• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C

İzel...'MAZOŞİSTİM, AŞKIN ACISINI DA SEVİYORUM'

İzel...'MAZOŞİSTİM, AŞKIN ACISINI DA SEVİYORUM'
16 yaşından beri sahnede. Şimdi 50 yaşında ama kendi deyimiyle hâlâ kendini büyütmeye çalışıyor. 7 yıl aradan sonra yeni albümü 'Kendiliğinden Olmalı' ile karşımızda. Albümde Çelik ve Ercan Saatçi'nin de şarkılarına yer verdi.

Röportaj; Oya ÇINAR

Neden bu kadar uzun ara veriyorsunuz?

Ben hep albüm yaptığım için şarkıların demlenmesi zaman alıyor. Hiç single yapmadım, malum. Fazla göz önünde olmayı da doğru bulmuyorum.

Siz her anlamda kayboluyorsunuz. Kara batak gibisiniz…

Cilt doktorum gibi konuştun. O da “Deve kuşu” derdi, deve kuşu gömer ya kafasını kuma (Gülüyor). Arkadaşlarım da hep “Kayboldun yine, sana ulaşamıyoruz” derler.

Telefonu kapatır, kenara koyarım. Telefonun kendisiyle bile görüşmem. Gönül dostlarım vardır.

Onlardan biri bana “Sana acil ihtiyacım var, neredesin?” dediğinde onun yanında olurum.

Ama öyle her gün “Ne yaptın, nasılsın?” demem açıkçası…

Kendinizi biraz ‘10. Köy’ gibi mi hissediyorsunuz?

Çoook güzel bir tabir. Çok doğru. Hem doğruyu söylediği için dokuz köyden kovulan, hem çok duygusal ve savaşmayı sevmeyen bir yapım var.

Tartışmayı, kavga etmeyi sevmem. Bunlar olunca hemen çekiliyorum.

Savaşmayan biri İzel gibi bir markayı yaratabilir miydi?

Güçlü bir kadın yaratır, güçlü olduğum doğru. Ama hani “Düşmanın bile akıllı olsun” derler ya. Ben kuralsız savaşanlarla savaşamıyorum.

Albüm eski dostlar buluşması gibi olmuş. Sezen Aksu, Ercan Saatçi, Sinan Akçıl, Çelik… Duyan gelmiş.

Öyle oldu. Benim dönmemi isteyenler “Yeter ki dön be kadın!” dediler ve bu şarkıları bana hediye ettiler.

Bir anlamda herkesin beklentisi olan İzel & Çelik & Ercan üçlüsünü bir şekilde buluşturmuş oldunuz.

Aynen öyle. İleride bir hatıra albümü yapmayı, birlikte bir konser vermeyi mutlaka istiyoruz.

Albüm o kadar güzel ki “Eski şarkıların tadı kalmadı” diyenlere cevap gibi olmuş.

Ben biraz mükemmeliyetçiyim. Önce ben seveyim, ben sevince dinleyenler de mutlaka sever diye düşünüyorum.

‘Saçmalık’ şarkısında “Ne masal olabildik ne de kahraman” diyorsunuz. Sizin kahramanınız var mı?

En büyük kahramanım rahmetli babamdı. Sekiz yıl oldu babamı kaybedeli. Onu kaybedince çok tökezledim. Her şey üst üste geldi

BABAMIN KIRKINI 8 YILDA ÇIKARABİLDİM

Nasıl atlattınız o süreci?

Normalde psikiyatrların söylediğine göre yas süresi sekiz aymış. O sürede geçmiyorsa bir sorun var anlamına gelirmiş.

Sekiz yıl oldu ama ben babamın kırkını yeni çıkarabildim. 16 yaşında başladım, 32 yıl aralıksız şarkı söyledim.

Galiba biraz durmam gerekiyordu. Onun kaybı benim için bir sınavdı. O arada beni üzenler de bana bir şey öğretmesi gereken elçilerdi. Bu yedi yıl aradan önceki dönem çok üstüme geliniyordu.

Hangi konuda?

Benimle uğraşanlar, önümü kesmeye çalışanlar ki aralarında camiadan, çok dost bildiğim insanlar da vardı.

O yüzden insan detoksu yapmaya karar verdim. Dün bir film izledim, şöyle diyordu:

Düşmanından alacağın en büyük intikam düşmanın gibi davranmamaktır. Bu benim hayat ilkem oldu.

Tam olarak ne yaşadınız?

Kendimi çok yıprattım. Depresyona girdim. Tuttum bir anda saçımı kazıdım. Kilo aldım. Her anlamda bıraktım kendimi.

Panik atak mıydı yaşadığınız?

Yok, ben panik atağı yıllar önce, en zirve zamanlarımda yaşadım. Çıktığım mekanın yanında mutlaka bir ambulans bulunurdu.

Sözleşmemizde “İzel Hanım’ın kaldığı yer mutlaka hastane yanı olacak” yazıyordu. Hastalık hastası olmuştum, ölümden korkuyordum. Onu atlattım.

Fakat sonra yaşadığım kötü deneyimler beni yaşamdan korkutur hale getirdi. İnanın bu ölüm korkusundan daha kötü.

Sabah uyandığımda “Of ya! Bir gün daha nasıl geçecek ?” diyordum. Şimdi çok şükür atlattım hepsini.

MAZOŞİSTİM, AŞKIN ACISINI DA SEVİYORUM

Siz ilişkide hangi noktaya gelince şarkınızdaki gibi “Birlikte olmamız çok saçma” diyorsunuz?

Ben saçma olduğunu fark ettiğimde ilişkiyi bitirmiyorum. Hafif bir mazoşistlik var bende. Aşkın acısını da seviyorum.

Çünkü ben oradan besleniyorum. Açı çekiyorsam slow şarkıları daha iyi söylüyorum mesela. O yüzden bu albümü yaparken aşk yaşamadığım için çok zorlandım.

Allah’tan geçmiş repertuarımda birikmiş yeterince aşk acısı var. Onları düşünerek okudum (Gülüyor).

Sizin ilişkileriniz nasıl bitiyor?

Övünmek için söylemiyorum ama ben bugüne kadar hiç terk edilmedim. Oysa terk edilmeyi isterdim.

Terk etmek daha zor. Terk edilsem kendi adıma üzülürüm, üç gün halıları kemiririm, bir şekilde atlatırım.

BİZ AŞKIN PROVASINI YAPARDIK ŞİMDİKİLER DİREKT KAYDA GİRİYOR

Sizce bugün aşk sizin döneminizdeki gibi yaşanıyor mu?

Mümkün mü! Diyorlar ya “Neden 90’lardaki gibi şarkı çıkmıyor?” diye çünkü o yıllardaki aşk yaşanmıyor.

Bizde kesişmek diye bir şey vardı. Bir hafta, on gün kesişirdik. Elini tutmak bir aşamaydı. Bir prova yapardık yani. Şimdikiler direkt kayda giriyor.

Büyümüş hissediyor musunuz?

Biraz evet ama bir yandan da çok küçük hissediyorum daha. Benim grilerim yok. Her şey siyah ya da beyaz. Ben hala grileri bulmaya çalışıyorum.

Tecrübeleriniz sizi yeni hata yapmaktan alıkoyar mı?

Bence siz aşkta aynı şeyleri yine yaparsınız sanki… Çok doğru bir tespit (Gülüyor), psikiyatristim bile bu tespiti yapamamıştı.

“Senden adam olmaz” demek gibi, ama çok doğru söylüyorsun. Bazı konularda olgunlaşamıyorum.

Annemin benim yaşımdaki zamanlarını düşünüyorum. Epey ağır bir kadınmış.

LÜGATIMDA AŞKI SEVGİYE DÖNÜŞTÜRMEK YOK

Çocuk sahibi olmayı hiç istemediniz mi?

O kafa bana 30’larda bir geldi, sonra geçti. Kendime çok konsantreydim hep. Bir de tabii uygun bir baba adayı bulmak gerekiyor, o da artık çok zorlaştı.

Neden bu kadar zorlaştı sizce?

Zaten aşk doğası gereği uzun sürmüyor. İlk evreleri güzel, o yüzden o evreyi ne kadar uzun tutabilirseniz aşkın ömrü de o kadar uzuyor.

Mesela sevgiye dönüştürmekten söz ediliyor. Bu benim lügatımda yok. Aşk bittikten sonra ilişkiyi devam ettiremem ben.

Gidene de hiç öyle şarkımdaki gibi huzur dilemem yani. Biraz üzülsün bir zahmet.

Sizin ne kadar sürüyor aşklarınız?

Benim uzundur. Yedi yıl falan gider.

ALLAH’IM BANA GÜZEL BİR AŞK GÖNDERSİN

Neden hayatınızda kimse yok?

Tecrübeden galiba, inanmamaktan. Bir de ben aşıksam şarkı söylüyorum, değilsem söyleyemiyorum.

O zaman bu albüm yeni aşkın da habercisi olabilir mi?

İnşallah! Vallahi Allah yakın zamanda güzel bir aşk, doğru bir insan göndersin bana.

Nasıl biri olsun istersiniz?

Yani, küçük olacaktır benden. Kendi yaşıtlarımla anlaşamıyorum çünkü. Ben yaşıtlarım kadar büyümedim daha.

Tabii suyunu çıkaracak kadar fark olmasın ama mantıklı bir yaş aralığı iyi olur. Yakışıklı olsun isterim. Ama onun ardından kalbinin de güzel olduğunu görmek isterim.

Sizin güzellik tanımınız ne?

Valla ben güzel insan seviyorum. Arkadaşlarımın da güzel olmasını, sevgilimin de yakışıklı olmasını isterim.

Öyle “Gönlü güzel olsun yeter” diyenlerden değilim. Dış görünüşü önemsiyorum. Ben hep yakışıklı erkeklerle beraber oldum, hepsinin kalbi de güzeldi.

İdeal güzellik baskısından kötü etkilendiğiniz dönemler oldu mu?

Başta üzülüyordum. “Niye bu kadar kiloma taktılar? Cildime takıklar?” şu bu diye. Ama bir yandan da anlıyorum çünkü mesela Işın Karaca’yı öyle tanıdık ve kimse bunu mesele etmiyor.

Ben bile onu zayıf hayal edemiyorum. Ama ben başta zayıftım.

Fiziğimle ön plandaydım. Çok modern giyiniyordum, bikiniyle sahneye çıkan ilk şarkıcılardanım.

Öyle olunca sonradan kilo almam insanları rahatsız etti. “Kendine bunu neden yaptın, eh be kadın!” diyorlar, bunu zaten ben de dedim kendime.

Ama en başta zayıfken de bu kez “Fiziği güzel ama cildi niye böyle?” diyorlardı.

Yaşadığınız depresyonda bunun de etkisi olmuş mudur?

Vardır tabii. Her şeyin üst üste geldiği dönemde tamamen bıraktım kendimi. İpin ucu iyice kaçtı.

TEK GECELİK HATAYI AFFEDERİM

Hiç ilişkinin içinde yalnız hissettiğiniz oldu mu?

Yok, o pek olmuyor çünkü ben ilişkiyi biraz af edersiniz vıcık vıcık, dip dipe severim. Her dakikamı onunla geçirmek isterim.

Eski sevgililerinizle dost kalmayı nasıl başarıyorsunuz?

Ben güzel severim, hatta bağımlılık yaparım. Ama güzel de ayrılırım. Küsmem yani kimseyle.

Görüşmeye devam ettiğinizde o aşk nüksetmiyor mu?

Yok, olmuyor çünkü ben ayrıldığım gün gerçekten dünya ahiret abim, kardeşim oluyor o kişi.

Bu konuda sanki biraz erkek gibi düşünüyorsunuz…

Olabilir, feminist bir kadın değilimdir. Erkeğin anatomisi gereği bazı farklılıkları var neticede. Mesela benim kaç yıllık evliliğim, beraberliğim var diyelim, adam bir gece şeytana uymuş, bir şey yapmış...

Ayrılmam. Ha ikinciyi yaparsa ayrılırım, o zaman onun devamı gelecek demektir.

 

Kaynak: posta.com.tr
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.