Ümit Özat- İpek Tuzcuoğlu.... ``EN BÜYÜK KORKUSU VE EN BÜYÜK PİŞMANLIĞI" NEDİR?

Ümit Özat- İpek Tuzcuoğlu.... ``EN BÜYÜK KORKUSU VE EN BÜYÜK PİŞMANLIĞI" NEDİR?

Ümit Özat yeşil sahalardan özel hayatına bilinmeyenlerini samimiyetle paylaştı.

''Babam dükkanı kapatır beni antrenmana götürürdü''

İpek Tuzcuoğlu ile Yüzleşme'de futbola başlama öyküsünü anlatan Ümit Özat'ın futbol kariyerinde ailesinin rolü büyük. 'Babam terziydi.

Koluna takardı iğnelerini, mezurası, makası. Ulus'ta dükkanımız vardı heykelin orada. Ben profesyonel olduktan sonra Gençlerbirliği'nde babamın da astım hastalığı vardı. Hem o sebeple hem de durumlar düzeldiği için dükkanı kapattık. Allah'a bin şükür.

Bugün terzilik yapmıyor. Ama biz yavaş yavaş bulaştık gömlek filan dikiyoruz, armut dibine düşermiş. diyen Ümit Özat'a İpek Tuzcuoğlu ve ekibinin hazırladığı düğme dikme sürprizine ilk başta itiraz eden Özat bu işi başarıyla tamamladı. 'Dikemem ben bir tek sökerdim .

Hayatımda hiç düğme dikmedim, bizim ki fason makinada dikiliyor sağ olsun işçilerimiz var. diyen Ümit Özat, İpek Tuzcuoğlu'nun 'Kaptan düğmede dikti bu programda' sözü üzerine 'bulaşık da yıkarım ayıp ediyorsun.

Gecekonduda oturduğumuzda bir tek salon sıcak olur bilirsin. Mutfak soğuk olurdu. Yemekten sonra herkes salona geçerdi, ben geçerdim annemin yanına mutfakta buz gibi. Meyveleri filan alır salona geçerdik, sabahları yatakları kaldırmaya yardım ederdim.' diyerek paylaştı.

İpek Tuzcuoğlu 'O dönem şöyle güzel bir hikaye var babanız dükkanı kapatıp sizi antrenmana götürürmüş ve insanlar gülermiş, siz diyorsunuz ki gülen insanlar şimdi Ali bey diyorlar.' sözü üzerine Ümit Özat 'O kibar anlatımı daha neler var.

Bu futbolcu mu olacak derlerdi. Dükkanı kapatır gelirdi. Sabah beşte bana süt kaynatırdı. Bir gün daha kirli malzemeyle antrenmana çıktığımı hatırlamam. Annem buz gibi havada bile yıkar kuruturdu. Ertesi gün tertemiz giderdim.' diyerek futbol kariyerinde ailesinin rolünü anlattı.

Bu işin tüccarı olmuş futbolcular var!

Futbol kariyerinde bir dönem farklı takımlarda kiralık oyuncu olarak da görev alan Ümit Özat, İpek Tuzcuoğlu'nun 'Bir futbolcunun kiralık olarak başka bir takıma verilmesi nasıl duygular yaşatır?' sorusu üzerine 'Futbola Ankara Gücü'nde başladım.

Sonra bir gün bir Genç milli takım seçmeleri vardı. Bize yırtık ayakkabı verdiler, ayakkabı vermiyorlar. Babam aldı beni Gençlerbirliği'ne götürdü.

Sonra Keçiören'e kiralık gittim. Bursaspor'da da oynadım ama Ankara Gücüyle ilgili şöyle bir şey var. Futbola Ankara Gücü'nde başladım. Bu ligdeki ilk kafa golümü Ankara Gücü'ne attım.

Bu ligdeki son kafa golünü Ankara Gücü'nde attım. ilk frikik golümü Ankara Gücü'ne attım. Ligdeki son golümü Ankara Gücü'ne attım. Antrenörlüğe, Teknik direktör olarak Ankara Gücü'nde başladım ama buna rağmen o güzel camia olmadı.

Gençlerbirliği'nden kiralık Bursaspor'a gittim, oradan da Fenerbahçe'ye gittim. Ben orada Samet Aybaba ile problemler yaşamıştım, ayrılmak istiyorum dedim ayrıldım.

Başka bir şey yok.'' diyerek anlatan Ümit Özat'a İpek Tuzcuoğlu 'Kiralık olmak kırıyor mu futbolcuyu?'' diye sorunca 'Bu işin tüccarı olmuş futbolcular var. Para kazanmak için altı ay orada altı ay burada oynayan oyuncular var.

Bir teknik ekip tarafından, yönetim tarafından istenmeyip mecbur gönderilenler var profesyonelliğin içinde bunlar var. Futbolcusun ama bir işverenin var. Sebepleri farklı oluyor. '' diyerek anlattı.

''Takımı şampiyon yapıp gideceğim dedim''

Fenerbahçe'de uzun süre kaptanlık yapan Ümit Özat için Fenerbahçe'nin yeri ayrı. Kaptan olarak görev aldığı Fenerbahçe'den kupa kazandıktan sonra ayrılmış ünlü futbolcu. İpek Tuzcuoğlu 'Kupa heyecanı nasıldı?' diye sorunca futbol dolu günlerine dönen Ümit Özat 'Son senem ayrıldığım sene.

O maçın başı sonu çok farklıydı. O zaman Başkan'la küstük.Maçtan önce de küstük. Bir gün öncede Köln'e gideceğim açıklanmıştı bir hafta önce imzada atmıştım teklif gelmeyince. Sezon öncesi Dinamo Kiev maçında yuhlanmıştım.

Bu takımı şampiyon yapıp öyle gideceğim dedim. Allah'a şükür şampiyonda yaptık.' dedi. İpek Tuzcuoğlu'nun ''Yuhlandım dediniz. O an neyle yüzleşiyor insan?'' sorusu üzerine cevap veren Özat ''İki şey vardı aklımda ya formayı çıkarayım, sahanın ortasına bırakıp gideyim.

Yada bir dakika Ümit daha yuhlandıkça çok top al, daha çok oyna, daha çok risk al ama üç ayın var oğlum takımı şampiyon yap ayrıl dedim. Takımı şampiyon yaptık, şampiyon olarak ayrıldık.'' dedi.

İpek Tuzcuoğlu'nun ''Senden sonra oraya Carlos mu geldi.'' demesi üzerine ''Peterson geldi. Carlos geldi iyi de oynadılar. Carlos bir projeydi normal şartlarda Carlos'u getirdiğin zaman yanlarının da o kadar kaliteli olması lazımdı.

Ama öyle transferler yapmak kolay değil eleştirmemek lazım. Dünyanın en büyük sol beki kimse neden getirdin demez ama ben çok kaliteli bir programcıyı alıyorsam kanalımı da o düzeye çıkartmam lazım yada onun gibi on tane almam lazım ki programlarım aynı kalitede olsun.

Bir taraf yüksekte biri altta olursa dengesizlik olur. Kendi gibi dünyanın 10-12 oyuncusuyla oynamış adam, senin yanına verdiğin adamlar Real Madrid'de onun yanında belki de antrenmana çıkmayacak adamlar bu ben de olsam öyleydi.

Tam tersini düşün Drogba'yı getirdi bu adamlar on sene Chelsea ile antrenmana çıkmış. Bizim Türk oyuncular Avrupa?da fazla tanınmıyor . Bunlar gerçek söyleyince üzülüyor insanlar ama bu gerçek. Buradaki rakamları Avrupa?da bir kulübün Türk oyuncusunun alma şansı yok ben gönüllü gittiğimde de Fenerbahçe?de kazandığımın yarısına gittim.? diyerek anlattı.

?Fatih Terim ve ben birbirimizden çok fazla hazzeden iki insan değildik?

Köpek korkusu yüzünden gençlik yıllarında zor anlar yaşadığını anlatan Ümit Özat bu korkusunu köpek sahibi olarak yenmiş, hatta bu korkusu şehir efsanesi olmuş. Milli Takım antrenmanında Tuncay Şanlı ve takım arkadaşları da bu korkusunun üzerine giderek kızdırırmış.

'Şimdi İki tane köpeğim var, ama çocukluğumda vardı galiba bir kere olmuştu yendim artık onu. Köpeğim sonradan oldu. Köln'den döndükten sonra Ankaragücü'ndeyken yalnızdım, yavru iki tane aldım birini yanıma aldım birini çocuklara bırakmıştım.

Yavru olunca ısınıyorsun öyle gitti.' sözleri üzerine İpek Tuzcuoğlu 'Bir de şehir efsanesi var bu konuyla ilgili Milli Takım'dan ayrılma sebebi antreman sırasında Tuncay Şanlı nın sana yaptığı köpek şakası diye? deyince cevap veren Ümit Özat ?Yok Milli Takım?dan ayrılmanın çok nedeni var.

Birbirimizden çok fazla hazzeden iki insan değildik Fatih Terim ve ben. Teknik karar olabilir, her antrenörün kararının getirisi, götürüsü kendine ait. Kendisi teknik olarak düşünmüştür, ben çok teknik olduğunu o zaman düşünmedim ama futbol oynarken bunları hiç gündeme getirmedim.

Her fırsatta sevmesem de haklı olduğunda haklı bulduğumu söylerim. Hatası olduğu zamanda herkesten fazla eleştiririm, benim için hocalığımı yapmış eleştirilmez diye bir şey yok .? diyerek düşüncelerini paylaştı.

''Düşmanım da olsa haklıysa sonuna kadar doğru derim''

İpek Tuzcuoğlu'nun ''Yekten, hiçbir şeyi düşünmeden direkt konuşmanız insanlarda yanlış algılara da sebep oluyor dimi?'' sorusu üzerine Ümit Özat ''Yapacak bir şey yok gülü seven dikenine katlanır.

Ben kalkıp şunu dediğim zaman Mourinho kim, ona verilen şans Fatih Terim?e verilse Mourinho'yu üçe katlar dediğim zaman Ümit iyi de, eleştirdiğim zaman mı kötüyüm. Ne iyi dediğimde göğe çıkarsın ne kötü dediğimde yerin dibine soksun.

Benim için Fatih Terim, Mustafa Denizli'ymiş, Mourinho'ymuş düşmanım da olsa haklıysa sonuna kadar doğru derim yanlışsa yanlış. Benim için hocammış hocalığımı yapmış, öyle bir şey yok bu dünyada bir babam bir annem var gerisi hikaye.'' dedi.

'Türkiye'ye döndüğüm için pişmanım'

Fenerbahçe'nin ardından futbol kariyerine Almanya'da devam eden Ümit Özat ''Türkiye'ye döndüğüm için pişmanım. Pişmanım derken Türkiye'ye döndüğüm için pişmanım keşke kalsaydım, hayatıma da orada devam etseydim.

Bu benim için hayatımda pişmanlık duyduğum tek karardır. Türkiye'ye geri dönüşümde kaset geri sarılsa beş sene önceye ne bu yaşadıklarımı yaşamak isterdim. Geri oraya gitmek isterdim.

Herkesin başına gelebilir. Almanya'da her şeye dair düzene dair köpeğe yayaya bile yol veriyorsun. Burada yaya arabaya yol veriyor. İlk başta zor geliyor ama alışıyorsun sistem düzen var. Burada hep kavganın içindeyiz hayatımız kavga.'' diyerek pişmanlığını İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme'de paylaştı.

Futbol oyunculuğu kariyerini sahada yaşadığı bir rahatsızlıktan sonra noktalayan Ümit Özat, İpek Tuzcuoğlu'nun 'O talihsiz olayın görüntülerini çok seyrettiniz mi sonra?' sorusu üzerine ''Olay başıma geldiğinden bir gün sonra izledim, çok gülüyordum ama sonra izleyemedim. İzlemek de istemiyorum.'' dedi.

İpek Tuzcuoğlu ''Kaptanlığı özlüyor musunuz? '' diye sorunca da Özat ''Ben bu ülkede 24 yaşında teknik direktör olan iki ya da üç kişiden biriyim. Benden büyük oyuncum vardı. Bir gün onlarla top oynamadım. Futbolculuk bitti, hiç aramıyorum. Özlemedim, tek özlediğim yer Almanya'' diyerek cevap verdi.

''En büyük korkum Fenerbahçe'nin karşısına başka bir formayla çıkmaktı''

İpek Tuzcuoğlu'nun ''Vedalar ağlatır mı sizi?'' sorusu üzerine cevap veren Ümit Özat ''Çok ağladım. Hayattaki en büyük korkularımdan bir tanesi futbol oynadığım dönemde Fenerbahçe'nin karşısına, Fenerbahçe'de oynadıktan sonra başka bir takımın formasıyla çıkmaktı, ondan dolayı gittim kimseye bunu açıklayamadım.

Biri bana deseydi 32 yaşındasın 3 sene daha Fenerbahçe'de oynayacaksın, 3 yada 5 maç oynarsın. Yemin ediyorum Real Madrid'in kapısından içeri girmezdim. Ben gittim, gittim diye değil ama yanlış anlaşılmasın 6 sene şampiyon olamadı. 6 senede 1 şampiyonluk yaptı. Ben 4,5 sene kaptanlık yaptım 3 şampiyonluk yaşadım. Ben gittikten sonra dünyanın en ünlü yabancılarını getirdiler yine olmadı.

Biliyordum ki ilk şampiyon olmadığımız sene de günah keçisi ben olacaktım, ben tek tabancaydım. Maça giderdim, antrenmanımı yapardım. Başkan'da bir şey söylese haklıysam cevap verirdim.' diyerek anlattı.

''Daum''la baba-oğul gibiydik, aramıza soğukluk girdi?

İpek Tuzcuoğlu'nun ''Daum hayatınızda çok önemli onun göz bebeğiymişsiniz.'' sözü üzerine ünlü teknik direktörle ilişkilerini anlatan Ümit Özat ''İyi oynuyorsan. Bir buçuk sene konuşmadık, 'Günaydın' demedik. Beni istemiyordu, ilk geldiğimde yanlış anlatmışlar. En sonunda Manchester United maçı çağırdı. Ayakkabılarımı çıkardım, önüne attım benim bu takımla ayakkabılarım oynar dedim. Sen ne yaptın dedim. Bir sıfır mağlupsun beni çıkarıyorsun, solbek oynuyorum beni çıkarıyorsun, orta sahada oynuyorum beni çıkarıyorsun. Kaleci oynasam beni çıkaracaksın her kötü sonucu benim üzerime yıkma yukardakinin bir adaleti var dedim. Ben antrenmana sabah geliyorum akşam 9'da gidiyorum. Senin sahip çıktığın oyuncu antrenmana beş dakika kala geliyor dedim. O gün bugün baba oğul gittik. Daum'la ayrılma nedenlerimden biri şuydu başkan bana mesaj attı. 'Daum'la konuş tekrar istiyoruz Daum'u, sende yardımcı antrenör ol.'' dedi. 'Ben burada antrenörlük yapacağım, Türkiye'ye dönmek istemiyorum dedim. Bana teklifin yarım ağız geldiğini biliyorum amaç Daum'u almak biliyorum aradaki irtibatı sağlamak. Daum 'beraber' dedi. 'Hocam beni bırak. Burada kalacağım. Benim niyetim yok gitmem'2 dedim.

Fenerbahçe'ye geldi Daum'a soru soruyorlar 'Ümit'le beraber misiniz' diye 'Yok yoluna bensiz devam edecek dedi. Buna gerek yok. Başkanın beni istemediğini yarım ağız teklif edildiğini biliyorum. Ayrılırken de Ümit'i istedim ama yönetim istemedi' demiş. Aramıza bir soğukluk girdi. ' diyerek paylaştı.

'Rasim'in sözlerini üstüme alınmam'

Futbol yorumcusu olarak yer aldığı programda Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte yer alan Ümit Özat'a İpek Tuzcuoğlu 'Birinci sorum Rasim'e nasıl dayanabiliyorsunuz, nasıl gerilmiyorsunuz bunu herkes soruyor?'' deyince 'Yok canım geriliyoruz. Benim Rasim'le ilk tanışmam bana ''Ümit Özat'ın yaptığı magandalıktır'' demesiyle oldu. Ben Twitterda yazdım, yayına bağlandı. Bu almış emniyet kağıdı gibi kağıt, ben terzi oğluyum o iğne deliği kadar açığım ya vardır ya yoktur dedim. Güldü. Araştırdım hiçbir şey bulamadım dedi. O zamanlar samimi değildik. Dışarıda hiç bir şey yok televizyon ekranında antipatik geliyor. Rasim ve Ertem için şu var insanların görüşlerini benimsersiniz, benimsemezsiniz. Aynı şeyi savunmak zorunda değilsiniz. En azında tutarlılar. Tutarlı, inandığını destekliyor, doğrudur yanlıştır. Rasim bir şey söylediğinde ''Çoğul mu söylüyorsun'' derim, ''seni tenzih ederim der'', üstüme alınmam.'' diyerek anlattı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.