Semahat Özdoğan Arslaner...  İLK DEFA BİR KADIN CANLI MAÇ ANLATTI!

Semahat Özdoğan Arslaner... İLK DEFA BİR KADIN CANLI MAÇ ANLATTI!

31 Temmuz akşamı Türkiye futbol dünyasında bir ilk gerçekleşti. İlk kez bir kupa maçını 4 kadın hakem yönetti ve bir kadın spiker, maçı televizyondan canlı olarak anlattı...

Ankaraspor-Eskişehirspor maçını TRT ekranında canlı olarak anlatarak tarihe geçen kadın spiker Semahat Özdoğan Arslaner: İlk olmanın stresini iliklerime kadar hissetttim. Maça konstantre olamadım, performansımı gösteremedim

31 Temmuz akşamı Türkiye futbol dünyasında bir ilk gerçekleşti. İlk kez bir kupa maçını 4 kadın hakem yönetti ve bir kadın spiker, maçı televizyondan canlı olarak anlattı... Evet, TRT ekranlarında yayınlanan Ankaraspor-Eskişehirspor maçını dünyadaki 3 kadın futbol spikerinden biri olan, bir çocuk annesi Semahat Özdoğan Arslaner sundu. Arslaner, her ne kadar ilk maçta aksiliklerin peşini bırakmadığını, maça tam olarak konsantre olamadığını ve canlı yayın heyecanından iyi performans gösteremediğini söylese de Fatih Terim başta olmak üzere pek çok futbol otoritesinin ve futbolseverin takdirini topladı. Kendisi de kısa bir dönem futbol oynayan Arslaner, bunun gerçekten de bir 'erkek oyunu' olduğunu kabul ediyor. Ama futbol oynayan kadınları da yürekten destekliyor.

MAÇA GİZLİ GİDERDİK

Futbola olan merakınız ne zaman ve nasıl başladı?

Çok küçük yaşlarımda futbolla tanıştım. Futbol sevgim ağabeyim sayesinde oldu. Maçlara gidiyorduk tabii, ama biraz korkarak. Sadece oradaki fanatizmden değil, babamdan da... Oldum olası kalabalık yerlerde bulunmamızı istemedi. Kılık değiştirip kamufle olunca daha rahat oluyordum. Maçı seyrederken de hiç sesimi çıkarmazdım..

Nasıl spiker oldunuz?

1992 yılında başlayan özel kanal spikerliği, muhabirliği ve program yapımcılığının ardından 1998'de TRT'nin açtığı spor spikerliği sınavlarını kazanarak TRT spor spikerliği görevine başladım.

Bir röportajınızda 'Futbol dünyası kendimi kadın gibi hissetmemi sağlıyor' demişsiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Çok kibarlar, çok yardımsever ve koruma duygusuyla yaklaşıyorlar. Mesleğin bu anlamda zorluğunu hiç yaşamadım diyebilirim. Stat görevlilerinden kulüp başkanlarına kadar nezaket mükemmel ve bu da beni çok mutlu ediyor.

Eşiniz Ahmet Arslaner de eski bir futbolcu ve yeni bir teknik direktör. Sizin maç anlatışınızı beğeniyor mu?

Eşim genel olarak radyodan anlattığım maçları dinliyor ve anlatımımı beğendiğini söylüyor. "Zorlu ve riskli bir iş yapıyorsun" diyor. Çünkü bir maçı kadın sesinden dinlemek dikkatleri arttırıyor, küçük bir hata bile kulağa abartılı gelebiliyor.

Sanırım bir programda tanışmışsınız. Hikayeyi sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz?

TRT'den önce çalıştığım özel bir kanalda yaptığım programa konuk olmuştu. Galatasaraylı Okan Buruk ile birlikte programa katılmışlardı.. Birbirimizi ilk kez o programda gördük.

10 yıllık evliliğinizin 8 yılını işleriniz nedeniyle ayrı geçirmek zorunda kalmışsınız. Zor olmadı mı sizin için?

Evet, doğru... Yani 11 yıl içinde sekiz yıl aynı evde yaşayamadık. Haftada bir gün, birkaç saat görüşüyorduk. Sadece iki yıl Ankara'da oynadı, o zaman evdeydi. Sonrası yine aynı...

Eşinizle evde futbol muhabbetleri yapıyor musunuz? Maç izlerken tartışır mısınız?

Fazla görüşmediğimizden böyle sohbetler yapamıyoruz. Ama eşimle birlikte maç izlemek çok eğlenceli oluyor. Maç içindeki her pozisyon için mutlaka komik bir şey bulur ve beni güldürür.

Eşinizle aynı takımı mı tutuyorsunuz?

Bu arada 11 yıldır hangi takımı tuttuğunu hâlâ anlayamadım.

Televizyondaki ilk maç sunumunuzdan sonra nasıl tepkiler aldınız?

Çok anlayışlı, mantıklı ve olgun yorumlar oldu.. İlk anlatım için söylenecek iyi ya da kötü çok da fazla söz olduğunu düşünmüyorum. Ama buna rağmen destek inanılmaz güzeldi. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'den İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Atilla Sertel'e, çevremdeki insanlardan, internet sitelerinde hiç tanımadıklarıma kadar destek ve tebrik mesajları aldım. Uzun uzadıya tahlillerle, yıpratıcı tavır almak sporun güzelliğine, centilmenliğine ve örnek alıp cesaret gösterip mesleğe yeni başlayacak gençlere haksızlık olur bence...

Bir annesiniz... Çocuğunuzun da ileride futbolla ilgili bir meslek seçmesini ister misiniz?

İsterim tabii, neden olmasın... Oğlum 7 yaşında ve futbol oynarken aynı zamanda anlatıyor. Hangisini seçer dersiniz? Ama o hep bana "Sırıkla yüksek atlamacı olacağım" diyor.

Maç izlerken kendinizi kaptırıp 'kötü' kelimeler sarf ettiğiniz olur mu?

Hayır, ama kalkıp sevinçten oğlumla zıplayarak dans ettiğimizi hatırlıyorum.

Ekranda hararetli tartışmaların yaşandığı futbol programları oluyor. Siz de böyle bir program yapmak ister misiniz?

Ben zaten her gün saat 23.30'da, TRT-3 kanalında bir program yapıyorum. Konuklarım, canlı bağlantılarım oluyor. Memnunum...

FUTBOL ZOR BİR SPOR

Sizin de bir zamanlar futbol oynadığınızı biliyoruz...

Lise yıllarında, çok da ciddi değildi. Ama bu kısacık deneyim bile futbolcuları anlamama yetti de arttı. Futbol gerçekten de zor bir spor. Öyle her fırsatta eleştirilmelerine içerliyorum. Bedenen, ruhsal ve mental olarak her an hazır olmak pek de kolay değil.

Sizce futbol bir spor dalı olarak kadın fiziğine ne kadar uygundur?

Hiç uygun değil! Kadınlar, kadın gibi oynadıklarında, belki alışıldık görüntüler vermiyorlar ama hareketleri estetik oluyor bana göre...

Kadınların pek çoğu neden futboldan hoşlanmıyor?

Eşlerini paylaştıkları tek şey çünkü... Ya da bilmiyorum, ilginin sadece kendi üzerlerinde olmasını istediklerinden belki de... Biz kadınlar ilgiyi çok seviyoruz.

Dünyadaki üç kadın futbol spikerinden biri olmak nasıl bir duygu? Diğer kadın meslektaşlarınız hakkında ne biliyorsunuz?

Onlar hakkında çok fazla bilgi sahibi olmamakla birlikte, okuduğum bir röportajda, İngiltere'nin tek kadın spor spikerine insanların henüz alışamadığı yazılmıştı. "Kadın spikere alışacaklar'' diyordu. Benim oğlum çoktan alıştı bile... Ona göre annesinin maç anlatması çok bildik bir şey. Hatta bütün anneler anlatabilir.

İLK OLMANIN STRESİ

İlk kez TV'de Ankaraspor ile Eskişehirspor maçını anlattınız. Heyecanlandınız mı?

Karşısında, haberci ve kameraman ordusu varken maç anlatan her spiker heyecanlanır. Hele bu ilk canlı anlatımıysa... Ağzından çıkacak her kelime canlı yayında duyuruluyorsa, bu alışık olmadık durumda stres bir o kadar artıyor. 11 yıllık spikerlik kariyerim var ama tarihte bir ilk olmanın zorluğunu, stresini iliklerime kadar yaşadım... Bir kere bu şartlar altında maça konsantre olmak çok zordu. Performansımın büyük kısmını yansıtamadım.

Ümit Aktan 'futbol erkek oyunudur' diyerek sizin maç anlatmanıza tepki gösterdi. 'Eyvah mesleği kadınlara kaptırıyoruz' gibi bir düşünceye mi kapıldı acaba?

Bence de 'futbol bir erkek oyunudur' ama futbol oynayan kadınları da destekliyorum. Çünkü ideallerinin peşinde koşuyorlar. Kadınlar bu erkek oyununu anlatamaz diye bir kural yok, değil mi? Birazcık yardımlaşma sonucu ortaya bir eser çıkarma olarak görüyorum bunu... Sanırım zamana ihtiyacımız var.

STATLARDA KÜFÜR GİDEREK AZALIYOR

Sizce Türkiye statlarındaki şiddet ve küfür dünyanın diğer ülkelerinden daha mı fazla?

Hayır, Türkiye'de şiddet ve küfürün gözle görülür bir şekilde azaldığını bile düşünüyorum. Federasyonun, kulüp yöneticilerinin ve yayın kuruluşlarının bu konudaki hassasiyeti meyvelerini vermeye başladı bence.

Futbolculardan en başarılı bulduğunuz hangisi?

Öyle hayranlıkla izlediğim futbolcular var ki... Futbol gittikçe daha tempolu ve estetik oyna

nıyor. Bu da seyir zevkini yükseltiyor..

Bu sezon kim şampiyon olur sizce?

Her sene bir takım şampiyon oluyor nasıl olsa, bunu çok da önemsemiyorum. Önemli olan şu bana göre; zevkli, heyecanlı ve kaliteli bir lig yaşayalım. İnsanlar 'futbol oyunu' için birbirlerini kırıp, incitip, yaralamasınlar...

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.