• BIST 1.061
  • Altın 477,157
  • Dolar 7,2075
  • Euro 8,4903
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 27 °C

07 / 14 ŞUBAT 2020 HAFTASINDA VİZYONA GİRENLER!

Füsun OLGAÇ

 

Merhabalar,

 

07 / 14 Şubat 2020 haftasını 11 film ile açmaktayız… Bunlardan 9 tanesi yabancı diğer ikisi Türk.

Oldukça iddialı filmlerin var olduğu bir hafta.

Hadi biraz da magazin gibi dedikodu yapalım Netflix, yeni abonelerine sunduğu 30 günlük ücretsiz deneme süresi kampanyasını yayın politikasından kaldırdığını duyurdu.

İKİ GÖZÜM AHMET yani AHMET KAYA’nın hayatında bir kesit olan film maalesef izinsiz yapıldığı için ailesinin yasağına takılarak mahkeme kararı ile vizyona girişi durduruldu.

73. BAFTA'da En İyi Film dahil 7 dalda ödül kazanan 1917 filmi törene damgasını vurarak gövde gösterisinde bulundu.

İngiliz Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi tarafından sahipleriyle buluşturulan BAFTA AWARDS 2020 (73rd British Academy Film Awards) 1917 filmi toplamda 7 dalda BAFTA’yı kucaklayan yapım oldu.

En iyi kadın oyuncu Renée Zellweger – Judy

En iyi erkek oyuncu Joaquin Phoenix – Joker

En En iyi yardımcı kadın oyuncu Laura Dern – Marriage Story

Tom Hanks, Anthony Hopkins, Al Pacino, Joe Pesci’yi havada katlayarak en iyi yardımcı erkek ödülünü Once Upon a Time in Hollywood ile alan Brad Pitt bu sene onun senesi olacaktır.

Geldi cüce Şubat bereket, sağlık ve huzur dolu olsun derken 2020’de ülke olarak sürekli acılar ile uğraşıyoruz tüm kayıplarımıza allahtan rahmet dilerim.

Havalar artık çok soğuk lütfen sokaktaki canları unutmayın..

Hayat paylaştıkça güzel.

Hepinize iyi seyirler ve iyi haftalar,

1- YIRTICI KUŞLAR – BİRDS OF PREY ★★★★ ABD, Aksiyon, Macera

Joker’in sevgilisi beyni manyaklık dolu Harley Quinn’in hikayesi.

Harley Quinn animasyon çizgi dünyasının en kötü kahramanlarından ve dünyanın en güzel en seksi ve en kötü kraliçesi.

Batman’I bilenler mutlaka bu akıl almaz kraliçeyi de mutlaka hatırlayacaktır.

Birçok duyguyu aynı anda yaşayacağınız inanılmaz bir film.

Birds of Prey, bir mafya babası tarafından kaçırılan genç bir kızın, kurtarılması için verilen mücadeleyi konu ediyor.

Huntress hayat dolu bir kızdır, fakat ailesinin çok tehlikeli bir çete tarafından acımasızca öldürülmesinden sonra hayata olan inancını kaybeder.

İçine kapanır ve kendi kendini günden güne bitirmektedir, genç yaşta bir avcıya dönüşen ve en sonunda da Birds of Prey ekibine katılan eski bir mafya prensesidir.

Black Canary - Dinah Lance ise çizgi romanlardaki iyi huylu ve idealist sokak savaşçısıdır. Harley Quinn, Huntress ve Black Canary, Gotham Şehri'nin yeraltı suç dünyasının kralı olan Black Mask'e ait bir elması çalan Cassandra Cain'i korumak için bir araya gelecek.

DC Comics evreninde Cassandra Cain, suikastçı David Cain ve Lady Shiva'nın kızıdır ve çocukluğundan beri aldığı dünyanın en iyi suikastçısı olma eğitimlerinin sonucu olarak konuşmak ve insanlarla yakınlık kurmak gibi özelliklerden mahrumdur.

Cain sonunda Bruce Wayne'in vesayetine girer ve yoluna Batgirl olarak devam eder.

Gotham’ın en alçak, narsist kötüsü Roman Sionis ve onun hevesli yardımcısı Zsasz’in Cass adında bir genç kızı hedef göstermesi üzerine, onu arayanlar yüzünden şehrin altı üstüne gelir.

Böylece, Harley, Huntress (Avcı), Black Canary (Siyah Kanarya) ve Renee Montoya’nın yolları kesişir.

Harley Quinn, Gotham şehrinde suçla savaşan bir kanun savaşçısı olan Helena Bertinelli ve suçla savaşan bir aileden gelen yakın dövüş ustası Dinah Laurel güçlerini birleştirip, kaçırılan kızı kurtarmak için zalim suç lord’u Black Mask’ten kurtarmaya karşı zorlu bir mücadeleye girişir.

Yönetmen koltuğunda Cathy Yan oturmakta.

Mary Elizabeth Winstead’in hayat verdiği, Gotham şehrinde suçla savaşan bir kanun savaşçısı olan Helena Bertinelli Huntress, namı diğer The Huntress

Jurnee Smollett-Bell’in hayat verdiği, suçla savaşan bir aileden gelen yakın dövüş ustası Dinah Laurel, namı diğer Black Canary

Margot Robbie’nin hayat verdiği Harley Quinn’le birleşerek oluşturduğu kadın kahraman ekibi,

Black Mask, Roman Sionis Altın Küre ödüllü (Ewan McGregor)’e karşı mücadele edecek.

Kadın kahramanlar, genç yıldız Ella Jay Basco’nun canlandırdığı Cassandra Cain’i korumaya çalışacaklar.

07 ŞUBAT itibarı ile sinemalarda,       

İyi seyirler,

2- PERİ AĞZI OLMAYAN KIZ / GİRL WİTH NO MOUTH ★★★TÜRKİYE, Fantastik, Macera

Bir varmış, bir yokmuş…
Dışarda “Büyük Dünya Savaşı” devam ederken,
Kuzeyde, karantina altındaki küçük bir kasabada,
Santral’deki patlamadan 10 yıl sonra, ağızsız olarak dünyaya gelen bir kızdır.

Ağzı olmayan bir kız ve babası, ormanın derinliklerinde saklanarak yaşıyorlarmış…

Cem Özduru’nun Perihan isimli çizgi romanından esinlenilen "Peri", fantastik bir çocuk masalını konu ediyor.

Büyük Dünya Savaşı devam ederken karantina altındaki küçük bir kasabada yaşayan

korsanlar, zombiler ve avcıların olduğu bir dünyada yitik bir şehri mesken tutan çocuklar bulunmakta.

Santral’deki patlamadan 10 yıl sonra, patlamadan dolayı ağızsız dünyaya gelen Peri, babası ile birlikte ormanın derinliklerinde saklanarak yaşam savaşı vermektedir.

Bu patlamadan dolayı bazı çocuklar eksik uzuvlarla dünyaya gelmişler.

Yönetim kendileri hakkında kötü algının canlı kanıtı olarak gördükleri bu çocukları yok etmeye başlar.

Bu süreçte babasıyla ormanın için herkesten uzak bir yaşam süren Perihan, hayatta kalmayı başarır ancak babasının öldürülmesiyle birlikte hiç hazırlıklı olmadığı bir maceranın içine düşer. Yolda kendisi gibi üç çocukla daha tanışan Peri ve ekibi dünyanın dehşet verici haline dört çocuğun gözünden tanıklık etmemizi sağlıyor...

Can Evrenol'un yönetmen koltuğunda oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Denizhan Akbaba, Elif Sevinç, Özgür Civelek, Kaan Alpdayı, Sermet Yeşil gibi isimler yer alıyor.

Senaryo Can Evrenol ve Kutay Ucun’un ellerinden çıkıyor.

Harika bir fantastik çocuk filmi…

07 ŞUBAT itibarı ile sinemalarda,

İyi seyirler,

BENİM BU HAFTAKİ FAVORİM;  DARK WATERS ★★★★ ABD, Biyografik, Dram, Tarihi

Dark Waters, dünyanın en büyük şirketlerinden birinin karanlık bir sırrı açığa çıkaran bir avukatın hikayesini konu ediniyor

Filmin yönetmen koltuğunda Todd Haynes oturmakta.

Rob Bilott'un gerçek hikayesine dayanan film, The New York Times'da yayınlanan “The Lawyer Who Became DuPont’s Worst Nightmare” (DuPont’un Korkulu Rüyası Olan Avukat) adlı makaleden ilham alınarak beyaz perdeye uyarlanmış

Robert Bilott, işinde oldukça başarılı olan bir avukattır.

Dünyanın en büyük kimya şirketlerinden biri ile ilgili büyük ve karanlık bir sırrı ortaya çıkaran, New York Times’a konu olan ünlü avukat Robert Bilott’un yaşadıklarını konu alan filmde, genç avukatın almış olduğu dava toplumu derinden etkileyen türden olur.

Giderek artan ve nedeni açıklanamayan ölüm vakalarını araştırmaya başlayan Bilott, yaşananların arkasında endüstri devi bir kimya şirketinin yattığını keşfeder.

Genç adamın ele aldığı yeni dava, toplumu yakından ilgilendirir

Olayın iyice derinine inmeye karar veren Robert, gerçekleri ortaya çıkarabilmek adına geleceğini, ailesini ve hatta kendi yaşamını tehlikeye atacaktır.

Çevreci avukat Robert Bilott’u Mark Ruffalo canlandırıyor.

Ona bu süreçte eşlik eden eşi Sarah Barlage Bilott’u güzel oyuncu Anne Hathaway canlandırıyor. Filmde ayrıca Tim Robbins, Bill Camp, Victor Garber, Mare Winningham, William Jackson Harper ve Bill Pullman gibi sinema ve televizyon dünyasının tanınmış isimleri eşlik ediyor.

07 ŞUBAT itibarı ile sinemalarda.

İyi seyirler dilerim.

Filmlerin kısaca konusu ve beğeni seçimlerime göre verdiğim yıldızlar sonrası,

demekki ne yapıyoruz?

Hemen biletimizi alıyoruz ammaaaaaa…

BENİ OKUMADAN SAKIN SİNEMAYA GİTMİYORSUNUZ

Sevgisiz, sinemasız, ve beni takipsiz kalmayın

 

           07 / 14 ŞUBAT 2020 HAFTASININ DİKKAT ÇEKEN 2 FİLMİ                                   

 

SEBERG ★★★★ ABD, Biyografik Dram

Jean Seberg’in doğum günü olan 13 Kasım’da filmden sürpriz bir şekilde ilk fragmanı yayınladı

60’ların ikonik aktrisi Seberg’in hayat hikayesinin anlatıldığı festivallerdeki gösterimlerinin ardından Amerika’da 13 Aralık’ta vizyona girip müthiş beğeni kazanmış durumda.

Seberg, Otto Preminger tarafından keşfedildiğinde henüz 17 yaşındaydı

1938 yılında Amerika’da dünyaya gelmiş olsa da kariyerini büyük ölçüde Fransa’da devam ettirdi..

18.000’den fazla aktrisin arasından seçilen güzel oyuncu Bernard Shaw’ın kitabından uyarlanan “Saint Joan” filminde oynadı ve Jeanne d’Arc’ı canlandırmış olduğu için “Saint Jean” olarak anılmaya başladı.

Ne yazık ki işler umulduğu gibi gitmedi ve film, sinema dünyasına Jean Seberg gibi bir kadını katmış olsa da, çok ağır eleştirilere maruz kaldı.

Oynadığı ilk filmden itibaren seyircinin karşısına aynı saç modeli ile çıkmış olsa da onun bir ikon haline gelmesine sebep olan film, başrolünü Jean-Paul Belmondo ile paylaşmış olduğu “A Bout de Souffle”dir.

Fakat Seberg’in hayatının trajik bir şekilde ilgi çekici olma sebebi sahip olduğu oyunculuk yeteneği veya stil ikonu olması değildi.

Maalesef hayatına asıl yön veren şey Seberg’in aktivist kimliği olmuştu.

McCarthy döneminin zehir hafiyesi, Hollywood’un üstüne bir kâbus gibi çöken FBI Başkanı Hoover, kirli raporlarını hazırlıyordu.

Seberg’in asıl suçu, ‘sarışın bebek’ olmakla yetinmemek, haksızlığa karşı haklı olanın yanında yer alma cesaretini göstermekti

Seberg, NAACP ve siyahi insanların haklarını savunan bir parti olan Kara Panterler’e açık bir şekilde destek vererek tüm FBI çetesini çıldırtıyordu.

Suyu ısınmaya başlamıştı artık…

Aptal sarışın, olmak yerine korkusuzca devrimcileri destekleyen Seberg, yok edilmeliydi.

Yaklaşık 3 yıllık bir takip sürecinin ardından 1970 yılında oyuncu hakkında itibarsızlaştırma emri çıktı ve Los Angeles Times, Newsweek gibi büyük yayın organlarına gönderildi.

Kara Panterler örgütüne destek veren bir kadın sinema oyuncusunun, örgütün liderinden hamile kaldığı iddia ediliyordu.

Linç başlamıştı!

Sonra, Hoover’ın Başkan Nixon’a yazdığı rapor basına sızdırıldığında, isim de açığa çıktı: Jean Seberg

FBI bu dezenformasyonla, çok kirli bir ‘şehvet’ hikâyesi yaratmak isterken, Seberg, hem bu yalanla savaşıyor hem de “Kara Panterler”e desteğini de tekrarlıyordu.

Seberg’in ikinci kocası olan Romain Gary her ne kadar bebeğin babasının kendisi olduğunu iddia etse de dedikoduların önüne geçemediler.

Bu durumdan çok etkilenen Jean Seberg prematüre doğum gerçekleştirdikten 2 gün sonra bebeğini kaybetti.

Yıkılmış bir şekilde taburcu olduğunda ise bir kadının asla yaşamaması gereken bir şeyi yaşadı Seberg.

Morgdan aldığı bebeğiyle dışarıya çıktığında, gazeteciler onu bekliyordu.

İki eliyle bebeğini havaya kaldırdı ve “Bakın bebek beyaz!” diye seslendi…

Hayatı tepetaklak olmuştu..

Bir daha toparlanamadı.

Paris metrosunda intihara teşebbüs etmiş başaramamıştı..

8 Eylül 1979 sabahı, cesedi Paris’in bir ara sokağında arabasında bataniyeye sarılı bir şekilde bulunduğunda, yanında boşalmış bir uyku ilacı kutusu ve kısacık bir intihar notu vardı: Diego, sevgili oğlum, beni affet.

Artık yaşayamıyordum, beni anla.

Bunu yapabileceğini biliyorum ve seni sevdiğimi biliyorsun Güçlü ol.

Seni seven annen…

FBI Başkanı J. Edgar Hoover artık purosunu keyifle tüttürebilirdi: ‘Lanet olası sürtük, sonunda geberdi!’

İddialara göre genç kadının, ölümüne, uyku hapları sebep olmuştu.

Romain Gary de Seberg’in ölümünden bir sene sonra depresyona girip intihar etti.

Seberg’in trajik öyküsü onu da etkilemiş ve hayatını sonlandırmasına sebep olmuştu.

Filmin yönetmen koltuğunda daha önceden ‘Una’ filminin yönetmeni olarak bildiğimiz Benedict Andrews oturuyor, filmin senaryosunu ise Joe Shrapnel ve Anna Waterhouse üstleniyor.

1960’larda Los Angeles’da yaşayan Seberg yaşadığı dönemde Amerika’daki sivil haklar hareketine katılır.

Filmde Seberg’in aktivist Hakim Jamal ile ilişkisi sebebiyle J. Edgar Hoover ve FBI tarafından hedefe alınmasını konu alıyor.

Seberg’in Hoover ve adamları tarafından sürekli gözlem altında tutulması ve taciz edilmesini ile hem kişisel hem de kariyeri etkilenmeye başlamaktadır.

Başrolünde Kristen Stewart’ın rol aldığı ve Jean Seberg karakterine hayat verdiği filmde bir çok ünlü isimde yer almış.

Filmin oyuncu kadrosunda; Anthony Mackie, Jack O’Connell, Colm Meaney, Margaret Qualley, Vince Vauhn, Stephen Root, Yvan Attal gibi isimler bulunuyor.

07 ŞUBAT itibarı ile sinemalar da,

İyi seyirler

Fragman >>

 

 

 

 

1917 ★★★★★ İNGİLTERE, ABD, Dram, Tarihi, Savaş

73. BAFTA’da En iyi Film dahil 7 dalda ödül kazanan 1917 filmi törene damgasını vurarak yine gövde gösterisinde bulundu.

77.Altın Küre Ödülleri’nde (Golden Globe 2020) drama dalında en iyi film ödülünü kazanan epik savaş filmi 1917 geceye damga vurmuştu.

Oscar’ın habercisi kabul edilen törende Sam Mendez de en iyi yönetmen ödülünü kazanmıştı

Hikayeyi gerçek zamanlı olarak aktarmayı amaçlayan Mendes, filmin görüntü yönetimini OSCAR ve BAFTA dahil pekçok ödüle değer görülen Roger Deakins’e emanet etti.

1917, I. Dünya Savaşı döneminde yaşananları konu ediyor.

Film, Lance Corporal Schofield (George MacKay) ve Lance Corporal Blake (Dean-Charles Chapman) isimli iki İngiliz askerinin I. Dünya Savaşı’ndaki bir gününü ve savaş zamanında yaşadıklarını mercek altına alıyor.

I. Dünya Savaşı sırasında Britanya askeri olan Schofield ve Blake, gerçekleştirilmesi imkansız gibi görünen bir göreve atanırlar.

Görevleri, zamana karşı yarışırken düşman bölgesini geçerek yüzlerce askerin ölümünü engellemek üzere bir mesaj iletmektir.

İki asker zamanla yarışırken Blake’in kardeşi de onların arasındadır.

Bu durumda Blake’i daha da fazla ciddiye alması gereken bir mücadele beklemektedir

Onların görevi, düşman safalarına sızıp gerekli istihbaratı sağmalak ve düşmanı tuzağa çekmektir.

Fakat karşı saftaki düşmanlar oldukça tehlikeli ve güvenliği üst seviyede tutmaktadır.

Peki iki asker bu zorlu görevi yerine getirebilecek mi, yoksa yakalanıp tüm ordunun görebileceği bir şekilde acımasızca infazmı edilecekler.

Oyuncu kadrosunda, George MacKay (Lance Corporal Schofield), Dean-Charles Chapman (Lance Corporal Blake), Mark Strong (Captain Smith), Andrew Scott (Lieutenant Leslie), Richard Madden (Lieutenant Joseph Blake), Claire Duburcq (Lauri), Colin Firth (General Erinmore) ve Benedict Cumberbatch (General Erinmore) gibi önemli isimler bulunuyor.

07 ŞUBAT itibarı ile sinemalarda,

İyi seyirler,

Fragman >>

 

 

 

                  07 / 14 ŞUBAT 2020 TARİHİNDE VİZYONA GİRENLER

 

 

1917 ★★★★★ İNGİLTERE, ABD, Dram, Tarihi, Savaş

Yönetmen Sam Mendes

Oyuncular: George MacKay, Dean-Charles Chapman, Mark Strong

 

YIRTICI KUŞLAR – BİRDS OF PREY ★★★★ ABD, Aksiyon, Macera

Yönetmen Cathy Yan

Oyuncular: Margot Robbie, Mary Elizabeth Winstead, Jurnee Smollett-Bell

 

ŞAHANE HAYALLER ★★★TÜRKİYE, Komedi

Yönetmen Ömer Faruk Yardımcı

Oyuncular: Ömer Başdoğan, Salih Kalyon, Suzan Aksoy

 

DARK WATERS ★★★★ ABD, Biyografik, Dram, Tarihi

Yönetmen Todd Haynes

Oyuncular: Mark Ruffalo, Anne Hathaway, Tim Robbins

 

PERİ AĞZI OLMAYAN KIZ / GİRL WİTH NO MOUTH ★★★TÜRKİYE, Fantastik, Macera

Yönetmen Can Evrenol

Oyuncular: Elif Sevinç, Denizhan Akbaba, Özgür Civelek

 

HUMRAZ CİN TARİKATI ★★★TÜRKİYE, Korku

Yönetmen Tayfun Can Demirtaş

Oyuncular: Bahar Günal, Muhittin Gündeşli, Enver Kurucan

 

SEBERG ★★★★ ABD, Biyografik Dram

Yönetmen : Benedict Andrews

Oyuncular:  Kristen Stewart, Jack O’Connell, Margret Qualley,

 

KARABASAN ★★★ ABD, Korku, Gerilim

Yönetmen Joe W Nowland

Oyuncular: Traci L. Newman, Joe W Nowland, Marcy Palmer

 

SÜPER AJANLAR ★★★★ ÇİN, FRANSA, Animasyon

Yönetmen Guillaume Ivernel

 

ŞEKER ÇOCUK – HONEY BOY ★★★★ ABD, Dram, Biyografik

Yönetmen Alma Har'el

Oyuncular: Lucas Hedges, Shia LaBeouf, Noah Jupe

 

ANNELERİMİZ- NUESTRAS ★★★★ GUATEMALA, BELÇİKA, FRANSA, Dram

Yönetmen César Díaz

Oyuncular: Armando Espitia, Emma Dib, Aurelia Caal

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Magazin Kolik | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.