Okyanusları akvaryuma sığdırdım.... MURAT GÖĞEBAKAN`IN ARDINDAN!

Zeliha SUNAL

Onu tanıyanlar hemen sevemezdi.. Hatta bazıları hiç sevmedi. Nedeni kendine has kocaman konuşmaları, cüssesinden kat kat büyük hırsı ve idealleri pek çok kişiyi rahatsız etti.

Adana'dan geldiği zaman zayıf, kara kuru, giyilmekten dizi çıkmış kot pantolonu siyah tişortu ile sıradan bir adamdı. Ama "Ben sana. Aşık oldum bir tanem' derken haykıran sesi ile yürekten söylediği aşk şarkıları şiirleri bir anda dinleyenlerini kendine bağladı.

Ben o zamanlar Ataköy Marina da çalışıyordum. Dostum Hasan Topaloğlu bana "sana öyle birini dinleteceğim ki şaşıracaksın" diyordu. O ara Prestij ailesinin fertlerinden biri olmuştu Murat Göğebekan.

90 lı yıllarda barlarda şarkı söylemek o kadar da kolay değildi. 3-4 saat sahnede kalacak ve en yeni şarkıları mutlaka repertuarına alacaksın. Yoksa çalıştığın yere kimse gelmezdi.

Yıl 1997 idi. "Ben sana aşık oldum bir tanem" patladığı zaman ben de o şarkıyı hemen repertuarıma aldım ama aradaki şiiri bir kağıda yazıp bardan seçtiğim birilerine bağıra çağıra okutturuyordum.

Bir gece "kim okuyacak bu şiiri" diye sorduğumda "ben" diye bir ses geldi. Bir de baktım Murat Göğebakan... Meğer Hasan Topaloğlu onu bana getirmiş kedisini canlı dinlemem için.

Benim de onun şarkısıyla animasyon yaptığımı görünce dayanamamış. Aldı eline mikrofonu. Şarkısını söylerken herkesin tüyleri diken diken oldu. Ellerinden yere terler damlıyordu. O gün "bu çocuk tutar " demiştim.

Orkestra arkadaşlarımla da iyi anlaşınca eşim Nazmi ile konuşup grubu ikiye böldük ve turnelerinde konserlerinde ona eşlik etmeye başladılar.

Benim de ikinci bir çocuğum olmuştu adeta.. Gecenin bir yerinde"Karnım acıktı, bana ne yemek yapacaksın diyen", kuru fasulye pilav seven bir halk çocuğuydu.

İkinci, üçüncü albüm derken yıldızı çok parladı Murat'ın... Farklı ses rengi ve tarzı onu diğerlerinden ayırıyordu. Fazla bağırıyordu ama sesi çok güçlüydü tutamıyordu ki...

Kendince nedenlerle Prestij ailesinden koptuktan sonra müzikte şansı yaver gitmedi.

'Ay yüzlüm' albümünü çıkardığında yine baştacı oldu Murat...

Bu arada çok ama çok aşık oldu. Bütün şarkılarını yazdığı kadına...Sema'ya.. Öyle büyük bir aşktı ki onlarca beste yaptırttı Murat'a Bu aşkın neden bittiğini ve olayların bu kısmını bilmek ve hatırlamak istemiyorum!..

Birgün sabahleyin telefon etti ve bana "Abla karnım ağrıyor, Nazmi abimle beraber hastaneye gidelim çok kötüyüm" dedi. Memorial hastanesine gittik. Kan aldılar. Benim radyo programım vardı İzin istedim. Bittiğinde nerdesiniz diye Nazmi'ye sorduğumda hala hastanede bekliyorlardı...

Akşamüstü sonucu öğrendiğimizde hepimiz şok geçirdik; Kan kanseri idi!.. Ve süreç başladı. Daha sonra olanları basından takip ettiniz zaten.

Müziğinde ilk başlarda Cem Karaca repertuarına ve muhalif söyleme sahip biriyken hastalığının birinci evresinden sonra "Uzun Adam a kadar ulaşan müzikal tavır ile üslup değişikliği neden niçin oldu ( ! ) bilinmez lakin bu durum bir çok hayranını küstürdü.

Albümlerinde yeterli promosyon yapmadı yapılmadı. Kliplerine gereken önemi vermedi verilmedi . Satış grafiği gittikçe düştü. En son albümü arabesk şarkıların rock düzenlemeleriydi.

Ama kendi şarkısı ' Vurgumun' ile çıkmayı tercih etti. Bu nedenle bana göre albüm anlaşılamadı.

Kendi doğruları vardı. Kimseleri dinlemedi. Dik kafalıydı. Adanalıydı. Ama çok iyi bir insandı yumuşak bir kalbi vardı, eser, kırar geçerdi. Hani tanıdıkça seversiniz ya..işte öyle...

Biz birbirimizi hiç bırakmadık . Ben onun her zaman "Zeliha abla"sı oldum . Başı daralınca geldiği. Bir de "Nazmi abi"si vardı sırdaşı herşeyini anlattığı....

İşine aşık biri olarak çok mücadele etti. Hastalığa yenilmeseydi yeni bir şarkı yapmaya hazırlanıyordu. Oysa ki söylenecek çok şarkısı, yazılacak çok sözü vardı daha...

Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun. Murat Göğebakan.

zeliha.sunal@magazinkolik.com