KÖR NİŞANCILAR!

Erol IŞIK

Kör nişancılar

Bunca yıl yanlış biliyormuşum meğer.

Silahla büyüdükleri söylenen, attıklarını vurduklarıyla nam kazanan Karadenizliler, meğer “kör nişancıymış!”

Kardeşim, bir tarafta 10-12 Karadenizli… Hem de bir köyün yetiştirdiği en iyi silahşorları… Diğer tarafta parayla tutulacak kadar silahına hâkim 10-12 kişi…

Hepsi birden silahını çekiyor, birbirlerine ateş ediyor…

Ne oluyor biliyor musunuz?

Hiç kimse vurulmuyor, arabalarda hiçbir kurşun deliği oluşmuyor, sadece köyün tabelasına ateş etmişler gibi Koçari tabelasında birkaç delik…

Tüm bunları, TRT1’in reyting rekortmeni dizisi “Taşacak Bu Deniz”in yeni bölümündeki çatışma sahnesinde izledik, iyi mi?

Pes dedim yahu, bir de ateş edildiğinde detay koymuşlar…

Arabaların arkasına saklanan Furtunalar’ın arkasındaki çimenlikte kurşun sekmesi efekti koymuşlar…

Oradaki tüm otomobil ve SUV’lar kurşun geçirmez mi?

Birinin bile camı patlamaz mı?

Yaralı bir adam, karşı tarafa kadar yürüyüp hasımların liderini tekmeleyip silahını alıp etkisiz hale getirebilir mi?

Yeşilçam’da bile en azından 1-2 otomobilin camları kırılırdı.

Hiç olmazsa aynalarından biri kırılırdı.

Silahlı çatışma çekimi yapmayı bilmiyorsanız, yapmayın kardeşim!

* * *

Son dönemde Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma ve gözaltına alınan ünlüleri takip ediyorsunuzdur.

Adli Tıp raporlarında pozitif çıktığı için yasaklı madde kullandığını itiraf edenleri, rapora itiraz edenleri, yeniden test yaptıranları, yurt dışında kullandığını söyleyenleri…

Bir de test sonucu negatif çıkanlar var…

Az daha unutuyordum…

Bir de yasaklı madde kullanılan bir yerde bulunduğu için “saçına sinmiş” olabileceğini söyleyenleri…

Bunların hepsi kamuoyu tarafından ilgiyle izleniyor.

Asıl söylemek istediğim, yasaklı madde kullananların hemen klavyelerine sarılıp İslami paylaşımlar yapmaları…

Başsavcılık daha önce bu soruşturmayı açsa yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde bu oran yüzde 99.9’a çıkardı herhalde.

Bu arkadaşların imdadına Regaip ve Miraç Kandilleri yetişti de rahatlıkla “mübarek” mesajlar yayınladı.

Araya bir parantez açayım…

Akılları karıştıran tek olay, Mehmet Ali Erbil’le boşanmanın eşiğinden dönen Gülseren Ceylan’ın kandil gecesi içkili pozuydu.

Başsavcılığın yasaklı madde ve bahis soruşturması, elbette başarılı olacak ve suçlular cezalarını alacaktır ama ünlülerin dini duygularını harekete geçirdiği kesin…

* * *

Son olarak Kanal D’nin yeni yıla girerken iddialı bir şekilde ekrana sürdüğü “Beyaz’la Joker” programına değinmek istiyorum.

“Beyaz Show” ile yıllardır ekranı parselleyen ve ünlü konuklarıyla gece ekranında başarılı bir programa imza atan Beyazıt Öztürk, karşısında ünlüler olmayınca sanki biraz çuvalladı.

Allah’tan ilk iki programdaki yarışmacıları renkli kişilerdi de reytinglerde üst sıralarda yer aldı.

Ancak sonraki programlarda “Bizim Evin Çocuğu” Beyaz’ın sempatikliği yetmeyecekmiş gibi duruyor.

Hatta son programda Beyaz, yarışmayı filan unutup stüdyonun ortasında nasihatler vermeye, eskiden ne güzel adetlerimiz olduğundan dem vurmaya, insani ilişkilerimizde eksikliklerimizin olduğuna dair “nutuk atmaya” başladı.

Dersiniz ki Beyaz, sabah haberlerinde gazete haberlerini yorumluyor…

Kalın sağlıcakla…