Sumru Yavrucuk... ’ŞİFACI NARA’ OLDU!
Uzman Psikolog ve yazar Gökhan Çınar’ın psikolojik oyun formatındaki programı FÜG’ün bu haftaki konuğu ünlü oyuncu Sumru Yavrucuk oldu.
SUMRU YAVRUCUK FÜG’DE HAFIZASINI YİTİRDİ
FÜG’ün yeni bölümü, Yavrucuk’un hafızasını kaybettiği ve kendini Moğolistan’da uzak bir köyde “Şifacı Nara” olarak bulduğu kurgusal bir dünyada yayınlandı.
Programda Sumru Yavrucuk, hiç tanımadığı bir coğrafyada göçebe bir köyde yaşamaya başladı ve köy halkı tarafından zamanla “şifacı” olarak kabul edildi. Sesler, ritüeller ve doğayla kurduğu bağ üzerinden insanlara şifa verdiği bu evrende, hem toplumsal hem de kişisel kırılmalarla yüzleşti.
Programın en çarpıcı anlarından biri, Yavrucuk’un geçmişte yaşadığı büyük kaybı anlatması oldu. Londra’da bulunduğu sırada gelen bir mesajla abisinin vefat haberini aldığını söyleyen Yavrucuk, şu ifadeleri kullandı: “Abim dünyanın en iyi insanıydı… O mesaj geldiğinde dünyam yıkıldı. Hâlâ ailece tek kanadımız kırık yaşıyoruz. O anı hiç yaşamamış olmayı isterdim.” dedi.
Yavrucuk, çocukluğuna dair anlattığı sahnelerde ailesiyle kurduğu güçlü bağı vurguladı. Özellikle sahil gün batımı ritüellerini anlattığı bölümde duygusal anlar yaşandı: “Ailemden henüz kimse gitmemişti.
Annem, babam, dört kardeştik. Akşam gün batımında hep birlikte otururduk. Annem şiir okur, babam şarkılar söylerdi. O anları asla unutmak istemem.” dedi. Babasıyla ilgili anılarını da paylaşan Yavrucuk, çocukluğundaki güven duygusunu şu sözlerle anlattı: “Babamın ve ailemin yanında olmak bana hep büyük bir güven verdi. O koruyucu alan, hayatımın en kıymetli yeriydi.” dedi.
Köy hikâyesi içinde yer alan en hassas anlardan biri de kaybolmuş bir çocukla kurulan bağ oldu. Yavrucuk’un canlandırdığı karakter, ailesinden ayrılmış 9 yaşındaki bir erkek çocuğunu koruma altına aldı.
Çocuğun korku ve yalnızlık duygusu karşısında Yavrucuk’un verdiği yanıt dikkat çekti: “Sen hiç korkma. Ben yanındayım. Seni biz koruyacağız.” dedi. Çocukla kurulan bağ, bölüm boyunca “koruma, annelik ve güven” temalarını güçlendiren en önemli duygusal hatlardan biri oldu.
Programın ilerleyen bölümlerinde Yavrucuk, Moğol köyünde “Nara” adıyla şifacı bir karaktere dönüştü. Köy halkına hem sessizlikle hem sözle hem de doğadan aldığı ritüellerle dokunan Yavrucuk, kendini şu sözlerle tanımladı: “Şifa verdiğimizde aslında kendimiz de şifalanıyoruz”.
Köyde bireysel hikâyelerle de yüzleşen oyuncu; oyuncu olmak isteyen genç bir kız, dünyayı görmek isteyen bir kadın ve bağımlılıkla mücadele eden bir adamla kurduğu diyaloglarla dikkat çekti.
FÜG’ün finalinde ise Yavrucuk’un hafızası geri dönüyor ve gerçek hayatıyla yüzleşti. Ailesi, sahne hayatı ve geçmişi zihninde yeniden canlanırken, yaşadığı deneyimi şu sözlerle özetledi ve “Neşeyle hayatı hafifletmeyi öğrendim. Ama en önemlisi, çocukluğuma verdiğim sözü hiç unutmadım.” dedi.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.