MEDYADA BU KEZ TOPUN UCUNDA YÖNETİCİLER VAR

Erol IŞIK

Yaz ayları bitip havalar biraz serinleyince medyada da bir telaştır başlar.

Çünkü tatil zamanlarını rölantide geçiren medya sektörü, yıl sonuna doğru yeniden dizayn edilmeye başlar.

Tabii ki, medya çalışanları arasında da stress’li zamanların habercisidir sonbahar.

Nasıl olmasın ki, bu dizayn çalışmasının ilk kurbanları elbette ki çalışanlar olur.

* * *

Önce bölüm müdürleriyle şirketin zor durumda olduğunu, ülkedeki ekonomik durumun şirketi çok etkilediği, bu yüzden de bütçelerin kısıtlanacağı ve çalışan sayısının azaltılması gerektiğinin anlatıldığı bir toplantı yapılır.

Sanki yıl ortasında minimum düzeyde maaş artışı yapılmamış gibi belki de yılbaşında hiç zam yapılamayacağı söylenir.

Devede kulak misali bir bütçe artışı öngörüldüğü de ayrıca belirtilir.

* * *

Önce bu konuşulanlar dedikodu misali tüm şirkete yayılır, tabii ki kulaktan kulağa yayılan bu haberler abartıldıkça abartılır.

Yani çalışanların biraz olsun durumu kabullenmesi sağlanır.

Sonrası malum, bölüm müdürleri eğer biraz insaflıysa bu durumdan en az etkilenecek çalışanıyla vedalaşmaya hazırlanır.

Ve yılbaşına doğru da o çalışanla vedalaşılır.

* * *

Bu anlattıklarım hemen hemen her sene tekrarlanır.

Ancak bu sonbahar, hiç de öyle geçecek gibi görünmüyor.

Sene başında uygulamaya konulan EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) yasası nedeniyle tecrübeli kesimde yer alan yöneticiler bu kez topun ağzında.

Özellikle de emekli olduğu halde yeniden çalışma imkânı sağlanan yöneticilere yönelik operasyon başlayacağı konuşuluyor.

Çünkü bu yöneticiler, yeniden çalışabilmek için holding bünyesindeki başka bir şirkete geçmeyi kabul etmişlerdi.

Hatta çalışmaya devam edebilmek için tazminatlarını bile şirketten ayrıldıkları zamana bırakmayı da kabul etmişlerdi.

Medya holdingleri de çalışanların tazminat paralarını 7-8 ay işletip bir güzel para kazanmış, ödeyecekleri tazminatların belli bir kısmını geri almışlardı.

Bir de bu yöneticilerin geçtiği şirkette vahşi kapitalizm kuralları vardı ve bu kurallar hiç de çalışanı korumuyordu.

Hal böyle olunca yöneticilerle veda zamanı gelmişti.

Bunun ilk örneği de geçtiğimiz günlerde Milliyet Gazetesi Magazin Servisi’nde yaşandı.

Magazin Müdürü İlknur Taş, koltuğunu Abdullah Malkoç’a bıraktı.

Halefi de selefi de çok severim.

İlknur’a yeni hayatında başarılar dilerken Abdullah kardeşimi de tebrik ediyorum.

* * *

Bu değişiklik, yaklaşan fırtınanın habercisi.

Şu sıralar çalışanlarla birlikte medyadaki bölüm müdürleri de diken üstünde.

Birlikte çalıştıkları hangi elemanıyla vedalaşacağını düşünmek yerine oturduğu koltuğu sağlamlaştırmak için neler yapabileceğine karar vermeye çalışıyor.

Sadece bölüm müdürleri değil, müdür yardımcıları, istihbarat şefleri, editörler…

Yani medyada çalışan herkes endişeli bir bekleyiş içinde.

Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur…

Bir fırtına kopacak ama şu an sessiz…

Hayırlısı artık…

Kalın sağlıcakla…