“Mehmed: Fetihler Sultanı”nın 74. bölümünde neler olacak?
Sultan Mehmed’in savaş meydanında Vlad’la yüzleşmesiyle başlayan bölüm, nefes kesen bir hesaplaşmaya sahne olur. Vlad’ın tamamen köşeye sıkıştığı anda, Katerina’nın gözü karalığı her şeyi değiştirir.
Kendi askerlerini ve Vlad’ı feda etmeyi göze alarak topçulara ateş emri verir. Meydanı sarsan büyük patlama bir anda can pazarına dönüşür. Ortalığı kaplayan toz ve dumanın içinde Vlad, Pedri’nin yardımıyla izini kaybettirerek kaçmayı başarır. Sultan Mehmed ise hiç vakit kaybetmeden Bahadır Paşa ve akıncılarına emir verir: Vlad yakalanacaktır.
Bosna’nın Fethi ve Adalet Nizamı
Sultan Mehmed, Yayçe Kalesi’ne ihtişamla girer; ancak bu zafer yalnızca bir fetih değil, bir düzenin başlangıcıdır. Bosna halkına can, mal ve inanç güvenliği sözü verir. İlk divanını toplayarak fethin kalıcı olması için önemli kararlar alır: Bosna halkı beş yıl boyunca vergiden muaf tutulacak, bölgenin imarı derhal başlayacaktır.
Ancak asıl mesaj, bir çeşme başında verilir. Bosnalı kadınlara saygısızlık eden iki yeniçeri, bizzat Sultan Mehmed tarafından falakaya yatırılır. Bu sahne, adaletin kimseye ayrıcalık tanımadığını açıkça gösterir. Bu adalet karşısında etkilenen Boşnaklar (Bogomiller), çocuklarının Osmanlı bürokrasisi ve ordusunda yetişmesini talep eder. Sultan Mehmed bu talebi kabul eder ve onlara “Evlad-ı Fatihan” unvanını verir. Artık Bosna, yalnızca fethedilmiş bir toprak değil; Osmanlı’nın bir parçasıdır.
Vlad…
Ağır yaralı Vlad, Katerina ile birlikte dağların derinliklerine, karanlık mağaralara sığınır. Ölümle yaşam arasındaki ince çizgide, Katerina’nın aldığı karar Vlad’ın kaderini belirler: Yarasını kızgın bir hançerle dağlayarak onu hayatta tutar.
Peşlerindeki Bahadır Paşa ve Bali Bey ise iz sürmeye devam eder. Geçmişten gelen hesaplaşma, bir uçurumun kenarında son bulur. Vlad, son bir umutla Bahadır’ın merhametine sığınmak ister… Ancak Bahadır Paşa’nın cevabı nettir. Bahadır Paşa Vlad’ı yakalayabilecek midir?
Rose Hatun
Sultan Mehmed’in davetiyle Bosna’ya gelen Rose Hatun, barışın ve dönüşümün anahtarı olabilecek bir adım atar. Babasının dostu Papaz Aron’u, Azize Meryem Kilisesi’nin camiye çevrilmesi konusunda ikna etmek ister. Ancak bu ziyaret, bir uzlaşma değil, bir ihanetle sonuçlanır.
Aron’un, Katerina ile iş birliği içinde olduğu ortaya çıkar. Kurulan tuzakta Rose Hatun, karnından hançerlenerek ağır yaralanır. Olay yerine yetişen Sultan Mehmed, Aron’u etkisiz hale getirir. Rose Hatun yaşayacak mıdır?