Meslek hayatı, tiyatroya olan bağlılığı ve özel yaşamına dair samimi açıklamalarda bulunan Bademci, oyunculuk serüveninin dönüm noktalarını ve hayata bakışını içtenlikle paylaştı.
SALİH BADEMCİ;
“Mesleğini mutluluğunla eşleştirme”
Oyunculuk kariyerinde yaşadığı süreçleri anlatan Bademci, mesleği yalnızca bir varoluş biçimi olarak görmenin tehlikesine dikkat çekti: “İnsanlarda bu sektöre girdikten sonra bir umut peydah oluyor.
Bunun böyle devam edeceğini düşünüyorlar. Peri masalının bitmemesi herkesin işine gelir ama sektörün debisini dışarıdan görünce bu nehirde bir daha nasıl var olacağım sorusu akıllara geliyor. Çünkü orada o hengamede yüzerken farketmiyor çoğu arkadaş.
Bütün hayatını ekranda var olmaya ya da sadece kendini var etmeye adadığı için saplanıp kalıyor. O elinden gitmeye başladığında da büyük bir boşluğa düşüyor. Oyunculuğu bir meslek olarak görmek zorundalar. Var oluş olarak gördüğünde bitersin.
Mesleğini hayattaki mutluluğun olarak koyduğun zaman bittin demektir. Çünkü o zaman mesleğin yoksa sende yoksun anlamına gelir. Bir insan kendini bu haksızlığı yapar mı?! Sadece ekrandaki ve sahnedeki başarımla Salih olarak mutlu olmaya endekslenirsem eyvah...”
İyi oyuncu mu, iyi insan mı?
Programda “İyi oyuncu olmak mı zor, iyi insan olmak mı zor?” sorusuna yanıt veren Bademci, “İyi insan olmak çok zor bir şey. Kendini kontrol etmen gereken çok fazla konu var. Karşında kızdığın insana da bir bak ve onun da bir zamanlar çocuk olduğunu hatırla.
Onun da bir zamanlar aslında saf duygudan ibaret olduğunu hatırla. O zaman karşındakine bakışın da değişiyor. Her insan özünde iyidir. Biliyorum çok zor ama iyilik verirsen iyilik bulursun.” sözleriyle insana dair bakış açısını paylaştı.
SALİH BADEMCİ;
“Başarısızlık en keyiflisi”
Başarı ve başarısızlık üzerine düşüncelerini dile getiren oyuncu, “Başarısızlık en keyiflisi. Her son, yeni bir başlangıç ama başarı erken geldiğinde o, insanı daha büyük bir külfet altına sokuyor. Bence başarısızlığın külfeti erken gelen başarıdan daha az. O yüzden daha rahat ve kolay.” diyerek genç oyunculara önemli bir uyarıda bulundu.
Aile ve baba olmanın sorumluluğu..
Kendisi gibi oyuncu İmer Özgün ile evliliklerini mutlulukla sürdüren Bademci, baba olduktan sonra hayatındaki değişimi anlatarak, ailesine duyduğu bağlılığı vurguladı: “Hayattaki en büyük korkum üçümüzün dağılması.
Bu koşturmacanın içinde en çok kızımı ihmal etmiş olmaktan ve gelecekte ‘Ya ben senden bunu istemedim ki, sen niye benim yanımda değildin?’ demesinden korkarım. İşimi kızımın önüne koymaktan korkarım.
Oyuncu egosu başka bir şey. Kötü değil aslında ama yönetmeyi bilmek gerekiyor. Hayattaki kimliğinin önüne geçtiği zaman, eşinle, çocuğunla, arkadaşınla o bağır koparmaya başladığında kabus…”
Programda son olarak özel hayatına dair anılarını da paylaşan Bademci, eşine evlenme teklifini doğum gününde yaptığını ve o günkü duygularını anlatarak izleyicileri gülümsetti.