DİSİPLİNİN VE DÜZENİN ADI; AHMET SAN!..

2011-2013 yılları arasında Sarıyer Belediyesi’ndeki çalışmalarım dikkat çekmiş olmalı ki, Gaziosmanpaşa Belediyesi’ne transfer olmuştum. Ancak Belediye Başkanı Erhan Erol, 2014 yerel seçimlerinde aday olmayınca ve yerine seçilen belediye başkanı da kadroyu tamamen değiştirdiğinde yeni arayışlar içine girmiştim ki, sevgili dostum rahmetli Berna Nuri Süer, “Gel, beraber çalışalım” dedi.

Berna, o sıralar Büyükçekmece Belediyesi ile çalışıyordu. Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin medya ilişkilerini kurmamı istedi. Aynı dönemde Hezarfen Havalimanı’nda Air Fest de vardı. “Belediyenin bir basın danışmanı var, ben ne yapacağım?” dediğimde, “Seni takip ediyorum, ilişkilerin çok iyi, bana sen lazımsın” dedi.

Berna’yı çok uzun süredir tanırdım. Geçmişinde imza attığı çok başarılı işler vardı. Corona’dan zamansız kaybettiğim Berna’yı çok da severdim…

* * *

Berna, o sırada Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün danışmanlığını yapan ünlü organizatör Ahmet San ile birlikte çalışacağımızı söyledi. Gazeteciliğe başladığım yıllarda Tarkan, Sezen Aksu ve Kenan Doğulu gibi ünlü sanatçıların menajerliğini yapıyordu. Sonraki yıllarda Michael Jackson’dan Luciano Pavarotti'ye, Madonna’dan Tina Turner’a, Elton John, Metallica ve (Mick Jagger) Rolling Stones'dan Ricky Martin'e kadar dünya starlarının Türkiye konserlerini organize etmişti.

Haberler dışında aslında hiç oturup konuşmuşluğumuz ya da onu yakından tanıma fırsatım olmadı. Uluslararası Büyükçekmece Festivali ve Air Fest sırasında birkaç kez toplantı yaptık. Her seferinde detaylara ne kadar önem verdiği ve seçtiği ekipten de aynı beklentilerinin olduğu hemen dikkatimi çekti.

Anladığım kadarıyla epey disiplinli bir şekilde yetiştirilmişti.

Sonradan bir kahvaltı sırasında kendi ağzından dinledim.

Önce ilginç bir şekilde sipariş verdi.

“Haşlanmış yumurta istiyorum ama sadece 5 dakika kaynayacak. Altı ya da dört olursa anlarım, lütfen dikkat edin. Zeytinlerinizin büyüklüğü nedir? Eğer çok küçükse yemem!”

Siparişi alan genç, şaşkınlığını belli etmemeye çalışıp, “tabii efendim, dikkat ederim. Zeytinimize de bir bakarsınız, olmazsa geri götürürüz.” diyerek uzaklaştı.

“Okulun girişindeki görevli, saç tıraşımıza, ayakkabımızın boyasına, pantolonumuzun ütüsüne, kravatımıza çok dikkat ederdi. Ayakkabınızın altının delik olması değil, boyası önemliydi. Okula tam vaktinde gitmeye çok özen göstermemiz gerekirdi. Her gün aynı saatte kahvaltı yapar, aynı saatte öğle yemeği yerdik. Yemekte ne yiyeceğimiz bile önceden belliydi.” diyerek okul yıllarında edindiği disiplini anlattı.

Az sonra yumurta ve zeytinler gelince bu kez ben şaşırdım.

“Yumurtayı fazla pişirmişler ama haydi neyse…” diye söylenirken zeytin tabağından sayılı olarak 12 tane zeytini tabağına aldı. Tabağındaki zeytinleri de dörder dörder ayırdı. Nedenini sorduğumda “Bize böyle öğrettiler, kahvaltının başında dört tane, ortasında dört tane, sonunda da dört tane yerdik, hayatım boyunca da böyle yaptım” dedi.

Zeytinlerin sayıyla yenmesini daha önce de duymuştum ama “asal sayı” olması gerektiği söylenmişti. Bunu hatırlattığımda, önce şöyle bir durdu, mantıklı gelmiş olacak ki bir zeytin tanesini tabağa geri koyup o gün 11 tane zeytin yedi.

* * *

Magazin dünyasında tanıdığım en disiplinli ve düzenli kişilerden biri olarak tanıdım Ahmet San’ı. Zaten başarının en büyük anahtarlarından ikisi disiplinli ve düzenli çalışmaktır. Ahmet San’a da tam olarak uyuyor.

Şu sıralar kendi hayatını anlattığı “Hiçbir Şey İmkânsız Değildir” adlı kitabını okuyucularla buluşturdu.

Birkaç anım daha var ama önce bir kitabını okuyayım, onlardan bahsetmemişse anlatırım.

Eminim, kitabında ne anılar vardır.

Okuyucusu bol olsun…

Sağlıcakla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.