Saygı değer basın mensubu arkadaşlarım, kendimi şu ana kadar doğru bir şekilde
lanse edemediğim ve sizleri dönem dönem, istemeden de olsa içinde bulunduğum
bazı gereksiz olaylarla meşgul ettiğim için özür dileyerek sözlerime başlamak
istiyorum. Bir süredir yaşadığım talihsiz olaylar yüzünden sizlerin gözünde arzu
ettiğim saygı ve sevgiyi kazanamamış olmanın sıkıntısı ve üzüntüsü içersindeyim.
Bu konuda ne yapabileceğimi uzun uzun düşündükten sonra, ilk adım olarak
hissettiklerimi kaleme almaya ve kendimi size yazarak anlatmaya karar verdim.
Çünkü sizler tarafından bilinmesini arzu ettiğim çok daha düzgün özelliklerim
var.
Eğer bir kaç dakikanızı ayırıp bu satırları okursanız, kendimi kısaca anlatıp,
sizlerle yepyeni bir sayfa açmak istiyorum. Çünkü özellikle şahsıma takılan
"Bayan Lopez" ve "Bayan Popo" gibi lakaplar inanın beni çok üzüyor. Bundan daha
iyisini hak edecek bir geçmişim olduğunu düşünüyorum. Geçmişte herkes gibi benim
de yapmış olduğum bir takım hatalar olabilir. Ama bu hatalarımın bedelini
yaşadığım üzücü olaylarla fazlasıyla ödemiş olduğumu düşünüyorum. O yüzden de bu
çabamı destekleyeceğinize ve bana daha tarafsız bir gözle bakacağınıza
inanıyorum.
Ben aslında damdan düşer gibi modellik yapmaya ya da şarkı söylemeye başlamış
biri değilim. Kameralarla ilk tanışmam 13 yaşındayken oldu... Her şey reklam
filmleriyle başladı. Ülkenin önde gelen markaları Tadella, Akbank gibi büyük
kuruluşların reklamlarında oynamaya başladım. Yani bir yandan eğitimime devam
ederken diğer yandan 100'ün üzerinde reklam filminde oynayarak şov dünyasına
adım attım. Bazıları gibi kolay yoldan para kazanmayı seçmemiş olmama rağmen,
magazin dergilerine çıkmakla, bu insanlarla aynı kefeye konulduğumda daha 20
yaşında bile değildim.
Reklam filmleri ve ardından katalog çekimleriyle yıllarca geçimimi sağlarken bir
yandan da kazandığım parayı müzik, dans ve tiyatro eğitimime harcadım. Müzisyen
bir aileden geliyorum. Bizim evimizde müzik hiç eksik olmaz. Ağbim Rüzgar
Yılmaz'ı tanıyanlar müziğe olan ilgimi ve birikimimi daha iyi anlayabilir.
Tiyatro okullarında aldığım dersler, özel şan ve dans dersleriyle birlikte
gitar, piyano gibi enstrümanları çalmayı öğrenerek yıllardır kendimi sahnelere
en iyi şekilde hazırlamaya çalışıyorum. Bu dönemde mankenlik ve fotomodellik
yaptığım için de katıldığım ve derece aldığım bazı güzellik yarışmaları oldu.
2001 yılında Malta adasında katıldığım yarışmada "Miss Bikini ve Sempati" güzeli
seçildim. Ardından Türkiye'de Fashion TV'nin 2003 yılında düzenlediği "Miss
Model Of Turkey" yarışmasında "Miss Model Of Bikini" ve "En İyi Podyum Yürüyüş
Modeli" seçildim. Bunların ardından aldığım eğitimlerle yetinmeyerek Gülgün
Feyman, Saadet Şen, Nazım Oktar, Ayşe Nur Yazıcıoğlu gibi ustalardan sunuculuk
ve haber spikerliği eğitimi aldım. Kısacası hayallerimi gerçekleştirebilmek için
hiç durmadan çalıştım.
Daha fazla detaya girerek vaktinizi almak istemiyorum. Hayatımı bugüne kadar
reklam filmlerinde oynayarak, katalog çekerek devam ettirdim şimdi ise bir albüm
yaptım, söz ve beste çalışmalarıma devam ediyorum. Hayatımın geri kalan kısmını
ise yorumcu ve besteci kimliğiyle ön plana çıkacak bir sanatçı olarak geçirmek
istiyorum. Ama bunu başarabilmek için sizlerin hoşgörüsüne ve desteğine de
ihtiyacım var. Bu nedenle sizden en büyük ricam artık beni "Bayan Popo" ya da
"Bayan Lopez" olarak değil, sanatçı adayı ya da sadece Zeynep Yılmaz olarak
görmeniz. Bir gün yaptığım bestelerimle sizlerin gönüllerinizden kopacak
alkışları almak ise en büyük hedefim.
Umarım 2008 yılı hepimiz için sağlık, huzur ve hayırlı bol para ile geçer.
Sizlerin de desteğiyle mücadelemi sürdüreceğim. Bana göstereceğiniz anlayış ve
destek için şimdiden binlerce teşekkür.
Zeynep Yılmaz