Fatih Ürek tiyatro sahnesinden, müzik dünyasına hayatının bilinmeyenlerini tüm gerçekliğiyle anlattı.
FATİH ÜREK " YARIŞMALARDA JÜRİ ÜYESİ OLABİLİRİM"
İpek Tuzcuoğlu'nun 'Sever misin yüzleşmeyi' Diyorsun ki ben 40 yaşımda kendimi keşfettim. Aslında Fatih 40 yaşında gerçek Fatih'i gördü diyebilir miyiz? sorusuna Fatih Ürek 'Kendimle yüzleşmeyi severim. Kendimle olunca seviyorum. Ben çok mükemmeliyetçi bir adamımdır asla o mükemmeliyeti yakalayamadım galiba. Etrafımdaki insanların ve kendimin de öyle olmasını isterim sık sık yargılarım, yüzleşirim. Bir de tiyatro da öğretmişlerdi aynada hesaplaş konuş, oradan aklımdadır yaparım, çok yaparım. Küçüklüğümden beri yapmış olabilirim ama yaş ilerledikçe bilinçli yapmak daha doğru bu daha belirginleşti. 40 yaşından sonra bambaşka bir dünyanın içine girdim. Geçmişimin çoğunu kapatmak durumunda kaldım, çünkü yeniden bir doğuş gibi oldu yeniden çıkış, bakış açısı oldu.' diyerek cevap verdi.
Erzurum'la ilgili organizasyonlarda olmak isterdim
İpek Tuzcuoğlu Erzurum'lusun. Erzurum'a ne zamandır gitmiyorsun? sorusu üzerine Fatih Ürek 1981 senesinde Devlet Tiyatrosu'ndaydım. İki oyun oynuyorduk ve Anadolu turnesine çıktık . Köşe Başı ve Mustafa oyunu. O zamanlar 13-14 yaşındaydım, o zaman gitmiştim Erzurum!a. 4 günde günde iki oyun oynadık matine suare. En son gördüğüm oydu, beni hiç çağırmadılar Erzurum'a. Ben istedim aslında Erzurum'la ilgili organizasyonlarda bulunayım diye . Olmadı, çağırmadılar neden bilmiyorum. Mesela orada bir peynir vardır yaptırırım akrabalarımıza küflü peynir ben çok severim.' diyerek cevap verdi.
'Çok canım yandı, aileden gelince yüzleşme oldu'
'İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme'de çocukluk günlerini anlatan Fatih Ürek 'Üç ablam var. Babam çok ilgisizdi. Allah rahmet eylesin o da vefat etti. İlgisizdi, iyi yürekli bir adamdı diye düşünüyorum ama ilgisiz bir babaydı. 40 kurban adamışlar üç abladan sonra beni istemişler, erkek evladımız olursa 40 kurban demişler. Büyük bir şey değil babam celepmiş hayvanları varmış zaten maliyeti bu zamanki gibi değilmiş. 40 tane kurban kesebilirmiş. 40 tane kurbanı ben doğunca gerçekten kesmişler bunu kimseye inandıramıyorum. 41.yi ben büyüyünce benim yapmam gerekiyormuş. Ben görmeden görevimi yaptım. İbadettir kurban kesmek de dini vecibelerden biri.' sözleriyle anlatan Fatih Ürek ?Bizim ailede baba ilgisiz olmasına rağmen annem aileyi toparlayıcı bir insandı. Hepimizin okumasını çok istediler. Ailede bir kişi ortanca ablam okudu. Üniversiteyi bitirdikten sonra evlendi en çok da benim hayatıma çok müdahale etti, aramıza büyük dağlar, sınırlar koydu. Şu anda görüşmüyoruz, görüşmek istemiyorum.' deyince İpek Tuzcuoğlu'nun 'Oradaki yüzleşme ağır gelmedi mi? sorusu üzerine Ürek 'Çok ağır. Belki yanlış anlaşılabilir ama eskilerin bir lafı vardır taş uzaktan gelmiyor. Kralların bile en yakınları onlara suikast yapabiliyor. Bu kardeşi de olabiliyor, hatta anne baba bile olabiliyor. Benim kız kardeş. Belki çok isteyerek değil ama dolayısıyla işin içinde olduğu için çok canım yandı, aileden gelince yüzleşme oldu.' diyerek ailesinde yaşadığı sorunları da paylaştı.
'Annem adımı rüyasında görmüş'
İpek Tuzcuoğlu ile Yüzleşme'de rüyalarının genelde gerçekleştiğini bu özelliğinin annesinde de olduğunu anlatan Fatih Ürek'in adını annesi rüyasında görmüş. 'Annem üç kızdan sonra bana hamile kalınca çok şiddetli sancılar yaşıyor. Rüyasında Fatih Sultan Mehmet'i görüyor. Senin bir oğlun olacak ve adını Fatih koyacaksın diyor. O dönemde Erzurum'da Fatih adı yok. 1960'da ilk Fatih Erzurum'da benim adım. Nüfustaki adam babama Fatih Sultan Mehmet yazamayız, öyle şey olmaz demiş. Göbek adım Sultan Mehmet. Ürek adı da Erzurum'da şive vardır. Dedem soy isim 'Yürek' olsun demiş ama 'Ürek' yazılmış. Ben bu hayata sıfırdan başladım. Hiçbir şey tesadüf değil çok çalışmak gerekiyor. Ben rüyasını gördüm derken, böyle bir yerde olacağım dedim, daha da olacak belki. Hayallerle rüyayı karıştırıp bilinçaltıma yerleştirdim ki belki de rüya gördüm zannediyorum. Şu anki konumumu hissettim onu görüyordum. Çok istediğim şeyi gerçekten hepsini elde ettim ama çalışarak elde ettim. Allah nasip etti. İnancımı hiç kaybetmedim istedim. Allah'ta verdi.'diyerek anlattı.
Erkan Can'la çok turneye gittik
İpek Tuzcuoğlu'nun 'Tiyatro ilanı senin kırılma noktan aslında! sözü üzerine Fatih Ürek !Bravo çok güzel söyledin. Ortaokul, ilkokul sonu Bursa!da çalışıyorum. Züccaciye, terzi çıraklığı, kumaş satışı her işi yaptım. O zaman katiptim Bursa!da. Yolda giderken Bursa Devlet Tiyatrosuna resimlere baktım büyülendim. Canlı tiyatro görmemiştim. Her gün gelip oyunların afişlerine resimlerine baktım. Büyülendim. Bir gün bir ilan gördüm !tiyatro kursuna öğrenci alınacaktır! diye. Erkan Can, anlatıyorum diye kızıyor mu bilmiyorum ama baktım bir abi oturuyor fazla değişmedi sapsarı saçları uzun bacakları vardı. Tiyatronun önünde otururdu. !Ne bakıyorsun! dedi bana, ben !tiyatroya bakıyorum! dedim. Tiyatroya mı girmek istiyorsun, girmek istiyorsan arka kapıdan başvuru kağıtlarını al dedi. !Gel benle! deyince ürktüm ne olur ne olmaz annem tembihlediği için. Arka kapıya gittik aldı kağıtları geldi. 'Al bunları evdekilere imzalat getir' dedi. Ben tiyatro okuluna gideceğim deyip babama imzalattım. İlgisizdi ama babam bu tür şeyleri seviyordu. Bursa Devlet Tiyatrosu başladı. Erkan Abi'yle çok turnelere gittik, oyunlar oynadık. Tiyatro sevgisi bende hala var. Hala istiyorum her an yapabilirim. Özel tiyatrolarda da oynadım. Birkaç sene sonra oyunculuğa daha ağırlık vereceğimi düşünüyorum.? diyerek tiyatro sahnelerine olan özlemini anlattı.
'Zeki Müren'i küçükken akrabam zannederdim'
İpek Tuzcuoğlu 'Zeki Müren'i küçükken akraban zannedermişsin? deyince Fatih Ürek 'Evet doğru söylüyorsun. Zeki Müren bizim akrabamız bize bir gün gelecek gibi geliyordu. Televizyon tek kanallı, TRT'de rengarenk değişik bir insan görüyorsun, dikkatini çekiyor. Işıkların içinde kendini görmeye başlıyorsun. O ruhta olan bir şey işte. Zeki Müren büyük usta, büyük bir sanatçı. Zeki Müren'e hep ulaşmak onun gibi olmak vardı, büyük bir star ulaşılamayan diye düşünülüyordu. Taklit etmeye başladım. Tiyatrodayken kendi aramızda yapıyorduk. Şan derslerine giderdik tiyatroda Zeki Müren şarkıları söylerdim. Profesyonel hale getirdim onun kılığına girip kabare yaptım. Taklit etmeye başladım. ' sözü üzerine İpek Tuzcuoğlu 'Korkmadın mı Zeki Müren'i taklit ederken eleştiri alırım diye' diye sorunca Ürek 'Ben öyle saf bir adamdım ki insanların böyle bir şey diyeceği aklımın ucundan geçmezdi. 93 senesi Avrupa Güzellik Yarışması oldu, Beylerbeyi Sarayı'nda 38 ülkeye naklen yayınlanıyordu. Bende o zamanlar böyle insanların tanıdığı bir Fatih Ürek değilim, cemiyetin tanıdığı bir insanım. 500-1000 kişi tanıyordu. İnsanlar beni bilmiyordu. Dünyaca ünlü bir caz ustası yıldızın ardından sahneye çıktım. Televizyon kanalı ve kanalın sahipleri beni öyle istediler. Ondan sonra anladım çünkü inanılmaz ağır eleştirilere uğradım. Orada anladım, çok eleştiri olunca o zaman korkmaya başladım. Ben bu ülkede sevilen bir adam olduğumu daha da sevilebileceğimi düşünüyorum. Herkes sevmeyebilir ama ben insanların gönlüne girmesini bilen bir adamım.? sözleriyle düşüncelerini paylaştı.
'Levent Kırca'nın beni taklit etmesi mutlu etti'
İpek Tuzcuoğlu 'Taklit ustası Levent Kırca'da taklidini yaptı' Ne hissettin ne dedin? diye sorunca cevap veren Fatih Ürek 'Çok mutlu oldum. Levent Kırca gibi usta bir oyuncunun beni taklit etmesi beni çok mutlu etti. Yurtdışındaydım çıktığında ilk izleyince insan bir kızıyor ama dur bakalım diyorsun sonra. Eskilerin tabiriyle nalına mıhına dokunmadan yapılmış bir taklit olduğunu düşündüm. Fakat Levent Kırca?nın beni canlı seyrettiğini hiç hatırlamıyorum. Ama çok başarılı müthiş beni onore etti, mutlu etti. Bir de taklitler aslını yaşatır, bir ustadan taklidini izlemek müthiş.' diyerek usta sanatçıyla ilgili düşüncelerini paylaştı.
'Birçok sanatçıdan daha iyi şarkı söylüyorum'
İpek Tuzcuoğlu'nun 'Bu kadar albüm yaptım ama bazıları beni hala sanatçı yerine koymuyor diyorsun' sözü üzerine müzik dünyasında yaşadıklarını da paylaşan Fatih Ürek ' İddialı konuşacağım. Daha önce konuşmadım ama ben birçok şarkıcıdan daha iyi şarkı söylediğimi düşünüyorum. En azından sağlam. Ben edepli bir insanım, işime hizmet etmeyi, işimi sevmeyi çok iyi bilen bir adamım o kadar çok saçma sapan insanlar çıkmaya başladı ki bir de yaşım ilerledi 30 senedir camianın içindeyim. Ben oldum demiyorum ama hala.' diyerek bu konudaki kırgınlığını anlattı.
' Yılandan korkarım'
Yıllarca 'yılan dansı' ile adı birlikte anılan Fatih Ürek aslında yılandan korkuyormuş. İpek Tuzcuoğlu'nun 'Korkar mısın yılandan? sözü üzerine cevap veren Fatih Ürek 'Anormal korkarım. Bir televizyonda yarışma olacaktı, Armağan kulakları çınlasın o yapıyordu. Bana sihirbazlık çıktı. Yılanı oynatmam gerekiyordu. Yılanı tutmam gerekti, zorla tuttum.? diyerek bu korkusunu anlattı.
'Yarışmalarda Jüri üyesi olabilirim'
İpek Tuzcuoğlu 'Şimdi gençlik halinle olsan ses yarışmalarına katılır mıydın?? diye sorunca cevap veren Fatih Ürek 'O Ses Türkiye'ye katılırdım, katılmak isterdim. O dönemlerde böyle yarışmalar yoktu. Kesinlikle katılırdım. Öyle sesler var ki. En azından katılmak için katılırdım.'sözü üzerine İpek Tuzcuoğlu 'Jüri üyesi olmak ister miydin?' diye sorunca Ürek 'Benim bu saatten sonra yapacağım iş jüri üyesi olmak. Çünkü ben yeteneği çok iyi seçiyorum, ölçüyü, tartıyı, sahneyi çok iyi bildiğimi düşündüğüm için bu saatten sonra ancak jüri üyesi olabilirim.' diyerek düşüncelerini paylaştı.
'Ferdi Özbeğen çok güzel bir arkadaştı'
Fatih Ürek'in hayatında bazı insanların yeri ayrı 'Semra Özal Allah sağlık sıhhat, şifa versin gerçekten bu ülkede çok önemli şeyler yapmış değerli bir insan. Kadim büyüğüm. Feyz alacağım çok şey öğrendiğim, yol gösteren değerli bir insan. İbrahim Tatlıses, Allah ona da şifa versin benim için çok önemli, bir dönem çok beraber çalıştık, büyük bir ses onun gibi ses bir daha asla gelmez. Ferdi Özbeğen çok özel bir dostumdu. Çok güzel bir arkadaştı' sözleriyle duygularını İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme'de paylaştı.