HÜRRİYET’TE BİR DEVRİN SONU!

Erol IŞIK

Bab-ı Âli’nin amiral gemisi olduğu dönemde 20 yıl boyunca Hürriyet Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini yapan ve ardından bir o kadar da köşe yazarı olarak medya dünyasına yön veren Ertuğrul Özkök, geçen ay gazeteyle yollarını ayırdı.

Kimi Kulislerde eski patronu Aydın Doğan’ın medyaya dönüş çabasına yön verdiği için Demirören Ailesi’nin Özkök’ü kovduğunu söyledi kimisi de Özkök’ün kendi isteğiyle ayrıldığını… Ama bir gerçek vardı ki, efsane genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, Hürriyet’ten ayrılmıştı işte.

Hürriyet’te çalıştığım 22 yıl boyunca çok sık karşılaştık Ertuğrul Bey’le. Yazı işleri toplantılarında, sayfalar düzenlerken, Altın Kelebek’i organize ederken ya da Hürriyet’in meşhur barında. İstihbarat servisine, ekonomi ya da siyasi haberlerin şeflerine, müdürlerine nasıl davranırdı çok bilmem ama magazine farklı bir ilgisi vardı Özkök’ün. (Hatta basın meslek kuruluşu olarak sadece ve sadece Magazin Gazetecileri Derneği üyesi olduğunu her fırsatta dile getirirdi) Rahmetli Orhan Olcay vefat ettiğinde magazin servisine gelmiş, hem moral verici bir konuşma yapmış hem de kendisinin ve Hürriyet okurları için magazinin ne kadar önemli olduğunu anlatmıştı. Bu yüzden de magazin servisinin kenetlenmiş bir aile gibi dimdik ayakta durmasını istemişti.

Yine bir konuşmasında bir genel yayın yönetmeninin en önemli görevinin, yazarından renk ayrımcısına ya da montajcısına kadar tüm çalışma arkadaşlarını bir arada tutmak olduğunu söylemişti. Ona göre bir gazetenin gücü, okurları tarafından sevilen köşe yazarları kadar haberi en iyi şekilde koklayan ve okuyucuya aktaran yetişmiş muhabirlerinden gelirdi. Bir keresinde, görüş ayrılığı olsa da sevilen bir yazarın gazeteden ayrılmaması için hem onu hem de yönetimi ikna etmeye çalıştığını söylemişti.

* * *

Özkök’ün Hürriyet’ten ayrılışı bana bir başka ayrılığı hatırlattı.

Rafet El Roman’ı ve eski eşi Tuğba Altıntop’u bilirsiniz. Olaylı bir şekilde ayrılmışlar ve ayrılma süreci epey uzun sürmüştü. O dönem Hürriyet ile birlikte pazar günleri Gala Dergisi’ni çıkarırdık. Her hafta bir ünlü ile özel çekimler yapar, çok özel açıklamalarını Gala Dergisi’ne koyardık. Bir gün Tuğba Altıntop’un dergimize kapak olmak istediğini öğrendik. Rafet El Roman’la mutlu bir evliliği ve çocukları olan Tuğba Altıntop’un, biraz da dekoltesi fazla fotoğraflarıyla dergiye kapak olmak istemesine pek anlam verememiştik. Ancak dergide kapak olduktan kısa bir süre sonra ünlü şarkıcıyla tartışmaları magazin gündeminde yer almaya başladı ve bir süre sonra da boşandılar. Sonradan öğrendik ki, Rafet El Roman’dan ayrılmayı kafasına koyan Tuğba Altıntop, onun en kızabileceğini düşündüğü şeyi yapmış ve ondan habersiz pozlar vererek Gala Dergisi’ne kapak olmuştu. Yani ayrılık fitilini ateşlemişti.

* * *

Magazini seven ve eğlenmeyi de bilen efsane genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün, 40 yıl boyunca hiç dans etmediğini düşünmek pek doğru olmaz. Ama Hürriyet’ten ayrılmasından hemen önce bir araya gelmesi hemen hemen imkânsız kişilerle halay çekmesi ardından da Ege’ye özgü zeybek dansını yapması, sanki Demirören Ailesi’ne “Beni kovun” mesajı gibi geldi bana.

Yakında şöyle derse de şaşırmayın; “Ben ayrılmak istemedim ama beni kovdular. Ben de benimle yeniden çalışmak isteyen eski patronumla yeniden çalışmaya başladım!”

Bakalım yeni yıl nasıl gelişmeleri de beraberinde getirecek.

Her şey gönlünüzce olsun…