Çağımız teknoloji çağı…
Hız çağı…
Hürriyet’in Amerika reklamını hatırlayın…
Özgürlük heykelinden rulo halinde atılan gazete yere düşmeden İstanbul’da haber olabiliyordu…
O kadar hızlıydı yani Hürriyet.
Şimdi mi?
Şimdi tam olarak attan inip eşeğe binmişler.
Gazete ve dergi hazırlayanlar bilir, sayfa düzenlenirken, fotoğraf ve video indirip gönderirken kullanılan programların yeni versiyonlarının kullanılması önemlidir.
Hürriyet de sayfa yapımında en çok tercih edilen programın en son versiyonu kullanıyordu.
Ancak yönetimin aldığı bir kararla aynı programın CS6 versiyonu kullanılmaya başlandı.
Yani programın 14 yıl önce 7 Mayıs 2012’de piyasaya sürülen versiyonu.
14 yılda dünya değişti, sayılamayacak kadar siyasi ve toplumsal olay oldu.
Hele hele teknoloji açısından o kadar çok değişiklik oldu ki…
İnsanlar o tarihte, şu an 17. versiyonu kullanılan ünlü cep telefonu markasının 5. versiyonunu kullanıyordu.
HERKES GİDER MERSİN’E HÜRRİYET GİDER TERSİNE
Hürriyet’in kullanmayı bıraktığı yeni teknoloji ile eskisi arasında da çok büyük fark var.
İkisi arasında süre olarak yaklaşık üç kat fark var.
Hem fotoğraf ve videoların indirilip yüklenmesinde…
Hem de sayfaların hazırlanmasında…
Zaten minimum seviyenin altında personelle işleri yürütmeye çalışan Hürriyet’te sayfa hazırlayanlar, fotoğrafların indirilmesi ve sayfalara işlenmesinde saatlerce bilgisayarların başında bekliyor artık.
Büyük bir kısmı evden çalışan personel, sayfaların yapımı sırasında da büyük zaman kayıpları yaşıyor.
Sonrasında ise tamamlanan sayfaların tekrar Hürriyet’e gönderilmesi de saatler alıyor.
Sayfa hazırlama programının son versiyonuna para ödemek istemeyen Hürriyet, resmen personeline eziyet ediyor.
HÜRRİYET’TE KANUNİ HAKLAR DA GASP EDİLİYOR
Hürriyet’in en şaşalı zamanlarında yani Bab-ı Âli’nin “amiral gemisi” olduğu zamanlarda çalışmış biri olarak şimdiki arkadaşlara üzülüyorum.
Mesela; bizim zamanımızda yılbaşı 1 Ocak’ta gelirdi.
Basın Kanunu’na göre çalışanlar, 1 Ocak’ta zamlı maaşlarını alırdı.
Normal kanuna göre çalışanlar ise 31 Ocak’ta zamlarını alırdı.
Şimdi öyle mi?
Normal kanuna göre çalışan Hürriyet personeli, zamlı maaşlarını ancak 1 Nisan’da alabiliyor artık.
Üstüne üstlük iki aylık zam farkları da verilmiyor.
Yemek kartlarındaki iki aylık zam farkları, zaten 3 senedir ödenmiyor.
Zam farkı soran personele de cevap hazır:
“Biz yılda bir kere zam yapıyoruz, onu da Nisan’da yapıyoruz”
ENFLASYONA EZİLEN HÜRRİYET PERSONELİ
Ayrıca gerçekte yüzde 100’lere varan enflasyon olmasına rağmen TÜİK’in açıkladığı oran yüzde 34,88 olmasına rağmen 4 ay sonra yapılan zam sadece yüzde 27 olmuş.
Bir Hürriyet çalışanının boş buzdolabını paylaşmasını medya sitelerinin haber yapmasıyla telaşlanan yöneticiler, haberi yayınlayan internet sitesine anlaşma bile teklif etmişler.
“Aman bizimle ilgili haberleri görme biz de sizi destekleyelim” demişler
Ancak bilmedikleri bir şey var.
O medya internet sitesinin yöneticileri, doğru bildikleri yoldan hiçbir zaman şaşmadı, şaşmazlar da…
Nitekim “boş buzdolabı” fotoğrafı internet sitesinde manşet olmuş.
MARKET ÇALIŞANINA ÖZENİYORLAR
Nice öğretmenleri, genç mühendisleri, üniversite mezunlarını üç harfli marketlerde kasiyer ve raf düzenlerken görmeye alıştık artık.
Meğer Hürriyet çalışanları, o marketlerde çalışanlara özenmeye başlamış.
Hürriyet’in eklerinde çalışanlara yönetimden gelen teklif, bugüne kadar yapılanların üzerine tuz-biber olmuş.
Hürriyet eklerinde çalışanlara, “tazminatlarınızı biraz eksik ödeyelim, sizi işten çıkaralım, sonrasında telif usulü çalışmaya devam edin” teklifi yapılmış.
Üstelik “kesintili” tazminatları da 4 taksitte ödeyeceklermiş.
“Telif” usulüne geçildiği için de bu tarihten sonra tazminat hakları da olmayacakmış.
Bitmedi.
Bayram ve resmî tatillerde çalışanlara “mesai” de ödenmeyecek artık.
Üç harfli marketlerde çalışmaya özenen ancak işsiz kalmayı da göze alamayan Hürriyet eklerindeki personel, bir kişi hariç mecburen yeni şartları kabul etmiş.
Yakında üç harfli marketlerin kasiyeri olarak eski Hürriyet personelini görebiliriz.
Kalın sağlıcakla.