“Sihirli Annem”in Betüş’ü; babasının ölümüyle yaşadığı büyük yıkımı, Defne Joy Foster ile yaşadığı son geceyi ve boşanma sürecinde hissettiklerini ilk kez bu kadar açık anlattı. Program boyunca zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan oyuncu, samimi açıklamalarda bulundu.
“BABAMIN BAŞUCUNDA ‘NEDEN İSYAN ETMİYORSUN?’ DİYE AĞLADIM!”
Hayatındaki en büyük kırılmanın babasının ölümü olduğunu söyleyen İnci Türkay, kanser sürecini anlatırken duygusal anlar yaşadı. Ünlü oyuncu, babasının hastalığını hiçbir zaman kabullenemediğini söyleyerek “Babamın başucunda oturup ona ‘Neden isyan etmiyorsun?’ diyordum. ‘Neden seni buldu? Sen çok iyi bir insansın. İçkin yok, sigaran yok, spor yapıyorsun… Neden benim babam?’ diye ağlıyordum.” dedi.
Türkay, babasının ise büyük bir teslimiyet içinde olduğunu anlattı: “O bana hep ‘İsyan etme… Böyle olması gerekiyormuş’ derdi. O kabulleniş beni daha çok kahrediyordu. Çok kızıyordum buna. Çok isyan ediyordum.” dedi. Oyuncu, babasının ölümünden sonra uzun süre gerçeği kabul edemediğini de söyledi:
“Vedalaşamadım. Çünkü hep bir umut vardı içimde. O anda bile öldüğüne inanmadım. Sabaha kadar geri gelecek sandım. İnsan sevdiğinin gittiğine inanamıyor. Hâlâ her şeyi ona danışıyorum. Karar verirken ‘Babam olsa ne yapardı?’ diye düşünüyorum.
Bazen ‘Hadi bana yol göster’ diyorum. Bazen hiçbir işaret gelmiyor, bazen de küçücük bir şeyi ondan gelmiş gibi hissediyorum.” dedi.
“GİTME DEDİM… O GECE SON GÖRÜŞMEMİZMİŞ”
Katarsis’in en çarpıcı bölümlerinden biri ise Defne Joy Foster hakkında yaptığı açıklamalar oldu. “Sihirli Annem” döneminde çok yakın arkadaş olduklarını anlatan İnci Türkay, aralarında bir dönem kırgınlık yaşandığını da söyledi.
Sorunun sebebinin ise köpeği Silvia olduğunu anlattı. “Silvia benim için çok kıymetliydi. Her yere götürüyordum. Defne’nin de astımı vardı. Bana ‘Bu köpeği sete getirme’ diyordu. Ben de ona kızıyordum. O da bana kızıyordu. Böyle tartışıyorduk.” dedi.
Ancak ikilinin daha sonra barıştığını anlatan Türkay, Defne Joy Foster ile son gecelerini unutamadığını söyledi: “O gece bana geldi. ‘Hadi çıkalım’ dedi. Ben hiç istemedim. ‘Gitme bu saatte, ne işin var?’ dedim. Grip gibiydim, evde kalmak istiyordum. Çok dil döktüm ona.” dedi.
Oyuncu, o anları anlatırken sesi titreyerek şöyle devam etti: “Ama Defne çok deli doluydu. ‘Yok illa gideceğim’ dedi. Kapıdan çıkışı hâlâ gözümün önünde. O gece son görüşmemizmiş…” dedi. Defne Joy Foster’ın ölüm haberini sabaha karşı öğrendiğini söyleyen oyuncu, yaşadığı vicdan azabını şu sözlerle anlattı:
“Günlerce o salonda oturup duvara baktım. Hep şunu düşündüm; ‘Acaba engelleyebilir miydim?’ Kapıyı kilitlesem gitmez miydi? Ama insan kaderi değiştirebilir mi bilmiyorum…” dedi. Türkay, en büyük tesellisinin ise küs ayrılmamış olmaları olduğunu söyledi: “İyi ki barışmışız. İyi ki kırgın değildik. Bu benim için çok önemli.” dedi.
“HAYATIMIN EN KÖTÜ SÜRPRİZİ BOŞANMAMDI”
İnci Türkay, oğlunun babasıyla ayrılık sürecini de “hayatımın en kötü sürprizi” sözleriyle anlattı. Boşanma döneminde büyük bir yıkım yaşadığını söyleyen oyuncu, şu ifadeleri kullandı:
“Hayatımın en kötü sürprizi Ali’nin babasından ayrılma sebebimdi. Çok mücadele ettim. Çok zor bir duyguydu. Atlatılması gerçekten çok zor.” dedi. Ünlü oyuncu, yaşadığı kırgınlıklara rağmen sonunda affetmeyi seçtiğini de söyledi: “Sonra onu da affettim. Kin tutmanın insana hiçbir faydası yok.” dedi.
Boşanmanın ardından oğlu Ali ile birlikte Londra’ya taşındığını anlatan Türkay, tek başına verdiği mücadeleyi şu sözlerle anlattı: “Ali 8 yaşındaydı. Bir bavulla Londra’ya gittik. O da çok zorlandı ama güçlenerek çıktı bu süreçten.” dedi.
Türkay, oğlu Ali ile ilişkisini anlatırken ise duygusal anlar yaşadı: “Her oyundan önce Ali’nin sesini duymam lazım. Bana ‘Hadi anne çık hikâyeni anlat’ der. Bir gün bile birbirimize kapı çarpmadık.” dedi.
“SİHİRLİ ANNEM’İN BU KADAR BÜYÜYECEĞİNİ HAYAL ETMEDİK”
Katarsis’te “Sihirli Annem” yıllarını da anlatan İnci Türkay, dizinin bugün hâlâ konuşulmasına kendilerinin bile şaşırdığını söyledi. Türkay “Biz bunu küçük, tatlı bir çocuk dizisi sanıyorduk. Hiç kimse bu kadar büyüyeceğini tahmin etmedi.” dedi.
Nevra Serezli’nin projeye ilk başta sıcak bakmadığını ise kahkahalar içinde anlattı: “Nevra ‘Bu ne saçma şey, ben oynamam’ diyordu. Sonra ikna ettik.” dedi. Set ortamının aile gibi olduğunu söyleyen oyuncu, eski set sıcaklığını özlediğini belirtti: “Şimdi karavanlar, özel alanlar var. Biz gofret gelince seviniyorduk.
Hepimiz aynı tepsiden yemek yiyorduk.” dedi. Dizideki mantık hatalarıyla ilgili yapılan yorumlara da esprili bir yanıt veren Türkay “Ben uçuyorum, babam köpek, annem zamanı geri sarıyor… Bunun nesinin mantığını arıyorsunuz?” dedi.
“İNGİLTERE KRALİÇESİ OLMAK İSTİYORUM”
Yıllardır “fazla pozitif” olmakla eleştirildiğini söyleyen İnci Türkay, bu tavrının gerçek olduğunu söyledi: “Ben üzülecek şey bulamıyorum hayatta. Sabah yürüyerek tuvalete gidebiliyorsam şükrediyorum. Ağrısız uyuyabiliyorsam şükrediyorum. Onun için pozitifim. Affetmek gerekiyor. Kin insanı yoruyor.” dedi.
Türkay, Katarsis’in finalinde ise hayalini açıkladı: “İngiltere Kraliçesi olmak istiyorum!” dedi.