Haldun Dormen... "İŞ HAYATINDA KALSAYDIM, RAHMİ KOÇ OLABİLİRDİM!"

World Travel Channel ekranlarında yayınlanan Selin'le Dünden Bugüne programında Haldun Dormen Selin Kök'e çok samimi itiraflarda bulundu?

İşte o açıklamalar

Türk tiyatrosu her zaman var olacaktır.

Kıvanç Tatlıtuğ mesela müthiş bir oyuncu oldu.

Haldun Dormen "iş hayatında kalsaydım belki Rahmi Koç olabilirdim"

Hırslı mısınız?

Başkalarını rahatsız etmeden hırslıyım. Hala o yüzden ayaktayım o yüzden bu hırs bitmez.

İşimi, insanları, yaşamayı seviyorum. Her şeyi paylaşmayı severim. Duygusal komünistim galiba. Akrabalarım kızıyor aslında bu duruma.

Etrafımda gençler var. Onlara ayak uydurmak lazım. Moda değişiyor, teknoloji değişiyor.

Yeni istanbul'a bayılıyorum. Bence en ilginç şehir oldu. New York'u geçti.

Dördüncü kitabımı yazmaya başladım. Aslında yazmayacaktım. Asistanım Buğra falan çok ısrar ettiler. İkinci tiyatromu kapattığım zaman üçüncü kitap bitti biliyorsunuz. 2001'den 2012'ye kadar bir sürü insan geçti hayatımdan. Yazacak çok şey var. Ailemde bile o kadar değişiklik oldu ki?

Betül'le de röportaj yapmışsınız zaten. Ayşe Arman hayatımıza girdi gelinimiz oldu. Alya ile gerektiği kadar görüşemiyoruz telefonda bile konuşamıyoruz. Geçen yelkendeymiş gene konuşamadık o yaşta yelkene başlamış.

-Ayşe Arman'la aranız nasıl?

Saydığım takdir ettiğim bir dost gibi. Görüşemiyoruz ki yani anca yazılarını okuyorum.

-Eleştiriyor musunuz?

Fazla ailevi şeylerden bahsettiği zaman rahatsız oluyorum. Ömer eleştirmedikten sonra bana düşmez.

Betül Mardin'den bahsedelim.

Eski eşle dost olmak mucize galiba ama biz bu mucizeyi gerçekleştirdik. Kitabımda da yazdım ikimizin de evli olmamasının etkisi var bunda. Rahatça gidip çay içmeye geldim diyip gidiyorum. Evli olsak böyle olmazdı.

Neden ayrıldınız?

Fazla enerjik geldik birbirimize. İki tane bombanın bir evde oturması biraz zordu gerçekten. O bir şeyler yapmak istiyordu. Hem sinema, tiyatro yapıyordum. Görüşmemiz bile zorlaşıyordu. Sabah bırakırken not bırakıyorduk birbimize. Evlilik evlilikten başka her şeye benzemeye başlamıştı. Şimdi daha iyiyiz.

Evlilikle ilgili keşkeleriniz var mı?

Keşke devam etseydi. O şekilde devam etmesi mümkün değildi. Biraz daha birlikte kalsaydık belki birbirimizin gözünü oyardık. Belki daha hayırlı oldu. Bu kadar dost olur muyduk bilmiyorum.

Hayatınızda bingo dediğiniz bir an oldu mu?

1961 yılında Sokak kızı İrma'yı yapmam hayatımda bir dönüm noktasıdır ve genç yaşımda her şeyi yapacağıma inandırmıştır. Pasifik şarkısının fiyasko olması bana ders olmuştur. İlk müzikal denmesine karşıyım. Cemal Reşit Rey'ler falan var daha onlara haksızlık olmasın. "Lüküs Hayat" var ilk müzikaller onlar. Hiç müzikal yoktu. Metin Serezli, Altan Erbulak hayatlarında şarkı söylememişlerdi. Bir mucizeyi gerçekleştirdik ve onlarla çalışma yaptık.

Yeni dönem oyuncularını nasıl buluyosunuz?

İyi buluyorum, çok parlak oyuncular var.

Kimler mesela?

Beren Saat örneğin bir konservatuar eğitimi yok, kendi kendini eğitti. Kıvanç Tatlıtuğ mesela müthiş bir oyuncu oldu.

Artık oyuncu diyebilir miyiz Kıvanç Tatlıtuğ'a?

Rahatlıkla diyebiliriz .Ben rahatlıkla Kıvanç 'a bir oyunda başrol teklif edebilirim. Bu çok büyük bir cesaret işi değil bence.

Sokak Kızı İrma'yla ilgili başka projeleriniz var mı?

Sokak Kızı İrma'yı baştan yazdım.2012 ' de Türkiye'de Asmalımecit'de meyhanede geçirilen bir olay haline getirdim. Ve karakterler Türkleşti. Ama kızın ismi hala İrma. Onu da şöyle açıklıyorum; babası bir balıkçıymış ve bir rum kıza aşık olmuş İrma adında ,evlenmişler fakat balıkçının ve İrma'nın çocukları doğarken İrma ölmüş. Karısına olan büyük aşkından kızının ismni İrma koymuş.

Biraz geçmişe gideceğim. Çok ciddi sıkıntılar yaşadığınızı bazı röportajlarınızda altını çizerek söylüyorsunuz. Bu sıkıntılar nasıl sıkıntılardı ?

Daha çok finansal sıkıntılar. Çünkü ben tiyatroda her şeyin en iyisini istediğim için bunlar masraflı şeyler oluyor. Oyunlarda her zaman tutmuyor. Tutmadığı zaman bir para kaybı oluyor.

Ona rağmen ben yine en iyisi olsun ısrar ediyorum. Çünkü tiyatroda en iyisini yapmak lazım. Sinemada da bu geçerlidir. inandığın her şeyin en iyisini yapmalısın. Yani maddi bakımdan tiyatro çok sıkıntıya uğradı.

Tiyatroya söyle bir dönüp arkanıza baktığınızla hangi günleri özlüyorusunuz?

Ben özlemiyorum. Her dakika hoşlanacak, keyif alacak bir şeyler buluyorum. Bence çok canlı şuan tiyatro. Ama müthiş bir yükselme var gerçekten çok iyi prodüksiyonlar var. Küçük tiyatroların içinde "işte tiyatro bu dedirtenler var."

Yeni projenizden bahsedelim mi biraz ?

Yeni projenin müthiş bir kadrosu var. Geçen hafta başladık çekimlere ramazan ayında yayına girecek .Aşkın Halleri adlı bir proje büyük bir site içerisinde geçiyor. O sitede oturanlardan bir tanesi benim. Eski bir büyükelçi karısıyla beraber oturuyor. Her şeye burnunu sokan, karışan biri. Daha 1 bölüm çektik. onun için karakteri tam bilemiyorum. Ama bu karakter sempatik aynı zamanda her şeye burnunu sokan bir komşu diyelim. Hikaye komik bir Romeo Juiliet hikayesi. İki ayrı ailenin çocukları birbirlerini seviyolar. İki ailenin de birbirlerine tahammülleri yok.

Projede kimlerle birliktesiniz,kimlerle birlikte rol alıyorsunuz?

Kimler var kimler. Mükemmel bir kadro. Bir kere Metin Akpınar, Güven Kıraç, İpek Tuzcuoğlu, İclal Aydın, Mehmet Ali Kaptanlar, birbirinden yetenekli genç oyuncular var, bazıları benim talebem eski oyuncularım Veli Baycu ,Eskişehir tiyatrosundan Burcu gibi.. gerçekten müthiş bir kadro.

Tiyatroların özelleştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bana çok manasız geliyor. Özel tiyatrolar var zaten ama devlet ve şehir tiyatrolarının özelleştirilmesi bana komik geliyor.

Çünkü kim kalkıp da bir tiyatroyu satın alacak ver ben bundan kar edeceğim diyecek ki böyle bir şey olamaz.

Devletin görevi devlet tiyatrosuna, operaya, baleye yardım etmek.

Eski şeylerin biraz değişmesi lazım. Yani devlet ve şehir tiyatrolarının yeniden ele alınması lazım.

Sizce ne düzeltilmeli?

Birisi gelip devlet tiyatrosunda çalışsa da, çalışmasa da ömür boyu para almamalı.

Yani biraz İngiltere'deki National Tiyatro gibi usül öngörüyorum. Tabi onlar nasıl isterlerse yaparlar. Ama orda size ihtiyaçları varsa, size 2 senelik bir kontrat imzalatarak gerekli oyuncuları alıyorlar şehir tiyatrolarına. Başarılıysa devam ediyor. O zaman bir oyuncu rahat ediyor, biliyor ki 2 saat çalışacak ve memur kalıbına girmiyor. Bizde rutine biniyor.

Türk tiyatrosu desem ve gerisini size bıraksam Haldun Dormen nasıl tamamlar bu cümleyi?

Türk tiyatrosu her zaman var olacaktır.

Hakkettiği yerde olmayan kişiler var mı sizin gözünüzde?

Bence Salih Güney çok daha parlak bir oyuncu olabilirdi.

Kendi yaptığı bazı hatalar yüzünden oraya varmadı.

Salih Güney gerçekten gelmiş geçmiş en yakışıklı insanlardan biri. Onun biraz konservatuar eğitimi de vardı, Dormen Tiyatrosu'nda da çalıştı. Ama o yolda ilerlemedi. Yine ünlü, yine başarılı ama çok daha farklı olabilirdi.

Haldun Dormen kimlerle rol almadı ? Bir çok insanla rol aldınız. Mesela az önce Ajda Pekkan'dan konu açıldı hiçbir araya gelmedik dediniz..

Ajda Pekkan'la birkaç defa beraber projelere başlayacaktık. Onunla çalışmak isterdim. Ajda benim gerçekten çok takdir ettiğim bir insan. Onun gibi olmak zor.

Ben Ajda'yı Sermiramis sayesinde tanıyorum. Onu da severim yakın dostumdu bir zamanlar, şimdi eskisi kadar görüşemiyoruz ama görüştüğümüz zaman çok şeker, birbirimize sarılıyoruz.

Semiramis Pekkan" Hayata dair bir çok şeyi bana Haldun Dormen öğretmiştir. "ve "Bende emeği çoktur."demiş.

Ne güzel. Ben kendisini gerçekten çok severim. En son Ajda'nın konserinde görüştük. Görüşemiyoruz o zaten Türkiye 'de yaşamıyor.

Bir röportajınızda iş hayatında kalsaydım belki Rahmi Koç olabilirdim demişsiniz.

Hayır demedim. Ben iş adamı olsaydım iki günde iflas etmiştim. Babam parlak bir işadamıydı. Ben babamın işlerinin başına geçseydim 3 günde biterdi o iş.

Şimdi kim yürütüyor hesap işlerinizi?

Benim 32 yıldır bir Doğan adında bir dostum var. Bu işleri o yürütüyor. Buğra da yardım ediyor.

Babanız ticaretten anlamadığınızı düşünüp sanata yönelmenizi desteklemiş olabilir.

Babam akıllı bir adamdı zaten. Bu işlerden anlamadığımı düşünmüş olabilir. Genco Erkal'ın babası benim babama telefon etmiş oğlum tiyatrocu olmak istiyor diye. Benim babam da benimki oldu bile yapacak bir şey yok demiş.

Aşık olur musun?

Aşık tabiki olunur romantiklik daha başka bir şey. Bir ağacın karşısında saatlerce oturabilirim. Doğanın büyüsü harika gelir.

Yeni projeleriniz neler?

Bir kış öyküsü var devlet tiyatrosunda daha belirsiz. Bir müzikalim var yazdığım adı "tapılacak kadın". Barış Manço projesi var. Lale Manço'yla görüşme halindeyiz birlikte çalışıyoruz. Gelecek yıl 2013'te gerçekleşecek, çok değişik bir formda ne müzikal ne konser. Barış Manço'yu anlatan ve onun şarkılarından oluşan bir gösterimiz olacak. Ünlü isimlerle değil noname denir ya şimdi düşünün Teoman'la Barış Manço birarada olmaz. Erol Evgin'in oğlu Murat Evgin çok güzel Barış Manço canlandırıyor ama o zaten ünlü biri niye onun kılığına girsin. Aşağı yukarı ocak ayında olacak. Bir Kış öyküsü için İstanbul Devlet Tiyatrosuyla anlaştım. Bakalım kanunlar müsaade ederse?

Tapılacak Kadın müzikalimde Emre Altuğ'un genç yönetmen rolünü oynamasını isterim. Zaten kabul etmişti kendisi.

Kıvanç Tatlıtuğ da çok yetenekli çok efendi bir insan onun da rol almasını isterdim.

Haldun Dormen'le on broadway diye bir proje var. Eylül ? Ekim gibi benimle müracaat eden 20-25 kişiyle New York müzikallerine gideceğiz. Ricky Martin ve Evita'yı göreceğiz. Rome Julliet balesine gideceğiz. Circ de soleil var dünyaca ünlü orada da olacağız. Bu 1 hafta sürecek bir proje. New York'ta Hilton'da konaklayacağız.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Tv Haberleri