• BIST 100.237
  • Altın 279,669
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 7 °C

Rasim Ulusman... RUHLARA VE GÖNÜLLERE HİTAP EDEN BİR MÜZİK DUAYENİ...

Rasim Ulusman... RUHLARA VE GÖNÜLLERE HİTAP EDEN BİR MÜZİK DUAYENİ...
Bir dönemin en popüler soul müzik temsilcilerinden piyanist şarkıcı, müzik duayeni Rasim Ulusman, özel ve müzik hayatına dair bilinmeyenlerini magazinkolik.com takipçileriyle paylaştı...

Röportaj; Mehmet KARADEMİR

Sesiyle olduğu kadar yıllara meydan okuyan fit ve genç görünümü ile de dinleyenleri kendine hayran bırakan Rasim Ulusman, Osmanbey Lasagrada Hotel roof barda seslendirdiği bir birinden güzel şarkılarıyla konuklarını geçmişten günümüze adeta bir müzik yolculuğuna çıkarıyor.

Sahnede adeta bir güneş gibi parlayan Ulusman, dinleyicilerini selamlayarak oturduğu kuyruklu piyanosunun başında sanki serbest kalmış bir aslanı zapt etmek istercesine tuşlarla savaşarak dinleyenlerine tam bir müzik şöleni yaşatıyor.

1960 yılların başında başladığı müzik hayatına 1973 yılından itibaren Belçika'da devam eden ve uzun yıllar Türkiye'de konser vermeyen Ulusman, onu özleyen Türk hayranlarına 'Lasagrada' otel deki muhteşem programıyla yeniden "merhaba" diyor ve Türk dinleyicileri ile yeniden buluşmanın heyecanını yaşıyor.

Piyanist şarkıcı Rasim Ulusman, Beatles'ın "House of the rising sun", "Don let me be my understanding", "Please please me", "Yesterday" gibi seslendirdiği şarkılarıyla hem sesi hem de piyanosuyla sahnede adeta devleşiyor.

1966 da kurulan 'Silüetler' grubunda ritm gitar çalan ve o dönemin en popüler yarışması 'Altın Mikrofon' yarışmasında aldıkları birincilikle adlarını tüm ülkeye duyuran grubun söylediği 'Lorke' isimli parça hala kulaklardan silinmedi.

Erol Bilem (bas gitar), Mesut Aytunca (solo gitar),Metin Alatlı (org piyano),Aydın Daruga (bateri),Rasim Ulusman (ritm gitar) dan oluşan grubun adı ise dinleyicileri selamladıktan sonra, ilk parçalarının adının «Akromion» karşısına ışık oyunlarıyla siluet olarak çıktıklarından dolayı bu ismi aldıklarından geliyor.

Albinoni'den, Elton John'a, Lionel Richie'den, Beatles'a, Animals'dan Aşık Veysel'e uzanan geniş ve bir o kadarda nezih repertuarıyla kulaklarımızın pasını silen Ulusman'ı, magazinkolik.com takipcilerine ve türk halkına yeniden hatırlatmak, engin müzik hayatını gözler önüne sermek amacı ile kendisiyle kısa bir söyleşi yaptık.

M.K...Rasim Bey; nostaljik müzik severler olarak, biz sizi çok yakından tanıyoruz ancak sizi tüm takipçilerimize daha yakından tanıtmak istiyoruz. Bize kendinizden bahseder misiniz?

R.U... Müzik hayatıma 1962 yılında o dönemin en popüler mekanlarından biri olan Kulüp sinemasında başladım. Ki burası Şevket Uğurluel'den Tülay German'a, Los Mashucambos'dan Yankı grubuna kadar bir çok popüler ismin sahne aldığı bir mekandı. Burada piyano çaldım fakat daha sonra 'Silüetler' grubuna gitarist olarak katıldım, 1966 yılında katıldığımız 'Altın Mikrofon' yarışmasında da grup olarak birincilik aldık.

1967 de Vehbi Turan Orkestrası'na katılarak Ersan Erdura ile program yaptım. Daha sonra Ankara Playboy da Ajda Pekkan'ın programı öncesi sahne alarak show hayatına atıldım. Müzik hayatıma daha sonra yeniden Belçika'da devam etme kararı aldım ve Türkiye'den ayrıldım. Orada uzun yıllar piyano kulüplerinde şarkı söyledim ve 1988 de yeniden Türkiye 'ye döndüm. Bir orkestra kurarak Ece Bar Etiler'de programa başladım. Kerem Görsev'le kurduğumuz bu grupta Görsev piyano ben bas gitar çalıyordum. Fakat grubun ömrü çok sürmedi ve grup dağıldıktan sonra ben yeniden Belçika'ya gittim. Üç yıl önce de yeniden karar değiştirerek tekrar ülkeme döndüm. Bundan sonra artık burada kendi halkıma müzik yapacağım.

M.K... Bugüne kadar kaç albüm yaptınız? Hangi orkestlarla çalıştınız?

R.U...İlk orkestram Vehbi Turan Orkestrası'ydı. Daha sonra 'Boğaziçi' orkestrası ile çalıştım. 1966 yılında 4 tane 45'lik çıkardım. 'Mutluluk', 'Gel Yardım Et', 'Kalenin Bedenleri' ve 'Askerin Mektubu' gibi. Bu plaklar o dönemde çok ses getirdi. Konserlerimiz bir hayli yoğundu ve şarkılarımız çok sevildi.

M.K...Bize yaptığınız müziğin Türkiye'de nasıl algılandığından söz eder misiniz?

R.U...Ben 'Soul' müzik yapıyorum. O dönemlerde yaptığım 'Soul' müziği dinleyen çoktu ama maalesef şu anda bu müzik aynı itibarı görmüyor. Ben bu müziği yeniden sevdirmek istiyorum ve beni dinlemek isteyenleri Osmanbey'de bulunan 'LASAGRADA' otelin roof barına bekliyorum.

M.K...Yeni nesli nasıl buluyorsunuz? Ülkemiz gelecekte sizce global müzik dünyasının neresinde olacak?

R.U...Şu an müzik yapan arkadaşlarımızdan Tarkan'ı, Hande Yener'i, Sertab Erener, Ajda Pekkan, Kerem Görsev, Melis Sökmen ve Hadise'yi çok beğenerek dinliyorum. Hatta Sertab'ı Belçika konserlerinde hep takip ederdim. Müthiş bir ses ve performans. Ülkemizde şu an müziğimizin globalleşebilmesi adına genç sanatçılarımızın çok emek sarfetmesi gerekiyor. Yeniliklere açık olmalılar ve fark yaratmalılar. Kendilerini tekrar etmemeleri gerek. Eski ve nostaljik müzikleri sürekli dinlemeliler. O dönem müziklerinden pay çıkaracakları çok şey var, O müziklerden ilham alarak yeni farklılıklar yaratmalılar.

M.K...Sizin dünyada ve ülkemizde en beğendiğiniz sanatçıları kimlerdir? İdolünüz var mı? Örnek aldığınız biri oldu mu?

R.U...Şevket Uğurluel hocamı her zaman takdir etmiş ve örnek almışımdır. Dünyada ise bir Elton John, bir Lionel Richie şarkılarını söylerken büyük mutluluk duyuyorum .

M.K...Türkiye'nin en geniş repertuvarlı piyano sanatçılarından birisiniz. Hâlâ yapamadığınız veya çalmak istediğiniz neler kaldı?

R.U...İnanın bugüne kadar neyi çalmak istediysem çaldım neyi okumak istediysem de repertuarıma aldım. İçimde ukte kalan hiçbir eser kalmadı diyebilirim.

M.K... Program öncesine ait tabularınız var mıdır? Bir programa nasıl hazırlanırsınız?

R.U...Hiçbir tabum yok, yalnız yıllardır yenemediğim sahneye çıkmadan önce yaşadığım utangaçlığım hala devam ediyor. Piyanonun başına oturuncaya kadar kalbim "küt küt" atıyor ve yüzüm kızarıyor. Ta ki piyanoya geçip ilk tuşa basıncaya kadar. Bu heyecan beni aslında çok mutlu ediyor. Zaten heyecanını kaybettiğin an bu meslek insanlara hiçbir zaman başarı getirmez.

M.K...Sizce Türkiye'deki piyanist sanatçılar azınlıkta olmalarına rağmen, istedikleri yerlere gelebildiler mi? Siz hak ettiğiniz yerde olduğunuzu düşünüyor musunuz?

R.U...Asla istedikleri yerde değiller, bende istediğim yerde değilim ama gerçekten çok mutluyum çünki mutlu olduğum müziği yapıyorum yıllardır. Çizgimden taviz vermeden de aynı şekilde devam edeceğim. Amacım yaptığım müziği geniş kitlelere de duyurmak.

M.K...Müzik dışında nelerle vakit geçirirsiniz? Hobileriniz neler?

R.U...Müzik dışında en büyük tutkum spor. Savunma sporu dediğimiz 'Karate' ile ilgileniyorum ve Japonya'dan sertifikalıyım. Yıllarca önce Amerika'da daha sonra da Belçika'da tekerlekli sandalye ile yaşamını dürdüren engellilere bu sporu öğrettim ve büyük mutluluk duydum. Türkiye'de de bu çalışmalarıma devam etmek istiyorum. Müzik programlarımdan arta kalan zamanlarda engelli vatandaşlarımıza bu sporu öğretmek ve sevdirmek istiyorum. Girişimlerime en kısa zamanda başlayacağım.

M.K... Bugüne kadar müzik anlamında yaşadığınız bir pişmanlığınız var mı? Mesela keşke Türkçe müzikde söyleseydim dediğiniz oluyor mu?

R.U...N e yalan söyliyeyim oluyor tabiî ki. Çok sevdiğim saygıdeğer büyüğüm Sezen Cumhur Önal hep bana "oğlum Türkçe şarkılar da söyle, sadece yabancı söyleme" derdi . Şimdi keşke onu dinleseymişim demiyor değilim. Belki de çok daha fazla kitlelere ulaşabilecektim. Ama daha öncede dediğim gibi bu pişmanlığımın yanında istediğim tarz müziği yaptığım içinde çok mutluyum.

M.K... Rasim bey müsade ederseniz size özel hayatınıza dair bir soru sormak istiyorum. Repertuarınızda bulunan romantik ve aşk dolu şarkıları şu günlerde size çok daha şevkle söyleten biri var mı hayatınızda?

R.U... Mehmet Beyciğim ben hayatımda bir kere evlendim ve maalesef boşandım. Belkide ilk defa bunu basına açıklıyor olacağım, şu günlerde hayatımda gerçekten deliler gibi aşık olduğum bir kadın var ve çok çok mutluyum. Muhteşem kadın Sevda Eyüboğlu'na gerçek aşkı bana tattırdığı ve yaşattığı için buradan kendisine sizin aracılığınız ile binlerce kez teşekkür ediyorum.

M.K... Daha geniş kitlelere ulaşmak adına repertuarınıza Türk Sanat Müziği'ni almayı düşünür müsünüz? Mesela Sanat Güneşi'miz Zeki Müren'i dinler miydiniz? Onun şarkılarını söylemek isyemez misiniz?

R.U...Sanat müziğine saygım sonsuz, Zeki Müren hayranıyım ama asla söylemeyi düşünmüyorum. Ben bu tarzımla devam edeceğim ama Türkçe şarkılarda okuyacağım tabiî ki.

M.K...Rasim bey size son olarak bir şey daha sormak istiyorum. Şu an bir albüm yada single çalışması yapmayı düşünüyormusunuz? Şayet bir yapımcıdan Türkçe albüm teklifi alırsanız bunu değerlendirmeyi düşünürmüsünüz?

R.U... Tabiki düşünürüm ama şu an bir teklif yok. Albüm yapmayı istiyorum ve tekliflerede açığım. Bu isteğimide buradan sizin aracılığınız ile yapımcı firmalara duyurmuş olalım.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.