstü entelektüel bir insandı. Çok okurdu. Çok bilirdi. Kalemi çok güçlüydü. Hayatımın her döneminde onunla konuşmak istediğim konular oldu.” dedi.
Ünlü isim, babasının ölümünün ardından ailece yaşadıkları travmayı da anlattı. “Bir sabah okula giderken annem uyandırdı ve babanıza felç indi dedi. 15 günlük çok ağır bir süreç yaşadık. Sonra babamı kaybettik.
Babam gittikten sonra bir daha hiç mutlu olamadık. Annem yıllarca siyah giydi. Hayata ancak torunlarıyla yeniden bağlandı.” dedi.
“SEVİLMEYİ BAŞARI ÜZERİNDEN ÖĞRENDİM”
Çocukluk döneminde yaşadığı psikolojik baskılara da değinen Samyeli, “Bir şeyi iyi yaparsam sevilirim gibi bir inanç geliştirmişim.” Başarı baskısının kendisini ne kadar etkilediğini ise şu sözlerle anlattı:
“10 yerine 9 aldığımda kendimi parçalıyordum. Bir sınavdan düşük not alınca baygınlık geçirdiğim oldu.” dedi. Bugün başarısızlık olarak görülen birçok olayın hayatını olumlu yönde değiştirdiğini söyleyen Samyeli şöyle konuştu: “İstediğim bölüme giremedim.
Ama o başarısızlık beni televizyona yönlendirdi. Sonradan anladım ki başarısızlık dediğimiz şey bazen yeni bir kapının anahtarı olabiliyor.” dedi.
“EVLENDİĞİMDE SADECE 22 YAŞINDAYDIM”
Evlilik sürecine dair de dikkat çeken açıklamalarda bulunan Samyeli, “22 yaşındaydım. Bir evlilikten ne bekleyeceğimi bile bilmiyordum. Dört ay içinde evlendik. Aynı yıl çocuk sahibi oldum.” dedi.
Boşanma döneminde yaşadığı büyük maddi ve manevi yıkımı da anlattı. “Hayatımızın en güçlü dönemlerinden birinde her şey alt üst oldu. Altı ay içinde bütün mal varlığımıza el konuldu. Evliliğimiz dağıldı. Evimiz dağıldı.” dedi. Yaşananların ardından tamamen affedemediğini de itiraf etti. “Evet, öfkelerim var. Çok öfkeli olduğum şeyler var.” dedi.
“ÇOCUKLARIMA ÜVEY BABA GETİRMEK İSTEMEDİM”
Boşanma sonrasında yeniden evlenmemesinin nedenlerinden birinin kızları olduğunu söyledi. Samyeli “Çocuklarımın hayatına babaları dışında başka bir erkek figürü getirmeyi istemedim.
Bu biraz aileden gelen bir düşünceydi.” dedi. Kızları Derin ve Deren hakkında da konuşan Samyeli, annelik konusunda kendisini başarılı bulduğunu ifade etti. Samyeli “Benim gibi bir anne isterdim.
Çocuklarımı oldukları gibi kabul ettim. Hayatlarını nasıl yaşayacaklarını ben belirlemeye çalışmadım.” dedi.
“YAŞLANMAKTAN HİÇ KORKMUYORUM”
Programın son bölümünde aşk hayatına da değinen ünlü isim şu sözlerle dikkat çekti: “Aşk hep var. Ama olmasın istiyorum. Çünkü dikkatimi dağıtıyor. Enerjimi kendime toplamak istiyorum.” dedi.
Defne Samyeli’nin en dikkat çeken açıklamalarından biri de yaş alma konusundaydı.“Yaşlanmaktan hiç korkmuyorum. Tam tersine her yeni yılın bana yeni şeyler kattığını düşünüyorum.
Her gelen yıl benim dostum.” dedi. Programın sonunda ise hayat felsefesini tek cümleyle özetledi: “Hayatımın en karanlık dönemindeki Defne’ye bugün gidebilsem sadece şunu söylerdim; Her şey gelip geçiyor.” dedi.